Enlerin Şehri: Dubai (4)

Enlerin Şehri: Dubai (4)
Palm Jumeriah, Dubai’nin gelmiş geçmiş en büyük projelerinden birisi olarak hayata geçmiş. Yukarıdan bakınca bir palmiye ağacına benzeyen bu yapay ada beş kilometreye beş kilometre büyüklüğünde 16 tane palmiye şeklinde yapılmış yapraktan oluşuyor ve bu ya

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM

Değerli gezgin dostlar geçen hafta Souk Medinat Jumeriah’dan Palm Jumeriah Monorail’in önüne hareket etmiştim. Palm Monorail biniş durağına ulaşabilmek için Gateway Towers’a ulaşmak gerekiyor. Buraya gitmek hiç de göründüğü kadar kolay değil.
 
Otobüsten indikten ve anayol üzerinde elimdeki pusula, harita ve bilumum navigasyon sistemi ile uzun bir yürüyüş yaptıktan sonra 38 derece altında sonunda durağa ulaşıyorum. Sizlere kişisel tavsiyem; eğer navigasyon yetenekleriniz zayıf ve harita kullanmayı bilmiyorsanız buraya kadar muhakkak taksi kullanın ve benim yaptığım gibi bir deliliğe başvurmayın.
 
Bu adayı birlikte gezmeden önce her zaman olduğu gibi sizlere mümkün olduğunca ve kısaca bu adanın yapılış nedeni ve şu anki durumu ile ilgili bilgiler vermek istiyorum.
 
Bildiğiniz üzere Palm Jumeriah, Dubai’nin gelmiş geçmiş en büyük projelerinden birisi olarak hayata geçmiş. Yukarıdan bakınca bir palmiye ağacına benzeyen bu yapay ada beş kilometreye beş kilometre büyüklüğünde 16 tane palmiye şeklinde yapılmış yapraktan oluşuyor ve bu yaprakların üzerinde yüzlerce lüks yapı inşa edilmiş. Aynı zamanda 11 km uzunluğunda hilal şeklinde bir dalgakırana da sahip olan ve insan eliyle yapılmış bu ada Dubai’nin enleri arasında ilk sıraları zorlayan devasa bir ada olarak karşımıza çıkıyor. Bu megaproje ilk olarak 2001 de başlamış ve 12 milyar Amerikan dolarına mal olmuş. 1 milyar metreküp kum ve 7 milyon ton taş kayanın doldurularak yapıldığı bu ada inşaat tekniklerinde sınırları zorlayan bir yapıya sahip.

Bu devasa yapı ilk projelendirildiğinde 5 yıldızlı otellerin, plaja bakan lüks villaların, göğü delen apartmanların, marinaların ve büyük alışveriş merkezlerinin var olacağı şeklinde düşünülüp projelendirilmiş. Ancak zaman geçtikçe projenin uzaması ortaya çıkan teknik sorunlar, binalardaki kalite düşüklüğü ve inşaatlarda kullanılan asbest oranı buraya gelmeyi düşünenlerin kararlarını zaman içinde ciddi olarak etkilemiş. 2009’da patlayan ekonomik krizin de katmerlediği dev proje, bugünlerde kendi içinde bir suskunluğa bürünmüş durumda. Özellikle Projenin başlangıcında duyurulan Trump Tower ve otelinin sonraki süreçte buraya gelmekten vazgeçmesi Emirlikte ciddi bir hayal kırıklığı yaratmış. Şu anda çok az hizmetin olduğu, villaların çoğunun boş kaldığı bu devasa adada ciddi anlamda otel hizmeti veren yerler olarak One&Only, Atlantis ve Türk Rixos’u görmek mümkün.

Bu dev yapay adanın suskunluğuna neden olan diğer faktörler arasında inşa sürecinde yapılan dev kazılar ve dolguların çevreye ve doğal hayata yaptığı etkiler ve bu etkilerin neden olduğu eleştirileri de saymak mümkün. Özellikle yapılan derin kazıların ve inşa edilen dalgakıranın gelgitlere engel olması sebebi ile hareketsiz suyun oluşması; yosunların artmasına ve plajlarda kısmen de olsa bir kokuya neden olmuş. Daha da kötüsü 2009’de New York Times’dan yayınlanan bir makalede Palm’in her yıl 5mm battığı iddiası da adanın imajına vurulan bir diğer darbe olmuş ve ada konusunda kafaları iyice karıştırmıştır.

Yapımcı Nakheel’in bu iddiaya karşı adada herhangi bir sorun olmadığını ifade etmesi insanların kafalarında ortaya çıkan şüpheleri ne kadar izole ettiği bir soru olarak devam etmesine rağmen adaya olan ilgi halen beklenen düzeyde değildir.

