'Erdoğan dizayn edildi geliyor'

'Erdoğan dizayn edildi geliyor'
Kılıçdaroğlu, Giresun Belediyesi'nin toplu açılış ve temel atma törenine katıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Giresun Belediyesince yaptırılan yeni hizmet noktalarının toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da açılış törenlerinde yer aldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Meydanı'nda Giresun Belediyesi'nin toplu açılış ve temel atma törenine katıldı. Vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılanan Kılıçdaroğlu, halkla tokalaştı.

Giresun Aksu Festivali kapsamında Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı Türk Yıldızları da tören alanı üzerinde gösteri uçuşu yaptı. Törende konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Belediye Başkanımız Kerim Aksu ve diğer CHP'li başkanlarda olduğu gibi bir özelliğimiz var; biz kul hakkı yemeyiz, yiyene de hoş bakmayız. 5 kuruşun hesabını vermeyi de namus görevi addederiz. Kerim başkanın bütçesine verdiğiniz her kuruş sizin paranızdır. O parayı sizin için harcamak zorunda. Sizin için harcayacak, size de bunun hesabını verecek. Başka partiden belediye başkanları halka hesap vermezler, 'Ne demek halka hesap vermek, halk kimdir?' derler. Biz Cumhuriyet'in partisiyiz. Halka hesap vermeyi, Hakka hesap vermeyi görev bilen bir partiyiz. Halka hizmeti Hakka hizmet olarak gören bir siyasi partiyiz. Herkesin kafasında şu soru var; 'Bu iktidar böyle devam ederse ne olacak bu memleketin hali?'

Bir süreç başlattılar. Bilgisi olan var mı? Ne ödünler verildiğini biliyor musunuz? Bize diyorlar ki 'Ey CHP neden bu süreci desteklemiyorsun?' Biz de diyoruz ki 'Bilmediğimiz bir şeyi nasıl destekleyeceğiz?' Bir araba gidiyor. Şoför kim? Recep Tayyip Erdoğan. 'Nereye gidiyorsun?' diyorsun, 'Ben de bilmiyorum, sen de atla' diyor. CHP bilmediği bir yöne gider mi? Bizim hedefimiz Atatürk'ün belirlediği çağdaş uygarlık. Çağdaş uygarlığı gidiyorsan, hay hay beraber gidelim. Sadece oraya mı? 'Gel beraber Reyhanlı'ya gidelim' dedim, geldi mi? 'Ben Amerika'ya gideceğim' dedi. Yolun açık olsun. Dizayn edildi, geliyor şimdi."

CHP Espiye İlçe binasını açtı Haberi için TIKLAYIN

'OBAMA ONU İKNA ETTİ'

Başbakan Erdoğan'ın Amerika'ya gitmeden önce söylediği sözlerle şimdiki sözleri arasında farklılıklar olduğunu da vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başbakan 'Esad 2 ay içinde gidecek' diyordu. Gitti mi? 'Gidip Obama'yı ikna edeceğim, silahla müdahale edelim diye' dedi. İkna etti mi? Tam tersine, Obama onu ikna etti. 'Bir dakika, ne silahı kardeşim? Nereden çıkarıyorsun?' dedi. Esad kimyasal silah kullanıyormuş, dosya koltuğunun altındaymış, Obama'yı ikna edecekmiş. Tam tersine, Obama, 'Bu dosya hikaye. Senin dosyana inanmıyorum' dedi. 'Uçuşa yasak bölge ilan edin' dedi. Obama dedi ki 'Bir dakika kardeşim, ne uçuşa yasak bölgesi? Nereden çıkardın bunu?' Sonra çıktılar televizyonlara, 'Aynı görüşteyiz' dediler. Sen Türkiye'den giderken farklı görüşteydin, dizayn edildin, şimdi sen de onun noktasına geldin, 'Aynı görüşteyiz' diyorsun. Ben sana yıllar yılı, 'Uluslararası Suriye konferansı topla' dedim. 'Bunun modası geçmiştir' dedi. Obama söyleyince 'Başüstüne' dedi ve Türkiye'ye geliyor. Biri için, 'Bunu kullanın deliğe süpürmeyin' deniyorsa onun artık demokrasilerde Başbakan olmaya hakkı ve yetkisi yoktur."

'AKLINI SİYASİ OTORİYETE KİRAYA VEREN ADAMA AKİL DENMEZ'

Kılıçdaroğlu, 'Akil İnsanlar' uygulamasını da eleştirerek, "Akilleri gönderiyorlar. Kahvede oturuyorlar. Vatandaş soruyor; 'Niye geldiniz?' 'Barış için geldik' diyorlar. Herkes barış ister. Sen milletin aklıyla dalga mı geçiyorsun? Asla ve asla konumunu bilmeden halkın arasına gönderilen kişilere itibar etmeyiniz. Neyi anlattığını bileceksin, ondan sonra halkın karşısına çıkacaksın. Bilmiyor konuyu, halka ahkam kesiyor. Aklını siyasi otoriteye kiraya veren adama akil adam denmez. O farklı bir şeydir. Akil adam halkın dertleriyle ilgilenen adamdır" dedi.

'KİM DİKTATÖR KİM DEMOKRAT?'

