Erdoğan'dan Saraoğlu'na Açık Mektup

Erdoğan'dan Saraoğlu'na Açık Mektup
Gimsan'ın eski yöneticileri hakkında basına demeç veren Gediz Belediye Başkanı Dr. Mehmed Ali Saraoğlu'na Eski Genel Müdür Evrensel Erdoğan Açık Mektupla cevap verdi. Erdoğan, Saraoğlu'nu yalanladı ve göreve çağırdı...

GİMSAN A.Ş. ESKİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE GENEL MÜDÜRÜ EVRENSEL ERDOĞAN'IN BASIN AÇIKLAMASI


GEDİZ BELEDİYE BAŞKANI
MEHMED ALİ SARAOĞLU'NA AÇIK MEKTUP


   Sayın M. Ali SARAOĞLU ,
   Gimsan ile ilgili olarak Tellal Gazetesine verdiğiniz demeci hem şaşkınlık ve hem de üzülerek okudum. Sözlerime bir fıkra ile başlamak istiyorum:
   İki arkadaş bir Kurban Bayramı arefesinde sohbet ederlerken biri “Kurban kesme geleneğinin nerden geldiğini biliyor musun' diye sorar. Öbürü “Biliyorum ama bir de senden dinleyeyim” diye cevap verince adam anlatmağa başlar:
   “Evliyanın biri , bir gün deniz kıyısında kızını kurban niyetine keserken , dalgaların arasından bir keçi çıkagelmiş” deyince diğeri “Senin nereni düzelteyim be adam! İyi dinle, Evliya değil, Hazreti İbrahim, kız değil oğlan, deniz kenarında değil dağ başında, ayrıca dalgaların arasından keçi gelmedi, gökten koç geldi” demiş.


   Ben de sizin demecinizin neresini düzelteceğimi bilemiyorum? 
   “….Gimsan işçilerini mağdur eden eski ve yeni yöneticiler ve yönetim kurulu üyeleri halka ve ortaklarına hesap vermelidir” demişsiniz.


   Öncelikle terminolojik bir hatayı düzeltmeliyim. Anonim şirketler halka değil ortaklarına hesap verir. Hesaplaşma yeri ne gazete sütunları, ne Belediye salonları ve ne de kahve köşeleridir.Şayet ortak Gediz'li hala kalmışsa – ki kanımca nerde ise tamamı hisselerini sattı- genel kurula gider ve yeni yöneticilerden hesap sorar.
   Bizlerin ise sadece Allah'a verilecek hesabımız kaldı.. Zira dönemimizin hesabını şu andaki yöneticilerin de katıldığı genel kurul toplantılarında aklanmak suretiyle verdik.
   Azledilmemden iki yıl sonra daha önce ibra edilen yani aklanan faaliyetlerimiz nedeni ile mahkemelere verildik. Kısaca hesabı mahkemelerde vermeğe devam ediyoruz.
   Bunun dışında bir şey yapmamız gerekiyorsa söyleyin de onu yapalım. Gelelim işçilerin mağduriyetine… Gimsanda çalıştığım 31 yıl boyunca fabrikanın üretime geçmediği yıllar dahil işçiler ücretlerini tek bir gün bile aksamaksızın almışlardır.İşletmeye açıldıktan sonra da işçilerimize ücretleri dışında, yılda 4 maaş tutarında ikramiye , çocukları için eğitim desteği verilmiş ve yakacak yardımı yapılmıştır. Gimsan A. Ş. yönetimi, bu faaliyetler çerçevesinde, devamlı olarak şirketin büyümesini ve gelişmesini sağlarken; aynı zamanda, ortaklarına da her yıl elde edilen kârlardan mevzuat gereği paylarına düşen temettüleri de ödemiştir. Bu sûretle de; 1993 yılına gelindiği süreçte de, Gimsan A.Ş. ortakları ortak olarak yatırmış oldukları paralarının tamamını, döviz değerleri karşılığında almış olmaktadırlar. Sonra ne mi olmuştur? Bir zamanlar gözdeniz olan ve peşlerine takıldığınız bu kişiler önce ikramiyeleri kaldırmış, sonra tüm işçileri işten çıkarmış, daha sonra da bu kişilerin ekmek parası kazanmak mecburiyetlerini istismar ederek asgari ücretle çalışmaları koşulu ile bir bölümünü işe almışlardır.Ama bu defa da hak edilen ücretler zamanında verilemeyince işçiler haklarını mahkeme kapılarında aramağa başlamışlardı .En sonunda da bıçak kemiğe dayanmış ve hepsi yasal haklarını kullanarak topluca işlerini bırakmış ve mahkemeye gitmişlerdir.Acaba dünyada tüm çalışanları ile mahkemelik olan bir başka şirket var mıdır ?Bunu daha önceden tahmin ediyor olmalılar ki yönetim ve denetim kuruluna özellikle avukatlar aldılar.
   Öte yandan sırası gelmişken söyleyeyim. Biz işçilere toplu sözleşme dışında fazladan bir ikramiye ödediğimiz için mahkemeye verildik ve verilmekle kalmayıp haklarımızda yurt dışı yasağı talep edildi. Talep edildi de ne oldu ? Şişli savcısı sadece benim ifademi aldı ve takipsizlik kararı verdi.Diğer arkadaşların ifadesi bile alınmadı.


