El Cezire Türk Tutar mı?

El Cezire Türk Tutar mı?
El Cezire, Türkiye'de bir kanal alarak yayın hayatına başlamaya hazırlanıyor. Peki bu kanal başarılı olur mu? Yusuf Özkır yazdı...

Etkisini küreselleştirebilen birkaç TV şirketinden birisi konumundaki El Cezire Televizyonu, 'El Cezire Türk' ismiyle Türkiye'de yayına başlıyor. 20 Ocak'tan sonra izleyiciye merhaba diyecek olan El Cezire, Katar Emiri'nin 150 Milyon Dolar desteğiyle kurulduğu 1996 yılından bu yana dünya kamuoyunun şekillendirilmesinde belirleyici rol oynuyor. Türkiye'nin 'Komşularla sıfır problem' yaklaşımı çerçevesinde dış politikada yakaladığı ivmenin sonuçlarından birisi olarak da değerlendirilebilecek 'El Cezire Türk' birçok açıdan Türkiye'nin merkez ülke konumunu pekiştireceği gibi yeni zemini sayesinde önemli kazanımlar elde edecek gibi görünüyor. Türkiye'ye giriş kapısı olarak TVNET'in tercih edilmesi ise önemli bir avantaj sunuyor El Cezire'ye. Genel yayın politikası, entelektüel sermayesi, haber bültenleri ve kültür-sanat-aktüalite programlarıyla bölgenin anlam haritalarına ve duyarlılıklarına öncelik tanıyarak vicdanlı yayınlara imza atan TVNET, kuşkusuz, ciddi bir mirası yeni sahiplerine devrediyor. Özellikle 5N1K haberciliğini yerle bir edebilen algısı ve anlayışıyla Metin Mutanoğlu'nun El Cezire Türk de devam ediyor olması, televizyon haberciliğine yeni imkânlar sunmaya devam edecektir. Bununla birlikte Haber Dairesi'nin entelektüel ve kültürel ufkunu şekillendirerek çığır açıcı bir performansın izleyiciye taşınmasında rol oynayan Hikmet Gök ve Adnan Karakaş'ın isimlerinin dışarıda bırakılması El Cezire Türk yöneticilerinin kendi ayaklarına sıktığı bir kurşun olarak değerlendirilebilir. Televizyonculuğu, manipülasyon ve mücadele alanı şeklinde kabul ederek, onu,  salt mekanik bir aktarım süreci şeklinde görmektense kameraya namus, ekrana ise sükunet ve ahenk kazandırabilme uğraşındaki böylesi isimlerin bir şekilde dışarıda bırakılmasının en sarsıcı sonuçlarını yaşayacak isimse, öncelikle yayın yönetmeni Gürkan Zengin olacaktır.

 

El Cezire Türk'ün yayına başlama sürecinde yaşanan birtakım olumsuzluklara rağmen, televizyonluğu belirli ilkeler çerçevesinde yapıyor olması orta ve uzun vadede ses getirecek yapımları izleyiciye sunacağı söylenebilir. Alternatif medya arayışlarını tetikleyecek ölçüde başarılı işler çıkartan El Cezire'nin kısa tarihi bu açıdan oldukça ümit verici bir arşivi barındırıyor. El Cezire'nin ses getiren yayınlarına kısaca bakıldığında Amerikan, İngiliz ve İsrail saldırıları karşısında otoriteye karşı otorite olabildiğini ve gazetecinin insanlığın vicdanı olması gerektiğini haykırmadaki başarısı dikkat çekiyor. Haberin kaynağı konumundaki BBC ve CNN'in hegemonyasını kıran El Cezire, doğru haber için bölgenin vicdanıyla uyumlu bir zemini inşa etmede oldukça başarılı oldu. El Cezire'nin cesur yayınlarının ardından bölgeden yayın yapan birçok TV aynı yolu takip ederek yeni direniş odaklarının iletişim araçları üzerinden kurulabileceğini gösterdi. CNN ve BBC'nin Ortadoğu haberlerini aktarma biçimiyle kıyaslandığında habere rengini veren olgunun gerçeğin kendisi olmadığı, temel ayrımın olayı haberleştiren kişi ve kurumun inanç-ideoloji ve çıkarlarıyla ilgili olduğu konusu El Cezire ile birlikte 'Buz gibi gerçekliğe' büründü.

