Erdoğan'a devlet adamlığı dersi verdi!

Erdoğan'a devlet adamlığı dersi verdi!
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a devlet adamlığı dersi verdi.
CHP Parti Meclisi (PM) toplanmadan önce bir konuşma gerçekleştiren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu "Müslüman bir ülkeye saldırmak için her türlü koalisyonla ben işbirliği yapmaya hazırım, diyor. Bu gönüllü taşeronluğu aşan bir şeydir. Bu cümlenin milli, dini, ahlaki hiçbir tarafı yoktur. Bu, 'ben ilkesizim, ben tetikçiliğe hazırım' demektir. Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetmeye kalkan bir Başbakan böyle cümle kuramaz. Özür borcu vardır ama özür de yetmez. Öyle bir makamda oturamaz" diyerek Erdoğan'a devlet adamlığı dersi verdi.
 
Olimpiyat konusuna da değinen CHP lideri Kılıçdaroğlu  "Olimpiyatları almayı umuyorduk, büyük bir heyecan vardı, herkeste büyük bir umut vardı ama maalesef olmadı ama umudumuzu yitirmeyeceğiz. İnşallah önümüzdeki süreçte olimpiyatlar mutlaka İstanbul'a gelecektir. Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış bir İstanbul'a olimpiyat yakışır. Olimpiyatlar barıştır, dostluktur, kardeşliktir, kültürlerin birleşmesidir, centilmence yarışmaktır. O açıdan olimpiyatlara çok ihtiyacımız var" ifedelerini kullandı.
 
2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den örnek veren CHP lideri Kılıçdaroğlu "İnönü, 2. Dünya Savaşı sonrası milyonlarca insan yaşamını yitirirken bir kişinin burnunun kanamasına dahi izin vermedi. Onu eleştirdiler; 'ekmeği karneye bağladın' diye. Ama çıktı şunu söyledi; 'Evet doğrudur. Savaşın olduğu her yerde ekmek karneye bağlanmıştır ama ben bu ülkede hiçbir çocuğun yetim kalmasını istemedim ve önündeki bütün engelleri tıkadım.' Böyle bir insandır, devlet adamlığı budur. Mustafa Kemal Atatürk, 'Bir ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir' demiştir. CHP'nin temel ilkesi budur. Barışı her ortamda savunduk, savaş son şanstır. Ülkenize yönelik bir tehdit varsa savaş kaçınılmaz olur. Onun dışında barışı savunmak bizim temel görevimizdir" dedi.
 
"1. Haçlı Seferlerinin üzerinden 9 asır geçti. Bu toprakların namusundan, canından, malından sorumlu olan hiçbir lider, hiçbir komutan, hiçbir devlet adamı 5 Eylül 2013 tarihinde bu ülkeyi yöneten Başbakanın kullandığı cümleyi asla kullanmamıştır. 900 yıllık tarihe bakın. Hiçbir lider, devlet o cümleyi kullanmamıştır. Diyeceksiniz ki nedir o cümle; komşumuz, Müslüman bir ülkeye saldırmak için 'Ben her türlü koalisyonla hazırım' cümlesidir. Ne demek değerli arkadaşlar? 'Müslüman bir ülkeye saldırmak için her türlü koalisyonla ben işbirliği yapmaya hazırım, diyor. Bu gönüllü taşeronluğu aşan bir şeydir. Bu cümlenin milli, dini, ahlaki hiçbir tarafı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetmeye kalkan bir Başbakan böyle cümle kuramaz. 'Her türlü koalisyonun içinde yer alırım' demek, benim kendime özgü, ülkeme özgü bir duruşum, bir ilkem yoktur demektir. 'Her türlü koalisyonun içinde yer alırım' demek, ben ilkesizim, ben tetikçiliğe hazırım demektir. Kin ve nefret üzerine dış politika oluşturulur mu? Bu topraklardan Kılıçarslan da, Selahattin Eyyübi de geçti, Mustafa Kemal Atatürk de geçti. Hiç lider, 'Ben her türlü koalisyonun içinde yer alırım yeter ki siz Suriye'de 5 yaşındaki Ahmetleri, Zeynepleri, Muhammedleri, Osmanları öldürün, ben de onlarla beraber, sizinle beraber ben de elime silah alacağım ve onları öldürmeye gideceğim… Böyle bir anlayış olabilir mi? Hangi ahlak, hangi din buna izin veriyor. Hangi siyaset anlayışı buna izin veriyor? Kabul etmek mümkün değildir." diyerek Erdoğan ve ekibine yüklenen Kılıçdaroğlu "Vicdan sahibi herkese de soruyorum; her vicdan sahibi yurttaşın rengi, inancı, siyasi görüşü ne olursa olsun bu söylemi kendi vicdanında tartmak zorundadır, bu ülkeye, insanına, ailesine ve çocuklarına saygısı varsa” dedi. Kılıçdaroğlu, “Böyle bir cümleyi bu ülkeyi yöneten bir Başbakan kullanamaz. Özür borcu vardır ama özür de yetmez. Öyle bir makamda oturamaz" dedi.
 
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin bildirisinden bir paragraf okuyan Kılıçdaroğlu "Bir gazetecinin nefes alamaz hale getirilmesi ne demektir, medya üzerinde korku iklimi ne demektir arkadaşlar? 'Olağanüstü hal döneminin devam ettiğini görüyoruz' diyor. Bu ülkenin gazetecileri söylüyor. Üstü örtülü bir sıkı yönetim uygulanıyor Türkiye'de. Yarı açık cezaevine döndürüldü Türkiye. Ya gazeteciyi hapse atacaksın ve ya işinden edeceksin. Açıklamada bir de sitem var, o da gazeteciliğin yüzkarası. Şöyle diyor; 'İktidara yakın bazı yayın organlarının muhalif gazetecileri hedef göstererek işten çıkarılmaları için yürüttüğü kampanyayı da ayrıca protesto ediyoruz.' En büyük medya patronu kim? Başbakanlık koltuğunda oturan zat. İstediğini atar, istediğini yeni göreve getirir, istediği gazeteye el koyar. Beğenmediği köşe yazarlarını atar, yandaşlarını oraya getirir" şeklinde konuştu. (BCE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com