Erdoğan 'belini başkanlık sistemi ile kıracak!'

Erdoğan 'belini başkanlık sistemi ile kıracak!'
Başbakan Erdoğan, "Bürokratik oligarşinin belini Başkanlık sistemi çok daha rahat kırar" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) 5. Olağan Genel Kurul toplantısına katıldı. Genel Kurul toplantısına Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TÜMSİAD Başkanı Hasan Sert ile TÜMSİAD üyeleri katıldı.

"EN AZ 3 DİYORUM. BU KADAR AÇIK SÖYLÜYORUM"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan burada yaptığı konuşmada 3 çocuk tavsiyesini yinelerken şunları söyledi:

"Dikkat ederseniz ben birşey söylüyorum. Bir defa 'en az 3 çocuk' diyorum her aileye. TÜMSİAD ailesinin bu konuda çok daha başarılı olması lazım. Bu hafife alınacak bir konu değil. Bizim nüfus artış hızımız yüzde 2'nin üzerinde olması lazım. Daha aşağı düşmesi 2040 yılı bizim için tehlikedir. Yaşlı bir nüfusla kalkınma olmaz. Genç dinamik nüfusla kalkınma olur. Ekonominin sırrı insandadır. Eğer genç dinamik insanımız varsa o ülke alır başını gider. Biz şu anda eğer güçlüysek güçleniyorsak bunun tek sebebi genç nüfusumuz oluşundandır. Ekonomide başarının sırrı emektir, sermayedir, üretimdir derlerdi. Sonra düşündüm düşündüm dedim ki, hayır bu anlatılanların hepsi insana dayanıyor. İnsan varsa emek var insan varsa sermaye var. İnsan varsa tüketim var. İnsan varsa üretim var. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok. Bizler bu işteki hassasiyetimizin manevi bilinci içinde olmamız lazım. Çoğalacağız. Onunla da iftihar edeceğiz. Yıllarca bu ülkede doğum kontrolü yaptırmak surtiyle bu milletin neslini kurutma gayreti içinde olanlar oldu. Şimdi biz diyoruz ki bu milletin yeniden ayağa kalkması lazım. En az 3 kişi diyorum. Bu kadar açık söylüyorum. Onun için TÜMSİAD ailesine bu yaraşır. Olması lazım. Bunu her yerde söylüyorum.

Başbakan Erdoğan, proktokolde yer alan Faslı bir bakana da seslenerek , " Faslı bakanımız var burada. Sakın siz azaltmayın siz de çoğaltın " diye konuştu.

"BİZ DE GELİN BUNU YAPALIM DİYORUZ. ÇİFT BAŞLILIK ORTADAN KALKSIN"

Konuşmasında Başkanlık sistemine de değinen Erdoğan, Fransa'daki yarı başkanlık sistemini örnek gösterdi. Başkanlık sistemi üzerinden muhalefete yüklendi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Mesela başkanlık sistemi ana muhalefetin lideri yavru muhalefetin lideri ne diyorlar ? Bize diyorlar ki 'Parlamenter sistem yeter başkanlık sistemi nereden çıktı ? Bunlar padişahlık özlemi içinde' Bu ifadeleri kullanmalarının nedenini biliyor musunuz ? Bunların çıkaracakları adayların başkan olmasını öngörmüyorlar. Parlamenter sistem dediğiniz zaman başkanlık sisteminde parlamento yok mu ? Var. ABD'de parlamenter sistem yok mu ? Var. Rusya da yok mu ? Var. Kendilerine göre bir uygulama sistemi var. Kimi tek dereceli kimi çift dereceli yapıyor. Buna hazımları yok. Acaba diyorlar bu ülkede bizim böyle bir başkanlığı kazanma şansımız olur mu ? Bunun hesabını yapıyorlar. 'Bunu kazanma şansımız yok böyle bir adım atmayalım' diyorlar. Çalış senin de olur. Milletin gönlünü kazan millet de seni oralara getirsin. Milleti kucakla . Bunlar milleti kucaklamasını bilmiyor. Millete hizmetkar olmazsan neticesi budur. Biz bu milletin efendisi değil hizmetkarıyız diyoruz.