Bu uzun ve bazen sıkıcı bilgilerden sonra Dubai’deki tüm metro girişleri gibi şaşaalı bir ana kapı girişinden sonra üst kata ulaşıyorum. Monorail teknik olarak ana kara ile bu yapay adayı birbirine bağlayan ve sürücüsüz çalışan bir tür tren. Dubai Metrosu için kullanılan kart ve biletlerin geçmediği bu yerde ayrı bir bilet almanız gerekmekte. Gidiş geliş 25 Dirhem civarında bir ücret ödeyerek bu ilginç hava üstü trene biniyorum. Ortalama 5,5 km uzunluğa sahip rayları 3 dk. gibi bir sürede alan Monorail’de aktif olmayan iki durak da mevcut. Nedenini tam olarak bilmediğim bir şekilde bu duraklarda duruyoruz ancak duruşlar çok kısa oluyor ve hızlıca yola devam ediyoruz. Etrafı tepeden görebildiğiniz ve size çok iyi bir manzara sunan Monorail’de son durakta inip dışarı çıkıyorum ve tam önümde devasa Atlantis Otel’i görüyorum. Bu noktada kişisel olarak size önerim bu adaya gelmek isterseniz bu ilginç hava trenini kullanmanız yönünde olacaktır. Böylece yol boyunca adaya hakim olup tamamını beyninizde resmedebiliyorsunuz.

Atlantis Otel’i efsanevi Atlantis’den esinlenerek yapılmış ve 2008 yılında açılmış büyük bir otel. Otelin mimarisi ve duruşu gerçekten etkileyici. Özellikle kullanılan kırmızı renk tonları yapıya ayrı bir hava katmış durumda. Otelin iki kanadı bulunmakta ve bu iki kanat bir köprü süiti ile birbirine bağlanmış.

1500 odaya, 150 süite,20 restorana, 1.900 m2 plaj alanına, spalara ve deniz altında direkt olarak suya bakan 2 özel süit odaya sahip bu otelin 2008’deki açılışı da dünyada epey bir fırtına kopartmış ve izlemeye gelenlere binbir gece masallarını yaşatmıştı. Bu kadar büyük ve sınırları zorlayan bu resortda konaklamanın haliyle önemli bir maliyeti var ve konaklama haricinde burayı ziyaret etmek isterseniz yapılabilecek birkaç tane de aktivasyon bulunmakta.

Aktivasyonlardan bir tanesi; 42 dönüm arazi üzerine kurulu olan Aquaventure su parkı. Dubai’ye yakışacak şekilde 2-3 km uzunluğunda bir nehre sahip olan ve Mezopotamya Ziggurat tapınağı stilinde inşa edilmiş bu devasa su parkındaki kayılabilen devasa şelalelerin boyu 30 m.’ye ulaşmakta ve dışarıdan epeyce bir ziyaretçi kabul etmekte. Daha fazla ayrıntı için otelin web sitesini inceleyebilirsiniz.

Size önerebileceğim diğer önemli aktivitelerden birisi de The Lost Chamber adındaki devasa akvaryumdur. 65.000 deniz canlısını devasa bir panel arkasından izleyebildiğiniz bu akvaryum, efsanevi Atlantis antik kentinden olduğu hayal edilen ve yapay olarak yapılmış yapılara ve kalıntıları da sahiptir. Bu akvaryumun tam olarak neye benzediğini anlamak istiyorsanız ana giriş kapısından bir kısmı görülebilmektedir.

Bu küçük ama önemli ipucundan sonra ada üzerinden enfes bir görüntü sunan Dubai Marina’yı fotoğraflamak için tekrar ana yola düşüyorum. Kıyıdan bir süre fotoğraf çektikten sonra durağa dönüp tekrar Monorail’e biniyorum ve başladığım yere geri dönüyorum.

Tam bu noktada sizler ile birlikte biraz nefes alıp haftaya görüşme umudu ile hepinize sevgiler ve selamlar sunuyorum.
 
Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM
https://www.facebook.com/yolbizigozler
https://twitter.com/yozkul43
https://twitter.com/YolBiziGozler
http://www.yolbizigozler.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin Festivali'nde Zeki Müren şarkıları söylendi20 Mayıs 2015 Çarşamba 13:38
  • Adana'da Yeni Türkü rüzgarı20 Mayıs 2015 Çarşamba 01:43
  • Türkan Saylan 5. Sanat ve Bilim Ödülleri sahiplerini buldu19 Mayıs 2015 Salı 18:28
  • Samsun'da Karadeniz Kitap Fuarı açıldı18 Mayıs 2015 Pazartesi 15:23
  • Kubat ve Folklorama büyüledi17 Mayıs 2015 Pazar 20:28
  • Gaziantep'te Mustafa Ceceli konseri17 Mayıs 2015 Pazar 20:13
  • Dünya Bale Yıldızları büyüledi16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:48
  • Kocaeli Kitap Fuarı açıldı16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:13
  • Prof. Dr. Berki: Estetik beğeni değeri yüksek bireyler yetiştirmemiz gerekiyor16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:08
  • Adıyaman’da 'Kitap Günleri’16 Mayıs 2015 Cumartesi 12:48
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com