Erdoğan 'Demokratikleşme Paketi' içeriğini açıkladı!

Erdoğan 'Demokratikleşme Paketi' içeriğini açıkladı!
Erdoğan'ın daha önce 'şaşırtıcı' olarak nitelediği Demokratikleşme Paketi bir süredir ülkenin gündemini meşgul etmekteydi. O paketin içeriği nihayet açıklandı!

Başbakan paketi yasal ve idari düzenleme gerektiren maddeler olarak 2 bölümde ele aldı.

İŞTE O ŞAŞIRTICI(!) 'DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sisteminin tartışmaya açılacağını belirterek, “Mevcut sistem yani yüzde 10 barajıyla devam edebiliriz, bu birincisi. Barajı yüzde 5’e çekip, 5’li gruplandırmayla Daraltılmış Bölge Seçim Sistemini uygulayabiliriz. Üçüncü seçenek olarak da ülke barajını tamamen kaldırarak, Dar Bölge Seçim Sistemini getirebiliriz” dedi.

Başbakanlık Yeni Bina'da merakla beklenen Demokratikleşme Paketi'ni Bakanların da katılımı ile açıklayan Başbakan Erdoğan, paketi “Türkiye için tarihi bir an” olarak nitelendirdi. Demokratikleşme paketinin bir kısmının yasal diğer kısmının ise idari düzenlemelerle hayata geçeceğini anlatan Erdoğan, öncelikle yasal düzenleme gerektiren reformları sıraladı.

Erdoğan, bazı kanunlarda yapılacak değişikliklerle ve yeni çıkarılacak kanunlarla siyasi hakların daha da genişletileceğini, 10 yıllardır devam eden tartışmalara artık son verileceğini ifade etti. Seçim sistemini değiştirmek için önemli bir adım atılarak, sistemi tartışmaya açtıklarını söyleyen Erdoğan, Türkiye’deki mevcut seçim sisteminin özellikle 12 Eylül müdahalesinin ardından tartışma konusu olduğunu ifade etti. Tüm siyasi partilerin seçim sisteminin değişmesi gerektiğini dile getirdiğini anımsatan Erdoğan, “Mevcut seçim sistemi yüzde 10 barajı AK Parti’ni getirdiği bir sistem değildir. Biz 2002 seçimlerine girerken bu sistem uygulanıyordu. Biz bu sisteme tabi olarak o seçime girdik yüzde 10 barajı vardı.

Daha partimizi kurarken mevcut seçim sisteminin katılımcılıktan uzak olduğunu değişmesi gerektiğini biz de ifade etmiştik. Gerek Akil İnsanlar Heyeti Raporlarında gerekse AB İlerleme Raporlarında seçim sistemindeki sorunlar dile getirilmişti. Tüm öneri tavsiye ve eleştirileri gözden geçirdik ve bu sorunu çözmek için bir adım atıyoruz. Yeni seçim sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda bir tek seçenek sunmuyoruz, 3 farklı alternatifi tartışmaya açıyoruz” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yasal düzenleme gerektiren reformları şöyle sıraladı:

SEÇİM SİSTEMİ DEĞİŞİYOR

“Mevcut sistem yani yüzde 10 barajıyla devam edebiliriz, bu birincisi. Barajı yüzde 5’e çekip, 5’li gruplandırmayla Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi’ni uygulayabiliriz. Üçüncü seçenek olarak da ülke barajını tamamen kaldırarak, Dar Bölge Seçim Sistemi’ni getirebiliriz. Bu üç seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak Türkiye için en doğrusu en isabetlisi hangisi ise o yönde düzenlemeyi Meclis’e getirecek yolumuza o şekilde devam edeceğiz.

SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMI

Siyasi haklar alanında ikinci düzenlemeyi siyasi partilere devlet yardımı konusunda yapıyoruz. Siyasi partilere devlet yardımının kapsamını genişletiyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun ek 1. maddesini değiştiriyor, devlet yardımı için yüzde 7 olan mevcut oranı yüzde 3’e çekiyoruz. Seçime katılan siyasi partilerden yüzde 3’ü aşan oranda oy alanlara da Hazine’den ayrılan toplam kaynak içinden devlet yardımı yapılacaktır. Bu düzenlemenin de siyasi partilerimizi özellikle güçlendireceğine katılımcılığı artıracağına, rekabetin daha adil hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

PARTİ TEŞKİLATLANMALARINDA BELDE ZORUNLULUĞU KALKIYOR

Siyasi partilerin teşkilatlanmalarına kolaylık getiriyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun 20. maddesini değiştiriyoruz, ilçede teşkilatlanma için beldelerde teşkilat kurma zorunluluğunu kaldırıyoruz. Mevcut durumda bir ilkede teşkilatlanmak için ilçe sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurma zorunluluğu vardı. Bunu kaldırıyor, beldelerde teşkilat kurulması zorunlu değildir ibaresini getiriyoruz.

EŞ GENEL BAŞKANLIĞIN ÖNÜNÜ AÇILIYOR

Siyasi partilerde eş genel başkanlığın önünü açıyoruz. Bu alanda uluslararası örnekleri inceledik, demokrasilerdeki işleyişe baktık ve ilgili yasa maddesini değiştirmeyi uygun gördük. Seçim Kanunu’nun 15. maddesine bir ek yapıyor, tüzüklerde yer almak ve 2 kişiden fazla olmamak kaydıyla partilere eş genel başkanı sistemini uygulama imkanı getiriyoruz.

SİYASİ PARTİLERE ÜYE OLMADA ENGELLER KALDIRILIYOR

Siyasi partilere üyelikte engelleri kaldırıyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun 11. maddesinde yapacağımız değişiklikle siyasi partilere üye olmayı daraltan, kısıtlayan bazı engelleri ortadan kaldırıyoruz. Seçim kanunu hükümlerine göre oy verme hakkına sahip olan her kesin siyasi partilere de üye olabilmesinin önünün açıyoruz. Bu amaçla 11. maddenin (b) bendindeki 6 kısıtlayıcı engeli ortadan kaldırıyoruz.

FARKLI DİL VE LEHÇELERDE SİYASİ PROPAGANDA GELİYOR

Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda imkanını getiriyoruz. 298 sayılı Kanun’un ilgili maddesini değiştirerek siyasi parti ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propaganda da Türkçenin yanında farklı dil ve lehçelerinde kullanılabilmesini mümkün hale getiriyoruz. Ön seçimlerde farklı dil ve lehçelerde propaganda imkanını getiriyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun 43. maddesindeki kısıtlayıcı hükmü kaldırıyor, ön seçimlerde de Türkçeden başka bir dil ayada lehçe ile propaganda imkanını tüm partilere sağlıyoruz.

NEFRET SUÇLARINA CEZA ARTIYOR

Nefret, ayrımcılık, yaşam tarzına müdahale gibi suçlarla daha etkin şekilde mücadele etmeye başlıyoruz. Nefret saikiyle işlenmesi durumunda belirli suçların cezalarını daha da artırıyoruz. Belirli suçlar, kişinin, dili, ırkı, milliyeti, rengi, cinsiyeti, engelliliği, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini veya mezhebi nedeniyle işlenirse, cezası daha da ağırlaşacak. Ayrımcılıkla daha etkin mücadele etmek için ceza miktarlarını artırıyoruz, kişinin inançlarının gereğini yerine getirmesi dolayısıyla belli haklarını kullanmasını, belli haklardan yararlanmasını engelleyenleri ceza kapsamına alıyoruz. Bu sebeple işlenen suçun cezasını da 1 yıldan 3 yıla kadar artırıyoruz. Türkiye’de hiç kimse dilinden, ırkından, milletinden, renginden, inancından ve inancının gereğini yerine getirmekten dolayı ayrımcılığa maruz kalmayacak. ‘Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu’ kuruyoruz. Ayrımcılık yasağının ihlali halinde konuya ilişkin görev ve yetkisi bulunan kamu makamları ihlali sona erdirmek, sonuçlarını gidermek, tekrarlanmasını önlemek üzere gerekli tedbirleri almakta yükümlü kılınacak.

