Ecevit'e Eksik Tedavi Uygulamışlar

Ecevit'e Eksik Tedavi Uygulamışlar
Merhum Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in, Haberal yönetimindeki, Başkent Üniversitesi hastanesinde gördüğü tedavinin eksik uygulandığı ortaya çıktı.

Adli Tıp Kurumu, Bülent Ecevit'in Haberal yönetimindeki Başkent Üniversitesi'ndeki tartışmalı tedavi sürecinin inceleme sonuçlarını açıkladı. 9 yıl sonra hastaneden gelen raporları inceleyen heyet şok bir karar verdi Haberal'ı üzecek raporda Ecevit'in parkinson hastalığı için eksik tedavi yapıldığı ifade edildi. Süreç Ecevit'in koruması Recai Birgün'ün Ergenekon savcılarına Haberal'ı suçlayan ifadesiyle başlamıştı.

Ergenekon tutuklusu Mehmet Haberal'a ikinci şok. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in Başkent Üniversitesi'nde bundan tam 9 yıl önce 2002 tarihinde kaldığı süre içinde yetersiz tedavi yapıldığı ortaya çıktığı açıklandı. Ergenekon Terör Örgütü Davası'nda mahkeme eski Başbakan Bülent Ecevit'in Başkent Üniversitesi'ndeki tedavisi sırasında verilen ilaçlarla öldürülmek istendiği iddialarını araştırma kararı almıştı.

SON RAPOR MAHKEMEDE
Mahkeme heyetinin kararı ile Ecevit'in o tarihte kaldığı hastanedeki tetkik ve tedavi kayıtları istendi. Hastaneden Adli Tıp Kurumu'na gönderilen raporlar uzmanlar tarafından büyük titizlikle incelendi. Kurum Ergenekon Davası'na bakan mahkemenin gönderdiği kayıtları inceledi ve bu konuda hazırladığı raporu mahkemeye gönderdi.11 gün kaldığı Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde ayakta duramayacak şekilde korumalarının desteğiyle çıkan Ecevit ile ilgili yıllardır konuşulan iddialar için Adli Tıp Kurumu oyçokluğuyla "yetersiz tedavi uygulandığı" kararı verdi.

Adli Tıp Kurumu, Bülent Ecevit'in Haberal yönetimindeki Başkent Üniversitesi'ndeki tartışmalı tedavi sürecinin inceleme sonuçlarını açıkladı. 9 yıl sonra hastaneden gelen raporları inceleyen heyet şok bir karar verdi Haberal'ı üzecek raporda Ecevit'in parkinson hastalığı için eksik tedavi yapıldığı ifade edildi. Süreç Ecevit'in koruması Recai Birgün'ün Ergenekon savcılarına Haberal'ı suçlayan ifadesiyle başlamıştı.

Ergenekon tutuklusu Mehmet Haberal'a ikinci şok. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in Başkent Üniversitesi'nde bundan tam 9 yıl önce 2002 tarihinde kaldığı süre içinde yetersiz tedavi yapıldığı ortaya çıktığı açıklandı. Ergenekon Terör Örgütü Davası'nda mahkeme eski Başbakan Bülent Ecevit'in Başkent Üniversitesi'ndeki tedavisi sırasında verilen ilaçlarla öldürülmek istendiği iddialarını araştırma kararı almıştı.

SON RAPOR MAHKEMEDE
Mahkeme heyetinin kararı ile Ecevit'in o tarihte kaldığı hastanedeki tetkik ve tedavi kayıtları istendi. Hastaneden Adli Tıp Kurumu'na gönderilen raporlar uzmanlar tarafından büyük titizlikle incelendi. Kurum Ergenekon Davası'na bakan mahkemenin gönderdiği kayıtları inceledi ve bu konuda hazırladığı raporu mahkemeye gönderdi.11 gün kaldığı Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde ayakta duramayacak şekilde korumalarının desteğiyle çıkan Ecevit ile ilgili yıllardır konuşulan iddialar için Adli Tıp Kurumu oyçokluğuyla "yetersiz tedavi uygulandığı" kararı verdi.

TEDAVİ DOĞRU YAPILMADI
Raporda yeralan bilgilerde Ecevit'in yatışında; sol 9. kaburga kırığı, tromboflebit, pulmoner troinboemboli olarak hastane tarafından değerlendirildiği, uygulanan tedavilerin tıbben uygun olduğu belirtildi. Söz konusu raporda myastania gravisede uygun tedavi verildiği, fakat Parkinson hastalığı açısından hastane ve evdeki tıbbi kayıtlar ve takiplerde tutulan notlarda eksikliklerin dikkati çektiği kaydedildi. Parkinson hastalığının düzeyi, komplikasyon (unutkanlık, hipotansiyon, uyku problemleri) gelişip gelişmediği, ilaç kullanımıyla ilgili sorunların olup olmadığının not edilmediğinin belirtildiği raporda, bunlardan dolayı hastanın son muayene bulgularının düzenli olarak değerlendirilmediği açıklandı.

