Ekonomistler Faiz Arttırımını Olumlu Buldu

Ekonomistler Faiz Arttırımını Olumlu Buldu
Merkez Bankası'nın doları frenlemek için faizi arttırma kararı gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.Ülkenin önde gelen ekonomistleri faiz arttrımını değerlendirdi.

Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu, geçen hafta Türk Lirası’nın dolar karşısında kayıplarını arttırmasının ardından olağanüstü bir ara toplantı kararı almıştı.

Dün gece yarısı tıklayın açıklanan kararla gecelik borç verme faizini yüzde 7,75’ten yüzde 12'ye yükseltti. Merkez haftalık repo faizini yüzde 4,5'tan yüzde 10 çıkardı.

Radikal gazetesinden ekonomi yazarı Uğur Gürses, beklentilerin üzerinde yapılan bu faiz artırımını “Yerinde ve doğru ama geç kalmış bir artırımdı” diye yorumluyor.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Gürses, “Daha önce daha düşük bir faiz artırımıyla çözebileceği sorunu, şimdi daha yüksek bir faiz artırımıyla çözmek zorunda kaldı. Ama en azından bu şunu gösteriyor: Merkez Bankası kopuşa izin vermeyecek.”

'Değer kaybı geri gelebilir'

Ekonomist Gülden Atabay ise “Merkez Bankası agresif bir faiz artırımı yaptı” diyor ve temkinli bir tutumla, bundan sonra atacağı adımları izlemek gerektiğini söylüyor.

Atabay, Türk lirasındaki düşüşün sadece iç sebeplere bağlı olmadığını belirterek, gelişmekte olan piyasalardaki yerel para birimlerinin kayıplarına dikkat çekiyor: “Değer kaybını başlatan noktanın ABD Merkez Bankası’ndaki (Fed) ana değişim olduğunu hatırlarsak TL’deki kan kaybı çok kolay toparlanmayacak. Önümüzdeki dönemde Fed yeniden faiz arttırdığı zaman veya parasal sıkılaştırmayı daha fazla hissettirdiği zaman TL’deki değer kaybı devam edecek diye düşünüyorum.”
Atabay “Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve yerel seçimler Türk lirası üzerinde bir baskı oluşturacaktır” yorumunda bulunuyor.

BNG Partners Başekonomisti Özgür Altuğ ise kararı “sonunda basit ve güçlü bir adım geldi” şeklinde değerlendiriyor.

Ancak Altuğ da Merkez Bankası’nın kararının Türk Lirası’ndaki değer kaybını durdursa da, piyasa oyuncularının bir süre sonra yeniden Türkiye’nin kısa vadedeki görünümüne odaklanacağını belirtiyor. Kısa vadeli görünümde etken olan başlıkları ise, “yerel seçimler, politik karışıklık, gelişmekte olan piyasalardaki gergin durum ve daha yavaş büyüme” olarak sıralıyor.

Altuğ, “Bir diğer deyişle, Türk lirası var olan risk faktörleri nedeniyle yeniden değer kaybedebilir” diyor.
Gürses: Başbakan bu fotoğrafa ikna edilmiş olabilir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın faizlerin artırılmasına karşı duruşu biliniyor. Erdoğan dün de, Merkez Bankası’nın toplantısından önce yaptığı açıklamada, “Faizlerin artırılmasına her zaman olduğu gibi bugün de karşıyım ama Merkez Bankası’na müdahale yetkim yok” dedi.

Uğur Gürses ise doların yükselmesinin ekonomiye bedelinin daha fazla olacağını belirtiyor ve “Muhtemelen Başbakan da bu fotoğrafa ikna edilmiştir diye düşünüyorum” diyor.

Merkez Bankası’nın bundan yaklaşık bir hafta önceki 21 Ocak tarihli olağan toplantısında faizleri değiştirmemesinin ardından, dış piyasalardaki durumun da etkisiyle Türk Lirası dolar karşısında hızla değer kaybetmiş ve 2.36 seviyelerine kadar gerilemişti.

Merkez Bankası değer kaybının önüne geçmek için geçen hafta piyasaya doğrudan müdahale etmiş ve yaklaşım 3 milyar dolar döviz satmıştı. Ancak bu da liranın değer kaybının önüne geçmekte etkili bir adım olmamıştı.

Fed’in kararı bekleniyor

Öte yandan Fed’in para sıkılaştırma yönünde verdiği sinyaller sadece Türkiye’yi değil, gelişmekte olan ülke piyasalarının tamamını olumsuz etkilemişti.

Fed Mayıs ayında verdiği sinyalin ardından 18 Aralık'ta aylık tahvil alımını 10 milyar dolar azaltmış ve bu piyasaları olumsuz etkilemişti.

Türkiye’nin agresif faiz artırımı bugün Asya ve Avrupa piyasalarında da olumlu bir hava oluşmasını sağladı. Asya’nın ardından Avrupa borsaları güne kazançlarla başladı.

Bugün sona erecek iki günlük Fed toplantısından çıkacak kararının ardından iyimserliğin devam edip etmeyeceği henüz bilinmiyor ancak piyasaların faiz artırımını olumlu gördüğü açık.

BBC’nin iş dünyası editörü Robert Peston da bugün yayımlanan analizinde, “Bu piyasaları asıl ilgilendiren durum şu: kaderleri bir noktaya kadar, üzerinde hiçbir etkileri olmadığı ve onların ihtiyaçlarına göre adım atma gibi bir sorumluluğu da bulunmayan ABD Merkez Bankası gibi güçlü bir kurumun ellerinde” diyor.

Peston, ‘sermayenin ülkeyi terk etmesiyle Türk Lirası’nın düşüş yaşadığını’ ve bu durumun Güney Afrika, Arjantin ve Hindistan gibi gelişen pazarlarda da yaşandığını söylüyor.

Peston’un Türkiye’ye ilişkin yorumu şöyle:

“Çok hızlı büyüdükleri için, [İngiltere gibi] çoğu gelişmiş ülkeler resesyona batmışken ve faiz oranlarını rekor seviyelere indirmişken, yatırımcı paralarını çektiler.”

“Şimdi, ABD ve İngiltere gibi ekonomiler düzelirken ve faiz oranlarının da tekrar artması beklenirken bu para da Türkiye ve Hindistan gibi ülkeleri terk ediyor, bu da borsalarının ve para birimlerinin değerlerinin büyük oranlarda düşmesine neden oluyor. Dolayısıyla, para biriminin değersizleşmesi nedeniyle de enflasyon getiriyor ve ekonomilerindeki istikrarı da tehlikeye atıyor.”

Türkiye ile aynı grupta değerlendirilen ve dünya piyasalarındaki sıcak para akışına duyarlı “kırılgan beşli” arasında yer alan Hindistan da dün beklenmedik şekilde faiz oranlarını yüzde 7,75’ten yüzde 8’e çıkarmıştı. Merkez Bankası’nın kararının ardından TL/Dolar kuru 2.17’ye kadar gerilemişti.(MCE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com