Yaşam tarzına saygıyı TCK ile güvence altına alıyoruz. TCK’da yapacağımız değişiklikle dinin inancın gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesini de ceza kapsamına alıyoruz. Dini ibadet ve ayinlerin bireysel olarak da yapılmasının engellenmesini de yine bu kapsama alıyoruz. Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale edenlere ya da bunları değiştirmeye zorlayanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriyoruz.

BELİRLİ HARFLERİN KULLANILMASININ CEZASI KALDIRILIYOR

TCK’da belirli harflerin kullanılmasından dolayı var olan cezai müeyyideyi kaldırıyoruz. Böylece fiilen de uygulama alanı kalmayan ihlalleri TCK’dan çıkarıyor bir nevi klavyelere özgürlük getiriyoruz.

TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ İÇİN "DÜZENLEME KURULU" GELİYOR

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanun’da önemli değişiklikler yapıyoruz. Bu kapsamda öncelikle toplantı yer ve güzergahının belirlenmesinde katılımcılığı sağlıyoruz.

Mülki amir, ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin almak suretiyle nihai kararı verecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin sürelerini uzatıyoruz. Açık yerlerde güneşin batışından bir saat önceye kadar sürebilen toplantılar güneş batmadan dağılacak şekilde, kapalı yerlerde saat 23.00’e kadar süren toplantılarda saat 24.00’e kadar yapılabilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde hükümet komiseri uygulamasına son veriyoruz.

Mevcut durumda hükümet komiseri tarafından üstlenilen yükümlülükler artık ‘Düzenleme Kurulları’ tarafından yerine getirilecek. Kurul toplantının amacının dışına çıktığı veya düzen içinde gerçekleşmesinin imkansız olduğunu gördüğü durumda dağılma kararı alacak ve durumu kolluk amirine bildirecek gösteri ve yürüyüş kanuna aykırı hale gelirse Düzenleme Kurulu gösteri ve yürüyüşün sona erdiğini ilan edecek ve bunu kolluk amirine bildirecek. Düzenleme Kurulu bu görevi yerine getirmezse o mahallin en büyük mülki amiri toplantı ile ilgili kararını verecektir.

ÖZEL OKULLARA ANADİLDE EĞİTİM HAKKI VERİLİYOR

Yapacağımız yasal değişikliklerle özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz. Bu konuda dünya örneklerini çok yakından inceledik. Bildiğiniz gibi 2003 yılında yaptığımız değişiklikle farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi amacıyla özel kurs imkanını getirmiştik. Daha sonra ise üniversitelerimizde farklı dil ve lehçelerle ilgili birimlerin açılmasını sağlamıştık. Geçen yıl yaptığımız eğitim düzenlemesi ile farklı dil ve lehçelerin okullarda seçmeli ders olarak öğretilmesinin yolunu açmıştık. Şimdi de özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesini mümkün hale getiriyoruz.

Ülkemizde Türkçe dışındaki dillerde eğitim ve öğretim konusu 2923 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu kanuna yapacağımız bir ek ile Özel Öğretim Kurulları Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere farklı dil ve lehçelerde özel öğretim kurumu açılabilecek. Bu kurumlarda eğitim ve öğretimin yapılacağı dil ve lehçeler bakanlar kurulunca tespit edilecek. Milli Eğitim Bakanlığımız bu tür kurumların açılmasına ve denetimine ilişkin esasları çıkaracağı bir yönetmelikle düzenleyecek. Programlar, kanunda yer aldığı gibi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecek, yine mevcut kanunda yer aldığı gibi bu okullarda da belli dersler Türkçe olarak okutulacaktır.

