"Eleştireni hapse atmak olmaz"

"Eleştireni hapse atmak olmaz"
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, Türkiye’de ifade özgürlüğü alanında yaşanan sorunları yorumladı.

Kallas, Türkiye’de ifade özgürlüğü alanında yaşanan sorunlar konusunda, “Türkiye ile yarın (bugün) ‘pozitif gündem’ açıklayacağız. Eğer müzakereler ilerletilecekse, AB kamuoyu demokrasi ve insan hakları konularında çok daha hassas olacaktır. İfade özgürlüğü, tutuklu gazeteciler, uzun tutukluluk süreleri gibi sorunları Türkiye’nin bir an önce çözerek masadan kaldırmasında yarar vardır. Eleştirel ve muhalif görüşlerle mücadelenin yolu gazetecileri, öğrencileri ve milletvekillerini hapse atmak değildir” dedi. Kallas, Fransa’da cumhurbaşkanlığının el değiştirmesinin ve sosyalist Francois Hollande’ın seçilmesinin Türkiye’nin AB üyelik sürecine olumlu katkı yapacağını belirtti. AB Komisyonu’nun ulaştırmadan sorumlu komiseri de olan Başkan Yardımcısı Kallas Ankara’da Cumhuriyet’e yaptığı açıklamalarda şu değerlendirmelerde bulundu:

İlerlemek için bunları çözün: Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Stefan Füle yarın (bugün) Türkiye-AB ilişkilerinin ilerleyebilmesi için bir ‘pozitif gündem’ açıklamaya geliyor. Eğer müzakereler ilerletilecekse AB kamuoyu demokrasi ve insan hakları konularında çok daha hassas olacaktır. İfade özgürlüğü, tutuklu gazeteciler, uzun tutukluluk süreleri gibi konuları Türkiye’nin bir an önce masadan kaldırmasında yarar vardır.

Eleştireni hapse atmakla olmaz: Ben de 1986-89 arasında gazeteciydim. Eleştirel ve muhalif görüşlerle mücadelenin yolu; gazetecileri, öğrencileri ve milletvekillerini hapse atmak değildir. Özgürlük hissi çok istisnai ve korunması gereken bir şeydir.

Çıkınca daha agresif olurlar: (Poşu giydiği için 11 yıl hapse mahkûm edilen Cihan Kırmızıgül’ün durumunun anımsatılması üzerine) Böyle haberler üzücü. Tabii ki şiddet bir siyaset aracı olmamalıdır. Ama protesto eden gençleri hapse atmak sorunları çözmez. İnsanlar uzun süre hapiste kaldıktan sonra çıktıklarında çok daha agresif olabilirler.

Rumlarla iki kriz: Ulaştırma alanında Türkiye ile yaşadığımız iki önemli sorun var. Birincisi Türk limanlarının Kıbrıs (Güney Kıbrıs Rum Kesimi - GKRY) gemilerine açılması. İkincisi de Kıbrıs (GKRY) uçaklarına Türkiye’nin üzerinden uçuş izni verilmesi. Bu konularda Türkiye’den taleplerimiz var ama bunun çözümünün teknik değil siyasi olduğunun farkındayız. En üst düzeyde çözülmesi gereken konular bunlar.

Şiddet ile müzakere olmaz: Etnik sorunların çözümünde siyasi müzakere kullanımı ile şiddet arasında çok ince bir çizgi vardır. Sizin varlığınızı hedef alan, yok eden bir grup ile müzakare edemezsiniz. Müzakere edeceğiniz insanlar şiddetle arasına mesafe koymalı.

Halk demiryolunu seviyor: Türkiye son yıllarda hava yolcu ve yük taşımacılığı konusunda Avrupa çapında rekabetçi bir konuma geldi. Karayolları müthiş iyileşti. Şimdi de sıra demiryollarını iyileştirmede. Türk hükümeti demiryollarını geliştirme kararı almış durumda. Biz de AB olarak bunu destekliyoruz. Karabük’te AB fonlarıyla desteklenen bir projenin açılışına katıldık Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile. Halkın demiryolu yapılması konusundaki isteğini görmekten son derece memnunuz.

Trafik kaza sayısı yüksek: Avrupa’da 10 yılda trafik kazalarında verilen kayıpları yüzde 50 azalttık. Türkiye’de de bir azalma varmış. Ama hâlâ yüksek. Bunun için disiplin gerekli. Dört alanda önlem almak ve tavizsiz uygulamak lazım: Süratli araç kullanımı, içkili araç kullanımı, kırmızı ışıklara uymama ve güvenlik kemerini bağlamama. Bunlara uyulmasını sağlarsanız kısa sürede büyük başarı elde edersiniz. (NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com