Erdoğan'a TV'den Seslendi!

Erdoğan'a TV'den Seslendi!
Kılıçdaroğlu, NTV'de Başbakan Erdoğan'a seslendi..


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu  NTV'ye konuştu.



Kılıçdaroğlu 12 Eylül'deki anayasa değişikliği referandumu öncesinde Can Dündar'ın sorularını CHP Genel Merkezi'nde yanıtladı.



Konuşmasına vatandaşların Ramazan Bayramı'nı kutlayarak başlayan CHP Genel Başkanı, 'Benim villam Başbakan'ın malikanesi ile eşitse, ben takas etmeye razıyım. Böyle bir takas gerçekleşirse, o malikaneyi Kızılay'a bağışlayacağım' dedi. Ayrıca mitinglerdeki üslubu Başbakan'ın sertleştirdiğini söyleyerek, 'Ne anamız kaldı, ne babamız' dedi.



Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:



'VİLLAMI TAKAS ETMEYE RAZIYIM'

'Başbakan'ın evini ziyaret etmek niyetim yok. Ama Başbakan arzu ederse bir TV programında kendisine o konutlar ile ilgili soru soracağım. Ben gazetelerdeki fotoğrafları görüp, onun üstüne bu ifadeleri seslendirdim. Ben o kadar lüks bir konuta da girmek istemem.



Benim villam Başbakan'ın malikanesi ile kıyaslanacaksa, eşitse, ben takas etmeye razıyım. Eğer böyle bir takas gerçekleşirse, ben o malikaneyi Kızılay'a bağışlayacağım.



Başbakan'ın talihi siyasete atıldıktan sonra döndü. Kayıtlar ortada, Başbakan belediyede işe CHP döneminde başladı. Kendisine vekillik yolunu da biz açtık, çünkü anayasal yasaklarla halkın seçtiği kişilerin önünü kapatan bir parti değiliz.



'O KADAR LÜKS BİR YERDE OTURMASI DOĞRU MU?'

Bu ülkede aç olarak ölü bulunan insanlar var. Bu dramların yaşandığı bir yerde Başbakan'ın o kadar lüks bir yerde oturması, etrafını Çin Seddi gibi duvarlarla örmesi doğru mudur?



Bir gün Başbakan karşıma çıksın, yandaş yargı nedir, kendisi ile ilgili karar verenler şimdi nerelerdedir tek tek ortaya dökeceğim.



'TOPLUMUN YARISI DARBECİ Mİ?'

Madem ki hayır diyenler darbeci, toplumun yarısı darbeci oldu. Biz 'evet' diyenlere kızıyor muyuz?



CHP'li arkadaşlarımız darp ediliyor, gözaltına alınıyor.



'12 EYLÜL'DE BEDEL ÖDEMEYENLER HESAP SORUYOR'

Ben 12 Eylül günü bürokrattım ve gittim 'Hayır' oyu verdim. Evim aranmadı, sadece asker sokağa çıkma yasağı ilan ettiğinde bir kere evim arandı herkes gibi.



Bizim acılarımızı sömürüyorlar. Bu takiye kültürünün doğal sonucu. Bedel ödemeyenler hesap soruyor.



''EVET' DİYECEK SANATÇILARA SORMAK İSTERİM'

'Evet' oyu verecek olan sanatçılarla bir TV programında tartışmak isterim. Onlara evlerinin bir gece yarısı basılabileceğini, telefonlarının dinlenebileceğini ve kendilerini dinleten savcıyı da şikayet edemeyeceklerini anlatırdım.



Ben o sanatçılara, 'Bu ülkede üniversiteler neden sessiz?' diye sormak isterim.



Otobüs biletlerine zam gelince sokaktaki vatandaş hak arayabiliyordu. Şimdi bu hakkın aranamayacağı bir anayasaya hangi sanatçı 'evet' diyecek?



'BELKİ BİZ ANLATMAKTA YETERSİZ KALDIK'

Belki biz anlatmakta yetersiz kaldık. Onlara 'Neden evet diyorsunuz diyemem' Ama sanatçı sisteme muhalif olan, eline meşale alıp toplumu ileri götüren insandır. Bu değişiklik 12 Eylül'ün hangi izini kaldırıyor? YÖK mü kaldırıldı? Seçim barajı mı kaldırıldı?