Kılıçdaroğlu, iktidarın demokrasi anlayışını da eleştirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üniversite hocalarını hapse atacaksın, askerleri, öğrencileri, gazetecileri, avukatları, milletvekillerini hapse atacaksın, sonra da çıkıp, 'Ben demokratım. İleri demokrasi getirdim' diyeceksin. Buna sakın ola ki inanmayın. Demokrasi, özgürlük farklı bir şeydir. Demokrasiye örnek vereyim size; Recep Tayyip Erdoğan milletvekili olamıyordu. Partisi yüzde 34 oy aldı. Ama CHP şunu söyledi, 'Bu ülkede yurttaşların yüzde 34 ü AKP'ye oy veriyorsa onun genel başkanının da siyasette yolu açılmalı.' Anayasaya değiştirdik onun için, 'Gel bu ülkede Başbakan ol' diye. Demokrasi budur. O şimdi halkın oyuyla, yargı kararıyla seçilen milletvekilini hapiste tutuyor. Kim demokrat, kim diktatör? Sizin vicdanınıza havale ediyorum bunu."

'ONLAR KİM OLUYOR DA BİZE DEMOKRASİ DERSİ VERECEK?'

Anayasa çalışmaları konusunda da görüşlerini açıklayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Anayasa konusu var. Bize diyorlar ki 'Neden oturdunuz anayasa pazarlığı yapıyorsunuz?' Seçimlerde şu sözü verdik; Bu ülkenin çağdaş, demokratik anayasaya ihtiyacı var. Çünkü biz üçüncü sınıf demokrasiye razı olan bir siyasal parti değiliz. Bizim için her yurttaş birinci sınıf demokrasiyi hak ediyor bu ülkede. En son Brüksel'de birileri bize üçüncü sınıf demokrasiyi öngörüyor, 'Burada konuşamazsınız' diyor. Ona şunu söyledik; 'Biz size rağmen 7 düvele karşı kurtuluş savaşı verdik, ama hiç kimsenin önünde diz çökmedik, kimseden de demokrasi dersi almadık. Atatürk, 7 düvele karşı mücadele ettikten sonra, onlar kadınlara seçme hakkı vermezken, Türkiye Cumhuriyeti'nde Cumhuriyet Halk Partisi çıktı, kadınlara seçme ve seçilme hakkını getirdi. Onlar kim oluyor da bize demokrasi dersi verecek? CHP parlamentoda olduğu sürece hiçbir güç, Recep Tayyip Erdoğan dahil anayasadan 'Türk' sözcüğünü kaldıramaz, 'Türk milleti' lafını anayasadan çıkaramaz. Atatürk'ün kurucu ve önder rolünü hiçbir güç anayasanın başlangıç bölümünden çıkaramaz."

BAŞBAKAN 'TÜRKİYE CUMHURİYETİ' DİYEMİYOR

"Sevgiyi ve hoş görüyü harmanlamış bir ulusun evlatlarıyıs" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Hiçkimseye ne etnik kimliği, ne inancı dolayısıyla yan bakmadık, ötekileştirmedik. İnancı, kimliği ne olursa olsun insan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır ve benim başımın üstünde yeri vardır. Benim sorumluluğum var. Ana muhalefet partisi genel başkanıyım. Sayın Başbakan, sen hangi ülkenin Başbakanısın? Çık, 'Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanıyım' de. Zor mu? Diyemiyor. Neden diyemiyorsun? Senin Türkiye Cumhuriyeti ile alıp veremediğin ne? Cumhuriyet'le alıp veremediğin ne? Benim sorumluluğum kadar sizim de sorumluluğunuz var. Benim çalıştığım kadar sizin de çalışmaya ihtiyacımız var. Beraber bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele edeceğiz. Türkiye'yi zor günler bekliyor. Eğer bir ülkede 76 milyon insan Abdullah Öcalan'ın ağzına bakar hale getirildiyse hep beraber düşünüp karar vermek zorundasınız. Bir ülkede süreç denen o süreci birileri konuşmuyor susuyor ama vatandaşlar bunu Kandil'den öğreniyorlarsa hep beraber oturup düşünmek zorundasınız. Benim kadar sizin de göreve ve sorumluluğunuz var. Demokrasi sorumlulukları paylaşmaktır. Siyasi otoriteye hesap sormaktır. Bunu yaptığınız zaman demokrasiyi kaliteli hale getiririz. Özgürlüğün kısıtlandığı demokrasi olabilir mi? Vatandaş telefonla konuşurken korkuyor dinlerler diye. Beraber bu soruları çözeceğiz. Yeter ki gücümüzü bölmeyelim. Yalana kulak asmayalım. Yalan söyleyen adamdan Başbakan olmaz. Kimse kusura bakmasın. Amerika'da başka yerde kendimize umut aramıyoruz, umut sizsiniz. Kurtuluş savaşını beraber verdik, demokrasi ve özgürlüğü yine beraber getireceğiz."

Konuşmaların ardından Tekirdağ ve Giresun arasındaki Kardeş Şehir protokolü, iki kentin belediye başkanları ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla imzalandı. Kılıçdaroğlu daha sonra Giresun Valisi Dursun Ali Şahin'i makamında ziyaret etti.(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com