Erbakan, Öcalan' a kiminle hangi mesajı gönderdi?

Erbakan, Öcalan' a kiminle hangi mesajı gönderdi?
İşte ayrıntılar...

AKP Gaziantep Milletvekili Gazeteci Şamil Tayyar, 1996 yılında iktidar olan REFAHYOL hükümeti döneminde yaşanan Devlet-PKK teması sırasında yaşanan diyalogları son kitabı olan Kürt Ergenekonu Derin PKK'nın Gizli Kodları kitabında okuyucularıyla paylaştı.

Tayyar'ın kitabında aktardığı diyaloglar:

ERBAKAN ÇÖZÜM İÇİN DEVREYE GİRDİ
Bu atmosferde, Başbakan Necmettin Erbakan'ın Kürt sorununa ilişkin çözüm arayışı ise ne PKK'yı ne Öcalan'ı heyecanlandırdı. Oysa Erbakan, daha hükümetin kurulduğu ilk günlerde 27 Temmuz 1996 günü RP Genel Merkezi'nde Van Milletvekili Fethullah Erbaş ve Araştırmacı Yazar İsmail Nacar'la biraraya gelerek, Özal'la kesintiye uğrayan barış sürecini yeniden başlatma niyetindeydi.

ERBAKAN'IN NACAR'I TERCİH ETME NEDENİ?
Erbakan için Nacar tercihi önemliydi. Çünkü: Nacar, 1993 yılında Barış Kardeşlik ve Dayanışma Komitesi'ni kurmuş, aynı yıl 29 Ekim'de Leyla Zana, Hatip Dicle ve Ahmet Türk'ün aralarında bulunduğu Kürt siyasetçilerle birlikte basın toplantısı düzenlemişti. Mesut Yılmaz ve Alparslan Türkeş'e kadar birçok siyasetçiyle bir araya gelmiş, 15 Eylül 1995'te Brüksel'de PKK Lideri Öcalan'la telefonda görüşmüştü.

TELEFON GÖRÜŞMESİNDE NELER KONUŞULDU?
Zübeyir Aydar ve Murat Bozlak'ın öncülük ettiği, emekli bir öğretmenin evinde gerçekleşen bu telefon görüşmesi, hayli ilginçti. Kıta Dur kitabımda ayrıntılı olarak aktardığım bu görüşme tutanakları, Öcalan'ın megaloman ruh haline esir, farklı bir dünyanın insanı olduğunu ortaya koyuyordu:

Nacar: Yanımda arkadaşlarınız var. Onlar beni çok iyi tanırlar. Bu meselenin barışçıl bir yolla çözümü için çabalıyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın devlet sözcüsü falan değilim. Bu, benim kişisel inisiyatifimdir.

Öcalan: Anlıyorum.

Nacar: Eğer siz ve arkadaşlarınız silahlarınızı bırakıp teslim olursanız, bu meselenin barışçıl yollardan çözümü kolayla şabilir. Belki genel bir affın çıkarılması söz konusu olabilir.

Öcalan: Sayın Nacar, bunun mümkün olacağını düşünüyor musunuz? Teslim olduğum gün beni idam ederler. Madem teslim olmamı istiyorsunuz, o zaman idam yerini de söyleyin, bu iş bitsin.

Nacar: Öyle olacağını sanmıyorum. Şeyh Said meselesini unutmayın. Yarın dengeler değiştiğinde CIA ve MOSSAD kendi eliyle sizi Türkiye'ye teslim edebilir. Bu tarih, öyle çok bir tarih değildir. Ondan önce siz inisiyatif alın. Ocalan: Ben Ortadoğu denkleminde önemli bir aktörüm. Hiçbir güç beni teslim edemez.

Bu görüşme, Öcalan'ın tarihin akış yönünü iyi okuyamadığını ve kendisine haddinden fazla önem atfettiğini gösteriyor. 15 Şubat 1999'da Türkiye'ye paketlenip teslim edilmesinde o iki istihbarat örgütünün ağırlıklı rolü vardı. Ayrıca 12 yıldır cezaevinde ve idam edilmedi.