Peki ne var bu başkanlık sisteminde ? Az önce bürokratik oligarşi dedik ya ortada bürokratik oligarşinin belini başkanlık sistemi çok rahat kırar. Orada olay çok farklı bir şekilde gelişir. Karar alma seri noktaya gelebilir yoksa parlamentonun kontrol mekanizması Türkiye'den daha güçlüdür. Şu anda birçok şeyi çok rahat alıp halledebiliyoruz. ABD'yi misal olarak versek, bir helikopteri herhangi bir ülkeye hediye etmeye kalksa kongreden geçirmesi lazım. Biz böyle birşeyi rahatlıkla Bakanlar Kurulu kararıyla da halledebiliriz. Fakat bizim derdimiz Türkiye'yi süratle ileri noktalara nasıl ulaştrırabiliriz. Başkanlık sistemine karşısınız madem, 'gelin partili başkanlık sistemi' yapalım dedik. Cumhurbaşkanı partili olsun dedik. Cumhurbaşkanının zayıf olması da doğru değil. Eğer partisi arkasında olursa onu güçlü kılarsa onun da karar alma gücü farklı olacaktır. Cumhurbaşkanları güçlü olmasın diyorlar. Yürütmenin başı zaten Cumhurbaşkanı. Bu doğru bir yaklaşım değil. Bunun düzeltilmesi lazım. Fransa yarı başkanlık sistemi değil mi ? O partili Cumhurbaşkanı sistemidir Fransa'daki sistem. Bunu ne ana muhalefet ne de yavru muhafalet bilir. Biz de gelin bunu yapalım diyoruz. Çift başlılık olmasın diyoruz."

"MHP GENEL BAŞKANINI EDEBE DAVET EDİYORUM"

Konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi sert bir şekilde eleştirdi. Erdoğan, "Siz kendinize milliyetçi diyeceksiniz milletin cesaretini taşımayacaksınız. Siz korku içinde olabilirsiniz bu millet korkmuyor asla da korkmayacak. Siz küçük düşünüyor olabilirsiniz. Bu millet tarih boyunca hep büyük düşündü. Şimdi bakın çözüm süreci adını verdiğimiz yeni bir süreci başlattık. Bizim gayemiz de hedefimiz de çok ama çok net. Kan dursun istiyoruz. Gözyaşı dursun, diyoruz. Huzursuzluk bitsin Türkiye enerjisini istikbale kalkınmaya sarf etsin istiyoruz. Meşru çerçevede milletin değerleriyle örtüşen bir çizgide terör meselesini çözmek Türkiye'nin ayağındaki bu ağır prangayı söküp atmak istiyoruz." dedi.

SUSUYOR OLMAMIZ SABRIMIZDAN

Akil İnsanlar toplantısını da değerlendiren Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:

"Perşembe akşamı Başbakanlık Dolmabahçe Ofisinde akil insanlar heyetiyle 4.5 saatlik bir toplantı yaptık.Her görüşten her ideolojiden farklı etnik kökenlerden farklı fikir dünyalarından arkadaşlarımız vardı. 62 kişi tek bir noktada tek bir ortak paydada buluştu. Hep birlikte kan dursun dedik. Bunun için ne yapılabilir bunları istişare ettik. Hemen ertesi gün MHP Genel Başkanı çıktı ve zehir zemberek bir yazılı açıklama yaptı. Hem bize hem de o heyete hakaretler yağdırdı. Yetmedi MHP'nin bir milletvekili son derece edepsiz, son derece densiz şekilde insanlıktan nasibini almayanların yapacağı şekilde heyetteki bir arkadaşımızın etnik kökeni üzerinden aleni faşizm sergiledi.

