“Eğitime yeterli ödenek ayrılmıyor”

“Eğitime yeterli ödenek ayrılmıyor”
Türk Eğitim-Sen Kütahya Şube Başkanı Mehmet Karabekir yeni eğitim öğretim yılına ilşkin yaptığı değerlendirmede, yeni eğitim-öğretim yılında gerek öğrencileri gerekse eğitim çalışanlarını bekleyen birçok sorun bulunduğunu söyledi.

Türk Eğitim-Sen Kütahya Şube Başkanı Mehmet Karabekir yeni eğitim öğretim yılına ilşkin yaptığı değerlendirmede, yeni eğitim-öğretim yılında gerek öğrencileri gerekse eğitim çalışanlarını bekleyen birçok sorun bulunduğunu söyledi.
Okullarda fiziki mekanların yetersiz olduğunu, derslik ve öğretmen açığının giderilemediğini  her okulda yeterli araç gereç donanımının bulunmadığını, laboratuarlar, bilgisayarlar, spor salonlarının ihtiyaca cevap vermediğini ifade eden Karabekir; “Okullaşma oranları hala yüzde 100'e ulaşmamıştır, personel yetersizliği dolayısıyla okullarda hijyenik yapı sağlanamamaktadır. Tüm bunların kaynağında ise eğitime yeterli ödenek ayrılmaması yatmaktadır. Elbette bütçe dağılımında Milli Eğitim Bakanlığı hatırı sayılır bir paya sahiptir. Ancak bu ödenek bile okulların ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olmamaktadır” dedi. Tüm yükün, öğretmenlerin ve idarecilerin sırtına bindiğini söyleyen Karabekir, bu nedenle her eğitim-öğretim yılında kayıt parası tartışmalarının yaşandığını,  durumun böyle olunca da okulların birçok eksikle yeni eğitim-öğretim yılına başladıklarını sözlerine ekledi.