KÖY İSİMLERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNİN ÖNÜNDEKİ YASAL ENGEL KALKIYOR

Köy isimlerinin değiştirilmesinin önündeki yasal engeli kaldırıyoruz. 1949 tarihli İl İradesi Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan ve dayatma içeren ibareyi kaldırarak, köylerin 1980’lere kadar kullandıkları tarihi isimleri yeniden almasını mümkün hale getiriyoruz. Mevcut kanunda belirtildiği gibi köy isimlerinin değiştirilmesi İçişleri Bakanlığımızın tasvibiyle olacak. İl ve ilçe isimlerinin değiştirilmesi için mevcut kanun hükmünce yasal düzenleme gerekiyor, bu tür taleplerde de bu yola başvurulacaktır. İl ve ilçe isimlerinin değiştirilmesi yönündeki talepleri hükümet olarak her zaman dikkate alacağız.

NEVŞEHİR ÜNİVERSİTESİ "HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ" OLUYOR

Yine bu kapsamda bir üniversitemizin de ismini değiştiriyoruz. Nevşehir Üniversitesi’nin ismini, ‘Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’ olarak değiştiriyoruz. Böylece tarihimizin bir büyük şahsiyetinin, bir gönül dostunun, gönül mimarının ismini kabrinin bulunduğu Nevşehir’deki üniversitemize veriyoruz.

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA YASAL GÜVENCE

Kişisel verilerin korunmasına yasal güvence getiriyoruz. 12 Eylül 2010’da yaptığımız anayasa değişikliği ile kişisel verilere anayasal güvence getirmiştik. Şimdi bu anayasa maddesinin uygulamasını sağlamak için taslağı hazır olan kanunu Meclisimize gönderiyoruz. Kişilerin özel bilgileri ilgisiz kişiler tarafından kullanılamayacak, ilgisiz kişilerle paylaşılamayacak.

YARDIMLAR İSTENİLEN YERE VERİLEBİLECEK

Yardım toplamadaki kısıtlamaları kaldırıyoruz. Yardım toplama konusunda zaman zaman özgürlükler sınırlama altına alınmıştı. Kurban derisi, fitre ve zekat toplama konusunda Türk Hava Kurumu’na yetki verilmiş, aslında anayasa ve yasalara tamamen aykırı, insan hak ve hürriyetlerine ters bir durum oluşmuştu. Bununla ilgili yönetmelik geçtiğimiz hafta yayımlanmıştı. Şimdi yasal olarak da bu yanlış uygulamaya son veriyor, ilgili kanunun 8. Maddesindeki söz konusu hükmü kaldırıyoruz. Vatandaşımız bundan sonra yardımlarını hür iradesiyle istediği yere verebilecek.”

KAMU KURUMLARINDA BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI KALKIYOR

Başbakan Erdoğan, yasal düzenleme gerektiren reformların ardından, ikinci kısımda ise idari düzenleme gerektiren reformları açıkladı. Başbakan Erdoğan, bu düzenlemelerin Bakanlar Kurulu kararı, genelge ya da yönetmelik değişliği ile gerçekleştirilebileceğini ifade ederek şöyle devam etti:

“Kılık kıyafet yönetmeliğini değiştirerek kamu kurumlarında başörtüsü yasağını kaldırıyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelik, kadın ve erkekler için kısıtlayıcı hükümler içeriyordu. Bu kısıtlamalar çalışma hakkını, din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ediyor, ayrımcılık içeriyordu. Yönetmeliğin 5. maddesinde değişiklik yaparak kadın çalışanların giyimleri üzerindeki ayrımcı ihlalleri kaldırıyoruz. Resmi elbise giymek zorunda olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını, Emniyet mensuplarını, Yargıda hakim ve savcıları bunun dışında tutuyoruz.