İLK İDDİA BİRGÜN'DEN
Adli Tıp tarafından başlatılan araştırma süreci Ecevit'in koruma müdürlüğünü yapan eski milletvekili Recai Birgün'ün 29 Nisan 2009'da Ergenekon savcılarına verdiği ve iddianameye giren ifadeye dayanıyor. Birgün ifadesinde 3'üncü iddianamenin tutuklu sanıklardan Prof. Dr. Mehmet Haberal'a ağır suçlamalar yöneltmiş, Ecevit'in Başkent Üniversitesi'nin hastanesinde gördüğü tedavinin ardından, endoskopi yapıldığı için konuşamayacak halde olmasına rağmen Başhekim Haberal tarafından basın açıklaması yapmaya zorlandığını öne sürmüştü. Mahkeme heyeti bu iddiayı aydınlatmak için başkent Hastanesi'ndeki belgeleri istedi.

HASTANEDE KÖTÜLEŞTİ
Başbakan'ın hastalığının en ileri olduğu dönemlerde eşi Rahşan Ecevit, tüm Türkiye'nin şaşkın bakışları altında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nden Bülent Ecevit'i çıkartarak eve götürmüştü. Ecevit seçimler öncesinde Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde kalmıştı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, sağlığı ile ilgili üretilen spekülasyonlar üzerine, Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne yatmaya razı olmuştu. Ancak hastanede kaldığı süre boyunca bir türlü iyileşemiyor, hatta durumu daha da kötüye gidiyordu.

İŞ GÖREMEZ RAPORU EKİBİNDEYDİ

İddiaya göre iktidarı bırakması için Ecevit'e kumpas kurulmuştu. Ve bu kumpasın içinde hastanenin Başhekimi Mehmet Haberal da vardı. Amaç ise Ecevit'e 'iş göremez' raporu vererek yeni oluşum ve yeni isimlerin önünü açmaktı. Ecevit'in o dönemde koruma müdürlüğünü yapan Milletvekili Recai Birgün, 29 Nisan 2009'da Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede O dönemle ilgili önemli bilgiler veriyordu. Birgün, şunları anlatmıştı: "Tedaviyi kestikten bir süre sonra hastanede tetkik yapılması gerektiği söylendi. Gitmeye hazırlanırken parti yetkililerinden bize 'sakın gitmeyin, Bülent Ecevit'e iş göremez raporu verilecek' şeklinde bilgiler gelince gitmekten vazgeçtik." Tedavisine evde devam edilen Ecevit'in sağlığının bu gelişmenin ardından düzeldiği gözlenmişti. Dönemin aktörlerinden ve hastanenin Başhekimi Mehmet Haberal'ın adının Ergenekon soruşturmasına karışmasının ardından savcılar harekete geçmişti.

Haklılığımız ortaya çıktı
Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in vefatına kadar koruma müdürlüğünü yapan şimdi TBMM'de İzmir milletvekili olan Recai Birgün, Adli Tıp Kurumu'nun raporu üzerine "Bu rapor bizim o dönemde Başkent Üniversitesi Hastanesi ile yaşadığımız sıkıntılarda haklılığımızı ortaya koymaktadır" dedi. Birgün, hastanenin kaburga kırığı konusunda uzun süreli bir tedavi uyguladığını belirterek, "Başkent Üniversitesi Hastanesi üç ay boyunca rahmetli Ecevit'e tedavi uyguladı ve bu tedavinin dört beş ay daha süreceğini ifade ettiler. Hastanede yatması gerektiğini söylediler. Kaburga kırığıyla ilgili tedavi bitmeden hastane ile ilişkimizi kestik. Hastane hazırladığı raporlarda 'Karşı taraf tedaviyi yarım kesti ve tedavi tam olarak yapılamadı' ifadelerini kullandı. Ancak Adli Tıp raporu kaburga tedavisinin başarılı olduğunu belirtiyor. Bu da bizim haklılığımızı ortaya koyuyor. Biz üç aylık tedavinin yeterli olduğunu iddia etmiştik ve hastane ile ilişkimizi kesmiştik. Rahmetli Ecevit'in dört beş ay fazla yatmasını önlemiştik. Hazırlanan raporda da haklılığımız ortaya çıktı" diye konuştu.