ÜLKEMİZDE ÖĞRETMEN
AÇIĞI 150 BİN
Bugün okullarda ciddi bir öğretmen açığı olduğunu,  ülkemizdeki öğretmen açığının tam 150 bin olduğunu ifade eden Karabekir;  “Buna karşın Milli Eğitim Bakanlığı, 2009 yılının ilk atama döneminden bugüne kadar 30 bin öğretmen istihdam etmiştir. Emekli öğretmenler ile mezun olan öğretmen adayları hesap edildiğinde, okul öncesi eğitimin bu yıldan itibaren zorunlu olduğu ve 81 ile yaygınlaştırılacağı düşünüldüğünde ihtiyacın çok daha fazla olduğu görülecektir. Üstelik özellikle Büyükşehirlerde öğretmen açığı büyük handikaptır. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir kaç yılda 150 bin öğretmen açığını giderecek ölçüde alım yapması zorunludur” dedi.
Atama bekleyen öğretmenlerin feryatlarının gün geçtikçe yükseldiğini, her yıl eğitim fakültelerinden 40 bin öğretmen adayının mezun olduğunu, buna karşın ataması yapılan öğretmen adaylarının sayısı oldukça az olduğunu vurgulayan Karabekir, “Bugün ataması yapılmayan öğretmen sayısı yeni mezunlarla birlikte 250 bin'e ulaşmıştır. Meslek aşkıyla yanıp, tutuşan, öğrencileri ile buluşacak günü bekleyen öğretmen adaylarının birçoğu işsizliğe yenik düşmekte ve diplomalı işsizler ordusuna katılmaktadır. Bakanlığın bu acı tabloya daha fazla seyirci kalmaya hakkı yoktur. Türkiye'deki öğretmen alım politikası yeniden ele alınmalı ve mezunların istihdamı sağlanmalıdır” şeklinde tepkisini dile getirdi.
SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ALIMI ISRARLA DEVAM EDİYOR
Sözleşmeli öğretmen uygulamasının kaldıracağını ve tüm sözleşmelilerin kadroya geçirileceğini açıklayan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun ne yazık ki 14 Eylül'de yapılan atamalarda bu sözünü yerine getirmediğini ifade eden Karabekir; “Üstelik 14 Eylül tarihinde yapılan atamalarda kadrolu öğretmen alımından çok, sözleşmeli öğretmen alımı yapılmıştır. Kanuna da aykırı olan bu alım, Bakan Çubukçu'nun hukukçu kimliğine yakışmamıştır” dedi. Bakan Çubukçu'nun sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını kaldıracağını söylemesine karşın, Bakanlığın hala niçin sözleşmeli öğretmen alımı yaptığını anlanın mümkün olmadığını ifade eden Karabekir; “Bakanlık, sözleşmeli öğretmenlik dışında ücretli ve vekil öğretmen uygulaması da yapmaktadır. Bu öğretmenlik türleri de öğretmenlik mesleğinin itibarına yakışmamaktadır” dedi. Karabekir, Eğitimi ticari bir alan gibi düşünüp, kar elde etmeye odaklanmanın büyük bir hata olduğunu ifade ederek; “Milli Eğitim Bakanlığı hakka ve hukuka aykırı davranarak, güvenceden yoksun olarak öğretmen istihdam ederek suç işlemektedir. İşte bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamaların tümüne son vermeli ve tüm öğretmenlerimizi kadrolu olarak istihdam etmelidir” şeklinde  konuştu.
İL EMRİ UYGULAMASI SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER İÇİN DE GETİRİLMELİDİR
Sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasındaki farkın, il emri uygulamasının geri getirilmesinde de gözler önüne serildiğini ifade eden Karabekir; “Bilindiği gibi il emri uygulamasının kaldırılması aileleri parçalamış, eşler arasında boşanmalara neden olmuştu. Bu nedenle Bakanlık kadrolu öğretmenler için il emri uygulamasını geri getirmiş, ancak sözleşmeli öğretmenlere üvey evlat muamelesi yaparak, bu hakkı tanımamıştı. Oysa kadrolu öğretmene il emri hakkı verip, sözleşmeli öğretmeni bu haktan mahrum bırakmak insani ve vicdani değildir.Hamile bir bayandan etkilenerek, il emri uygulamasını geri getirdiğini söyleyen Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu anlaşılan sözleşmeli öğretmenlerin de hamile kalabileceğini, onların da anne olabileceğini unutmuştur” diyerek il emri uygulamasındaki aksaklıkları dile getirdi.
YARGI, USULSÜZ ATAMALARI BİRER BİRER İPTAL EDİYOR
Türk Eğitim-Sen'in, makam onaylı 76. madde atamalarını birer birer iptal ettirdiğini iafde eden Karabekir, “Usulsüz atamalara yönelik hukuk mücadelesini başlatan Türk Eğitim-Sen bugüne kadar tam 24 usulsüz atamayı iptal ettirmiştir. Böylece Hüseyin Çelik atamaları olarak bilinen 76. madde atamalarının hukuka aykırı olduğu yargı tarafından da tescillenmiştir. Ancak yargının iptal ettiği atamalara Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu sahip çıkmaktadır. Bakan Çubukçu bu atamaların usulsüz olmadığını savunmuş ve 76. madde atamalarını iptal etmemiştir” dedi.
Bugüne kadar tam 24 atamanın yargı tarafından iptal edildiğini göz önüne alındığında, Bakan'ın yapması gerekenin bu atamaların tamamını zaman kaybetmeden iptal etmek olacağını, aksi takdirde Bakanlığın yaptığı 998 usulsüz atama yargı tarafından iptal edileceğini ifade eden Karabekir; “Bakan Çubukçu, 76. madde atamaları söz konusu olduğunda siyasi gözlüğünü çıkarmalıdır. Bu atamalar iptal edilmediği sürece, Milli Eğitim Bakanlığı şaibeli ve şeffaf olmayan bir Bakanlık olarak anılacaktır” dedi.
Karabekir açıklamasına şu şekilde devam etti. “Ülkemizde eğitim çalışanları gerek ekonomik gerekse özlük hakları açısından ciddi sıkıntılarla karşı karşıyadır. Hizmetli, memur, teknisyen vb. personelin görev tanımları yapılmamıştır, aldığı ücretler yaşam standartlarının altındadır, atama ve yer değiştirmeleri konusunda bir yönetmelik çıkarılmamıştır. Ayrıca bu personel, diğer bakanlıklarda çalışan personelin faydalandığı ekonomik ve sosyal haklardan mahrumdur. Bu nedenle eğitim çalışanlarına da kaybettiği itibari geri verilmeli, ekonomik, sosyal ve özlük hakları açısından kayıpları telafi edilmelidir.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com