İLKOKULLARDAKİ ÖĞRENCİ ANDI KALKIYOR

İlkokullardaki öğrenci andı uygulamasını kaldırıyoruz. 1933 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir genelge yayımlanmış, ilk ve orta dereceli okullarda ‘Andımız’ uygulaması başlatılmıştı. Bu uygulama zaman zaman kaldırıldı, metin değişikliğe uğradı, 12 Mart ve 12 Eylül’de bireysel girişimler neticesinde bu uygulama devam etti. Geçen yıl ortaokullarda bu uygulamayı kaldırmıştık. Şimdi de ilkokullarda bu uygulamaya son veriyoruz.

MOR GABRİEL ARAZİSİ MANASTIR VAKFINA İADE EDİLİYOR

Mor Gabriel, diğer adıyla Deyrulumur Manastırı arazisi manastır vakfına iade ediliyor. Böylece bir haksızlığı gideriyor, Süryani vatandaşlarımıza önemli bir haklarını teslim ediyoruz. Esasen Cumhuriyet tarihimiz boyunca bu konuda en büyük hassasiyeti hükümetimiz gösterdi. Hakların iadesi konusunda ciddi bir çalışma sergiledik. 2003, 2008 ve 2011 yılında yaptığımız düzenlemelerle mağduriyetlerin giderilmesi için samimi adımlar attık ve somut neticeler elde ettik. Şu ana kadar bu kapsamda 250’den fazla iade yaptık. Toplam tutarı yaklaşık 2,5 milyar Liralık mülkü hak sahiplerine teslim ettik. Süreç devam ediyor, incelemeler devam ediyor ve yine önümüze geldikçe bunların iadesi sağlanacak. Hiç kimseyi mağdur etmeden, hak sahiplerine haklarını teslim edeceğiz.

"ROMAN DİL VE KÜLTÜR ENSTİTÜSÜ" KURULUYOR

Roman Dil ve Kültür Enstitüsü kuruyoruz. Roman vatandaşlarımızın dil ve kültürleri ile karşılaştıkları sorunlara yönelik olarak araştırmalar yapmak, çözüm önerileri üretmek amacıyla bir ilimiz üniversitesi bünyesinde, ‘Roman Enstitüsü’ kuracağız. Roman vatandaşlarımızın yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve eğitim alanındaki sorunların giderilmesi için adımlar atıyoruz. Bu amaçla, 2009 yılında Türkiye’de ilk kez gerçekleştirdiğimiz Roman Çalıştayı sonrası başlatılan çalışmaları hızlandırıyoruz. İlgili bakanlık ve kurumlarımız çalışmalarını hızla tamamlayacaklar. Özellikle barınma noktasında Roman vatandaşlarımız için çok önemli bir adım attık ve TOKİ eliyle Roman konutları üretmeye başladık.

Edirne, Çanakkale, Sakarya, Bursa ve diğer birçok il, ilçemizde bu inşaatlar devam ediyor. Onların kültürlerine yönelik bir hassasiyet içerisinde projeler hazırlanıyor ve inşaatlar da bu şekilde gerçekleştiriliyor.”

“TEK BİR PAKET HALİNDE AÇIKLANAN EN KAPSAMLI REFORM SÜRECİ”

Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda ise Türkiye’de, bugüne kadar “tek bir paket halinde açıklanan en kapsamlı reform sürecini” başlattıklarını ifade ederek, “Bu süreci en kısa zamanda tamamlayacak, yeni hedeflere doğru ilerlemeye devam edeceğiz. Bu paketle birlikte, Türkiye ekonomisi, demokrasisi, Türkiye’nin toplumsal yapısı ve kardeşliği inanıyorum ki çok büyük güç kazanacak. Sürece katkı sağlayan herkese, her kesime, tüm kurum ve kuruluşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Açıkladığımız reform paketinin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum, katıldığınız için sizlere teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

 

(KKE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com