Raporda yeralan bilgilerde Ecevit'in yatışında; sol 9. kaburga kırığı, tromboflebit, pulmoner troinboemboli olarak hastane tarafından değerlendirildiği, uygulanan tedavilerin tıbben uygun olduğu belirtildi. Söz konusu raporda myastania gravisede uygun tedavi verildiği, fakat Parkinson hastalığı açısından hastane ve evdeki tıbbi kayıtlar ve takiplerde tutulan notlarda eksikliklerin dikkati çektiği kaydedildi. Parkinson hastalığının düzeyi, komplikasyon (unutkanlık, hipotansiyon, uyku problemleri) gelişip gelişmediği, ilaç kullanımıyla ilgili sorunların olup olmadığının not edilmediğinin belirtildiği raporda, bunlardan dolayı hastanın son muayene bulgularının düzenli olarak değerlendirilmediği açıklandı.

 İLK İDDİA BİRGÜN'DEN 
Adli Tıp tarafından başlatılan araştırma süreci Ecevit'in koruma müdürlüğünü yapan eski milletvekili Recai Birgün'ün 29 Nisan 2009'da Ergenekon savcılarına verdiği ve iddianameye giren ifadeye dayanıyor. Birgün ifadesinde 3'üncü iddianamenin tutuklu sanıklardan Prof. Dr. Mehmet Haberal'a ağır suçlamalar yöneltmiş, Ecevit'in Başkent Üniversitesi'nin hastanesinde gördüğü tedavinin ardından, endoskopi yapıldığı için konuşamayacak halde olmasına rağmen Başhekim Haberal tarafından basın açıklaması yapmaya zorlandığını öne sürmüştü. Mahkeme heyeti bu iddiayı aydınlatmak için başkent Hastanesi'ndeki belgeleri istedi.

 HASTANEDE KÖTÜLEŞTİ 
Başbakan'ın hastalığının en ileri olduğu dönemlerde eşi Rahşan Ecevit, tüm Türkiye'nin şaşkın bakışları altında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nden Bülent Ecevit'i çıkartarak eve götürmüştü. Ecevit seçimler öncesinde Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde kalmıştı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, sağlığı ile ilgili üretilen spekülasyonlar üzerine, Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne yatmaya razı olmuştu. Ancak hastanede kaldığı süre boyunca bir türlü iyileşemiyor, hatta durumu daha da kötüye gidiyordu.
 
İŞ GÖREMEZ RAPORU EKİBİNDEYDİ 
İddiaya göre iktidarı bırakması için Ecevit'e kumpas kurulmuştu. Ve bu kumpasın içinde hastanenin Başhekimi Mehmet Haberal da vardı. Amaç ise Ecevit'e 'iş göremez' raporu vererek yeni oluşum ve yeni isimlerin önünü açmaktı. Ecevit'in o dönemde koruma müdürlüğünü yapan Milletvekili Recai Birgün, 29 Nisan 2009'da Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede O dönemle ilgili önemli bilgiler veriyordu. Birgün, şunları anlatmıştı: "Tedaviyi kestikten bir süre sonra hastanede tetkik yapılması gerektiği söylendi. Gitmeye hazırlanırken parti yetkililerinden bize 'sakın gitmeyin, Bülent Ecevit'e iş göremez raporu verilecek' şeklinde bilgiler gelince gitmekten vazgeçtik." Tedavisine evde devam edilen Ecevit'in sağlığının bu gelişmenin ardından düzeldiği gözlenmişti. Dönemin aktörlerinden ve hastanenin Başhekimi Mehmet Haberal'ın adının Ergenekon soruşturmasına karışmasının ardından savcılar harekete geçmişti.

 Haklılığımız ortaya çıktı 
Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in vefatına kadar koruma müdürlüğünü yapan şimdi TBMM'de İzmir milletvekili olan Recai Birgün, Adli Tıp Kurumu'nun raporu üzerine "Bu rapor bizim o dönemde Başkent Üniversitesi Hastanesi ile yaşadığımız sıkıntılarda haklılığımızı ortaya koymaktadır" dedi. Birgün, hastanenin kaburga kırığı konusunda uzun süreli bir tedavi uyguladığını belirterek, "Başkent Üniversitesi Hastanesi üç ay boyunca rahmetli Ecevit'e tedavi uyguladı ve bu tedavinin dört beş ay daha süreceğini ifade ettiler. Hastanede yatması gerektiğini söylediler. Kaburga kırığıyla ilgili tedavi bitmeden hastane ile ilişkimizi kestik. Hastane hazırladığı raporlarda 'Karşı taraf tedaviyi yarım kesti ve tedavi tam olarak yapılamadı' ifadelerini kullandı. Ancak Adli Tıp raporu kaburga tedavisinin başarılı olduğunu belirtiyor. Bu da bizim haklılığımızı ortaya koyuyor. Biz üç aylık tedavinin yeterli olduğunu iddia etmiştik ve hastane ile ilişkimizi kesmiştik. Rahmetli Ecevit'in dört beş ay fazla yatmasını önlemiştik. Hazırlanan raporda da haklılığımız ortaya çıktı" diye konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com