"APO'YA SÖYLE TESLİM OLSUN"
Erbakan da Öcalan ve arkadaşlarının silah bırakmasıyla birlikte Kürt meselesinin çözüleceğine inanıyordu. Nacar'a şöyle dedi: "Biz bu meseliyi iyilikle, dostlukla, kardeşçe, barışçıl yöntemlerle çözmek istiyoruz. Tarih boyunca kardeş yaşadık. Yakından takip ediyoruz. Siz de barış inisiyatifi içindesiniz. Kendilerine (Öcalan'ı kastederek) söyleyin dağdaki arkadaşlarıyla birlikte silahlan bırakıp teslim olsunlar."

Sadece hükümetin değil devletin vereceği güvenceyle sorunun çözülebileceğine inanan Nacar, Erbakan'a şu uyarıyı yaptı: "Bu mesele, bir devlet projesi geliştirilerek çözülebilir. Bunun için de devletin tüm kurumları arasında mutabakat şarttır."

Erbakan iyimserdi: "Siz gidin kendileriyle konuşun. Teslim olsun. Bir arada barış içinde yaşamak için devlet üzerine düşeni yapacaktır."

ÖCALAN DA İTİRAF ETTİ
Öcalan, yakalandıktan sonra İmralı'daki sorgusunda, Erbakan'ın çözüm girişimini doğruladı ancak kendi yaklaşımıyla ilgili doğru bilgi vermedi: "Necmettin Erbakan 1996 yılında Başbakan olduktan sonra bana Suriye'de bulunan ve Suriye devletine yakın olduğunu bildiğim Ağa kod adlı Mervan Zerki ile Suriye'de benim temsilcim olarak bulunan Delil kod vasıtası ile Erbakan'ın mesajı geldi. Erbakan'ın bana ulaştırdığı notta 'Güneydoğuya siyasi, ekonomik ve kültürel açılımlarda bulunmak istediklerini, bu nedenle barışın sağlanmasını, ateşkesin ilanını öneriyordu. Ben de bu görüşü kabul ettim ve yine aynı şahıslarla mesaj gönderdim. Erbakan hükümeti zamanında Ankara ile mektuplaşmalarım oldu. Erbakan'a mektup gönderdim. Bana cevabı geldi. Karşılıklı olumlu yazışmalarımız oldu. Yine RP iktidarında İsmail Nacar isimli şahıs zaman zaman benimle telefonda görüştü ve arabuluculuk tekliflerini iletti."

Erbakan'ın bu girişimi, ilk MGK toplantısında krize dönüştü. Kurulun asker üyeleri, Erbakan ve arkadaşlarına sert tavır aldılar. Daha hükümetin üçüncü ayında post modern darbe senaryosu olgunlaştırılmaya çalışıldı. ABD de bölgesel çıkarlarına aykırı gördüğü Refahyol hükümetinin idam fermanını imzaladı.

ABD Dışişleri, 30 Ekim 1996'da Ankara büyükelçiliğine gönderdiği belgede, hükümeti devirmeye yönelik girişimlere kapıyı araladı. Belge, Wikileaks yayınları gibi Ankara'dan Washington'a gönderilen ve dedikodulara dayalı ham istihbarat notu değil, Washington'da karara dönüştürülmüş ulusal güvenlik belgesiydi.

Belgede dönemin ABD Dışişleri Bakanı Warren Cristopher'in imzası var. Ankara'nın yanı sıra bilgi olarak Atina, Beyrut, Moskova, Sofya elçilikleri ile Cenevre, NATO ve BM Amerikan misyonlarına ulaştırılmış.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • YGS'de ek süre bugün son15 Ocak 2012 Pazar 10:57
  • 1 milyon 800 bin kişiye uyarı15 Ocak 2012 Pazar 10:48
  • Karayoluna ilginç kavşak15 Ocak 2012 Pazar 10:43
  • İsrail'in ABD'yi deli eden planı15 Ocak 2012 Pazar 10:40
  • Suriye'de genel af15 Ocak 2012 Pazar 10:37
  • Cinnet geçirip ailesini katletti15 Ocak 2012 Pazar 10:13
  • Önce kaptan terketti15 Ocak 2012 Pazar 10:07
  • Tartışılan oyun sahnede15 Ocak 2012 Pazar 09:57
  • Başkent'te kar devam edecek15 Ocak 2012 Pazar 09:48
  • Domuz gribi geri döndü15 Ocak 2012 Pazar 09:37
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com