Susuyor olmamız sabrımızdandır ama sabrın da bir sınırı vardır. MHP Genel Başkanını edebe davet ediyorum. Yunus Emre'nin çok güzel bir şiiri vardır. ' İlim meclislerinde aradım, kıldım talep, İlim geride kaldı, illa edeb, illa edeb 'Meseleyi Metehan'dan Malazgirt'e Çaldıran'dan alıp Çanakkale'ye getirmekle söz söylenmiş olmuyor. 10 yıldır Çanakkale'ye giderim bir yıl hariç. 18 Mart Çanakkale Şehitlerini anma gününe giderim. Bir gün Bahçeli'yi ben orada görmedim. Kılıçdaroğlu'nu Baykal'ı orada görmedim. Hani sizin şehitlere saygınız ? Hadi siz de gelin, niye gelmiyorsunuz ? Niye ? Çünkü onların gönül dünyasından bu yok. Ruh dünyasında bu yok. Bunlar şehitlerin sadece istimarını yaparlar."

"BAHÇELİ ÇÖZÜMÜ ENGELLEMEK VE TABANINI SOKAĞA DÖKMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR"

Bu arada Başbakan'ın konuşması sırasında bir şehit annesi Başbakan'a seslenerek, "Sayın Başbakanım ben bir şehit annesiyim. Devlet Bahçeli bir kez bile beni aramadı " diye konuştu. Başbakan Erdoğan konuşmasına şehit annesinin konuşmasının ardından şöyle devam etti:

"Tek millet tek tek vatan tek millet ifadesini biz Afyonkarahisar'dan yola çıkarken 11 yıl önce söyledik. Biz bunu Diyarbakır'da da Van' da da Türkiye'nin dört bir yanında dedik. Çünkü biz etnik milliyetçiliğe karşıydık. Biz bölgesel milliyetçiliğe karşıydık. Bunun için de bunları rahatça söyleyebildik ve bu beyefendiler Sivas'tan öteye gidemediler. Bir kere gitti öbürü de Hakkari'ye gitti. Bir kere Kılıçdaroğlu bir tane Türk bayrağını orada sallayamadı. Malum örgütle işbirliği yaptılar. Bizi koruma altına alın da biz Türk bayrağı dalgalandırmayız dediler. Bizim öyle bir derdimiz yok . 780 bin kilometre karenin her yerinde varız. Bunlar ön kesmek istiyorlar çözüm süreci istemiyorlar. Herşeyin başı edeptir. Bu milletin en önemli konularından biri edeptir. Yahya Efendi dergahına girersin içeri girerken o yazar. Mesele bu. Millyetçiyim diyen Devlet Bahçeli bu milletin adabını öğrensin. Bütün başarısızlığına rağmen o genel başkanlık koltuğunda oturuyor olabilirsin Bahçeli. Mesele genel başkan olmak değil mesele edep adab sahibi olabilmek.

Hiçkimse de meydanı boş zannetmesin. Ben MHP' ye gönül veren kardeşlerimizi bir kenara koyuyorum. Ben yönetimle konuşuyorum. İnanıyorum ki çok samimi kardeşlerim de vardır oraya gönül verenler içinde. Bu gerçekleri görmeleri için bir hatırlatmayı sorumluluk olarak görüyorum. O koltuğunda oturacak diye bu ülkede kan akmasına üniversite öğrencilerinin sokağa dökülmesine müsaade etmeyiz. Bahçeli bir yandan çözümü engellemek bir yandan kendi tabanını sokağa dökmek için her türlü yola başvuruyor.

'Vur de vuralım öl de ölelim 'diyecekler sen de genel başkan olarak 'Gelecek onun da gereği yapılacak 'diyeceksin. Bir siyasetçi bunu söyler mi ? Biz kana gözyaşına tahammül edecek değiliz. Devlet Bahçeli'nin de Kemal Kılıçdaroğlu'nun da 63 isme akil insanlar heyetine söz söylemeye ne birikimi ne kapasitesi ne de kalibresi vardır. Bu iki zihniyet var ya. Geçmişte bunlar cetvelle kafatası ölçüyorlardı. İkisi de bunların geçmişlerinde o var. Şimdi de çıkmışlar milletin memleket sevgisini ölçmeye kalkıyorlar. Afedersiniz size bu yetkiyi kim verdi ? Bugüne kadar bu ülke için millet için ne yaptı bunlar. Hangi eserleri var hangi hizmetleri var ? Bizi birşeylerin hülyası içindeyiz. Biz yaptıklarımızla övünmüyoruz yapacaklarımızı anlatıyoruz." (BCK)

Etiketler: , , , ,
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com