Erdoğan yalakalığında sınır yok

Erdoğan yalakalığında sınır yok
Erdoğan’ın, 28 Şubat’la ilgili komisyona bilgi vermeyi kabul etmemesi başlı başına bir tartışma konusu iken, AKP’li milletvekillerinin sorduğu sözde sorular, daha vahim bir manzarayı ortaya koydu.

SANSURSUZHABER - ANALİZ - Darbeleri araştırma amacıyla kurulan TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, komisyona gelmeye dahi tenezzül etmeyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği soruları okuyunca, “Keşke Aziz Nesin bugünleri görseydi de, Zübük’ün pabucu nasıl dama atılıyor görseydi” diye geçti içimden.
 
Siyasetin ve siyasetçinin düştüğü noktaya iç çekerek baktım. Yazık, hem de çok yazık! Erdoğan’ın 12 Eylül referandumuna kadar her konuşmasında “Milli iradenin tecelli ettiği” yer olarak gösterdiği Meclis’te, 28 Şubat’la ilgili komisyona bilgi vermeyi kabul etmemesi başlı başına bir tartışma konusu iken, AKP’li milletvekillerinin sorduğu sözde sorular, daha vahim bir manzarayı ortaya koydu.
 
Komisyon, Erdoğan’a yazılı olarak cevaplaması için alt ekleriyle birlikte toplam 60 soru yöneltti. Özel kurye ile mühürlü zarfta gönderilen sorularda herhangi bir kısıtlama konulmadı. Toplam 26 soru hazırlayan AKP’li milletvekilleri, Başbakan’a 28 Şubat sürecinde kendisi ve ailesinin tehdit edilip edilmediğini sordu. “Eh neyse, kendi genel başkanları, netameli konulara girmek istememeleri doğal kabul edilebilir” derken, bazı sorular hakikaten ‘pes’ dedirtti.
 
Kayseri Milletvekili ve 28 Şubat 1997-27 Nisan 2007 Askeri Müdahalelerini Araştırma Alt Komisyonu Başkanı AKP’li Yaşar Karayel, Erdoğan’a 13 soru yöneltti.  Karayel, “AKP’nin kapatılması davası ve Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki 367 tartışmaları yaşanırken sermaye, finans ve medya patronlarının beklentilerine rağmen 27 Nisan e-bildirisi taraftar ve karşılık bulmadı. Bu durumu nasıl başardınız?” diye, soru kılıfına sokulmuş, vıcık vıcık yağ damlayan bir madde eklemiş metne.
 
Efendim, mükemmel olmayı nasıl başarıyorsunuz?” tarzı bir soru bu. Allah aşkına, ‘millet iradesinin tecelligahı’ olan TBMM, bir sonraki dönemi de garantilemeye çalışan ikbal heveslisi milletvekillerinin, kaderlerini iki dudağı arasında gördükleri Erdoğan’a yağ çekme yeri mi? Böyle bayağı soru mu olur? Erdoğan’ın yandaşı gazetecilerle yaptığı programlardaki pespaye soruları dahi sollamış geçmiş.
 
27 Nisan’la ilgili o kadar sorulabilecek soru varken, tutup “Nasıl başardınız?” diye sormanın anlamı nedir? Mesela, “Milletin kaderini belirleyen bir husus olan Yaşar Büyükanıt ile yaptığı Dolmabahçe görüşmesinin perde arkasında ne var?” sorusu niye sorulmaz. “27 Nisan bildirisinde TSK’nın Başkomutanı olacak kişinin sözde değil özde laik olması gerektiğini belirtirken, bu görüşmenin ardından ne oldu da Büyükanıt süt dökmüş kediye döndü?” sorusunun artık cevap bulması gerekmez mi?
 
Erdoğan’ın o süreçte, yine Dolmabahçe’de, Hürriyet’in o dönemki Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ile neden görüşme ihtiyacı hissettiğini cevaplaması gerekmez mi? Laiklik hassasiyetinden ilk andan son ana kadar taviz vermeyen İlker Başbuğ’a üstün hizmet madalyası verilmezken hatta bu hassasiyeti yüzünden Silivri’ye hapsedilirken, Yaşar Büyükanıt’a hem madalya hem de milyonluk makam arabası vermesinin nedeni merak edilmez mi?
 
AKP’liler bu soruların cevaplarını merak etmez. Merak ettikleri tek husus bir dahaki dönem yine milletvekili olup olamayacakları. Türkiye’yi liderinin gölgesinden dahi korkan bu zihniyet yönetiyor. Kendi ikballerini herşeyin üstünde tutan bu zihniyet, Türkiye’yi daha nerelere götürecek bakalım! Ancak hiç de iyiye gitmediği aşikar ortada.

(SANSURSUZHABER.COM )

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com