 

1998, El Cezire'nin Dikkat Çektiği Yıl Oldu

 

El Cezire televizyonuna küresel aktör rolünü kazandıran yayınların ilki 1998 yılında gerçekleşti. İşgal güçlerince 'Çöl Tilkisi Operasyonu' adı verilen saldırıda Amerikan uçaklarının Irak'ı bombalamasını CNN ve BBC'ye alternatif olacak bir yaklaşımla ekrana taşıyan kanal böylece ezberleri bozmuş oldu. El Cezire'nin küre ölçeğinde dikkat çektiği ikinci olay ise İki Bin yılında Ariel Şaron'un Mescid-i Aksa'ya gitmek istemesiyle başlayan ikinci Filistin İntifadası'nın aktarılması süreciyle ortaya çıktı. İsrail saldırganlığını, bütün çıplaklığıyla kamuoyuna duyuran El Cezire, Arap sokaklarının uyanışında ve yeni bir toplumsal bilincin yeşermesinde etkin rol oynadı. İsrail saldırılarının neden olduğu yıkımı ve acıyı ekranlarına taşımayan Batılı TV'lerin aksine El Cezire, Filistin gerçeğini en yalın haliyle dünyanın vicdanına sundu. 11 Eylül saldırılarının ardından Afganistan ve Irak'ın işgal edilmesini CNN ve BBC iliştirilmiş gazeteciliğin örneği olarak bombardıman uçaklarının kamera görüntülerini kullanarak haberleştirirken El Cezire bombaların yerle bir ettiği şehirleri, kasabaları ve en önemlisi kaybedilen hayatları taşıdı ekrana. Kanalı şöhrete taşıyan araçlardan bir diğeri de Usame Bin Laden'in videobantlarını yayınlaması oldu.

 

 

Etik İlkeler 'Haber' İçin Güvence

 

2006 yılında başladığı İngilizce yayınının ardından şimdi de Türkçe yayınına başlayan El Cezire, özellikle, etik ilkeleri ve bunların uygulanmasına gösterdiği titizlikle dikkat çekiyor. Türk medyasında kalitenin yükseltilmesine ciddi katkısı olacağını şimdiden iddia edebileceğimiz El Cezire, basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik saldırılarda taraf olacağını ve uluslar arası örgütlerle diyaloga gireceğini deklare ediyor.

 

İsrail işgali altındaki Filistin ve Amerikan işgalindeki Irak'ın toplumsal sorunlarını haber, belgesel ve programlar aracılığı ile ekrana taşımasıyla ayrıcalık kazanan Kanal, özellikle haber ile yorum arasındaki farkı koruma çabasında. Bu çerçevede haber bültenlerinde olayın kendisi farklı boyutlarıyla aktarılırken konu açık oturum programlarında karşıt görüşlü konuklarla ele alınıyor. Herhangi bir konuda ırk, dil, din, mezhep ve cinsiyet ayrımına gitmeden haberin öznesine yaklaşma prensibinin yanı sıra; savaş, yangın, deprem, cinayet, trafik kazası vb. olayların aktarılmasında haberin öznesinin yakınlarını incitmeyecek yaklaşım ilke olarak kabul ediliyor. Bu çerçevede toplumsal çeşitliliğin tanınması ve izleyiciye saygılı olunması, ilkelerin kuşatıcı paradigması olarak dikkat çekiyor. Kanalın temel ilkelerinden birisi de haber bültenlerinde ve programlarda gerçeğin geçerliliğine ve doğruluğuna hiçbir kuşkuya mahal vermeden bağlı kalmak ve elde edilen gerçeğin yayınlanması için maksimum çaba sarfetmek şeklinde tanımlanabilir. Şeffaflığı benimseyen ve hata yapıldığında anında düzeltmeyi taahhüt eden Kanal, özellikle farklı görüş ve fikir çeşitliliğini, taraf olmaksızın sunmayı ilke olarak benimsemiş durumda. Türkiye'deki yerleşik medya yapısıyla uyum sağlamakta zorlanabilecek bir diğer ilkesindeyse El Cezire, profesyonel tutumun dışında ticari ve politik herhangi bir düşünceye ayrıcalık vermemeyi ilke olarak kamuoyuna sunmuş görünüyor.

 

Sonuçta marka değeri, etik ilkeleri ve haber konusundaki birikimi ile El Cezire, medyamız için farklı bir perspektifin kapısını aralayabilir. Özellikle ABD ve Avrupa kökenli yayın kuruluşlarının birer örnekleriyle Türk medyasında derin yer tutmasının ardından gerçekleşen böylesi bir yatırım her açıdan dikkatleri üzerine çekecektir. Ortadoğu menşeli bir yayın organı olmasının ötesinde 'Habercilikteki başarısı', 'Yerli kalabilmesi' ve 'Görüntüden daha fazlasını izleyiciye sunabilmesi' El Cezire Türk'ün 'Yerleşik medya düzeni'  içindeki yeri için belirleyici olacak gibi görünüyor.

 

Yusuf Özkır, Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Doktora Öğrencisi

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com