Biz bu ülkede her türlü özgürlüğün olmasını ve kurumların güvencede olmasını, medyanın özgür, yargının bağımsız olmasını isteriz. Çağdaş demokraside ne varsa bizim anayasamızda da o olsun.



'YENİ BİR ANAYASA YAPARIZ, REFERANDUMA BİLE GEREK OLMAZ'

Eğer seçimden 'Hayır' çıkarsa, yeni bir anayasayı kendi ellerimizle, mutabakatla yaratacağız. Sonuçta amacımız güzel bir anayasa yapmak. Bunu seçimden önce de yapabiliriz. Toplumun farklı kesimlerini de içine katacağız. Göreceksiniz, referanduma ihtiyaç bile olmayacak.



'HAYIR ÇIKMASINI BEKLİYORUM'

Ben 'hayır' çıkmasını istiyorum ve 'hayır' bekliyorum. Ben Başbakan'a yeni bir anayasayı beraber yapabiliriz diyorum. Toplumun yüzde 95'inin mutabakatı ile neden yeni bir anayasa yapmayalım biz. 'Benim dediğim doğrudur' düşüncesini kafamızdan atalım.



'BU BİR GÜVEN OYLAMASI DEĞİL'

Bu bir güven oylaması değil. AKP için de değil, CHP için de değil.



Birçok başka sorun varken, gittik yargının ele geçirilmesi için çaba harcadık. Baskı görüldükçe kaybedecek olan AKP'dir.



'ERDOĞAN VEKİL OLURKEN UZLAŞTIK'

'Hayır' diyelim ki, uzlaşma kültürünün önünü açalım. Biz de oturalım uzlaşalım, Başbakan'a milletvekilliği yolunu açarken, uzlaştık, şimdi neden uzlaşmayalım?



'ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ALIYORLAR'

Daha önce bir memur sürüldüğünde, davayı üye olduğu sendika açıyordu. Şimdi sendika açamayacak, memur kendi açacak. Peki memur o avukat parasını nasıl bulacak? İşte insanların örgütlenme özgürlüğünü alıyorlar.



'NE ANAMIZ KALDI, NE BABAMIZ'

Ben 'cibilliyetsiz, şerfesiz' sözlerini gündelik hayatımda da ağzıma almam. Başbakan bunların hepsini söyledi. Ne anamız kaldı, ne babamız kaldı. Bu mudur siyaset! Başbakan'ın üslubu bu yönde.



Benim boyumu tartıştı, o bitti soyumu tartışmaya başladı.



'RAHİBE AFİŞİNİN GEREĞİNİ YAPTIK'

Bu rahibe afişi bizim afişimiz değildi. Birileri kullanmış, ama biz gereğini yapıp, disiplin kuruluna sevk ettik.



'RİZE BELEDİYE BAŞKANI'NI MALZEME ETMEDİK'

Bakın bu afişin gereği yapıldı ve tartışıldı. Ama Rize Belediye Başkanı'na ne oldu? 'Güneydoğu'dan kadınlar getirilsin, ikinci evlilik yapılsın' dedi. AKP gereğini yaptı, biz de malzeme etmedik. Bu bizim siyasi olgunluğumuzdur.



Külhanbeyi olmak ayrı, yiğit olmak ayrıdır. Kızabilir Başbakan ama öfkesini dizginleyebilmeli. Çünkü o iktidar, biz muhalefetiz. Adı üstünde. Biz bir konuyu çözeriz dediğimizde, 'Hayır, bunlar çözmek istemiyor' diyor meydanlarda. Çünkü o zaten çözmek istemiyor bu sorunları.



'DEMEK Kİ ÇÖZÜM SİLAHLA OLMUYOR'

Bir yerde sorun varsa, çözüm üretmek siyasetçinin görevidir. Sayın Başbakan ile görüşürken dedi ki, 'Asker ne istiyorsa verdik'. Demek ki bu işin çözümü silahla olmuyor. Biz çözüm önerimizi şu an olgunlaştırıyoruz. Bu konuda yetkin insanlarla çalışacağız ve çözeceğiz. Biz toplumu entegre ederek, toplumsal uzlaşma ile çözmek istiyoruz.'



NTV

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com