   Siz bu olanları bilmiyor musunuz ? Nasıl olur da bizleri işçilere zulmeden şimdiki bu kişilerle ayni kefeye koyuyorsunuz ? Hiç mi insafınız yok ?

   Öte yandan şirketin hazin durumunu kaygı ile izlemekte imişsiniz. Ne oluyor maç mı oynanıyor? Yoksa kaygı ile izlediğinize göre evinizde koltuğunuza oturmuş dramatik bir dizinin sonunu mu merak etmektesiniz.Bu İZLEME sözü sizin olayların ne kadar dışında sıradan bir seyirci olduğunuzun kesin bir kanıtıdır.Bu durum sorumluluğunuzu unutup ,suçladığınız konularda en az bu yöneticiler kadar suçlu olduğunuzun bir anlamda ikrarıdır. Siz daha önce şoför mahalline bile oturmadan otobüs kullanmaya kalkan ve otobüsü uçurumdan aşağıya yuvarlayan bu kişilerin dışında -Belediye olarak- şirketin en büyük ortağı olduğunuzu bilmiyor musunuz? İzleyeceğinize ve hiçbir faydası olmayacak içi boş demeçlerle sıyrılmaya çalışacağınıza ortaklık görevini yerine getirip genel kurullara katılarak hesap sorun. Olmadı mahkemeye verin. Şu anda fabrikanın kapısına kilit vurulup, iki bekçiye emanet edilmesi dışında, Gimsan'ın borsadaki tahtasının kapatılıp daha sonra gözaltı pazarı alınmasının hesabını sorun. Sorun ki geçen yıl fabrika çalışırken 40 kuruş civarında işlem gören hisse senetlerinin , fabrikanın çalışmadığı şu günlerde nasıl oluyor da 120 kuruşa çıktığının sırrını öğrenin. Kapanan ve tek kuruş geliri olmayan ve işçi borçları dışında, ithal ettikleri makinalar için yurt dışına trilyonlarca borcu olan bir şirketin bu safhada hisse senetlerinin bir takım aşırı saflar tarafından mı bu fiyattan alındığını yoksa borsa kökenli açıkgözlerin ellerindeki malın değerini düşürmemek için yapılmakta olan bir manipülasyon mudur onu öğrenin.


   Neymiş efendim? “Kamuoyu vicdanında kendilerini aklayıcı tatmin edici bir cevap” bekliyormuşsunuz. Yapmayın bu kadar da merhametli olmayın Reis Bey.
   Görmüyor musunuz? Genel kurullarda bizleri önce ibra ettiler ve sonra mahkemeye verdiler. Böyle bir tutarsızlık olur mu? Daha iyi yüzdüreceğiz dedikleri gemiyi daha ilk günlerden kayalara bindirdiler. Bir suçlu gerekiyordu.En iyisi “geminin altı delikti” deyip kendilerini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için bizleri mahkemeye verdiler..
   Sonra ne oldu? Üretim için pamuk alamadılar.Buna da bir bahane bulmak lazım. 'İthal bir parça bekleniyor” diye hem SPK'yı , hem İMKB'yi ve hem de ortaklarını tam bir yıl boyunca aldattılar.Lütfen bir sorun koca fabrikanın çalışmasını engelleyecek sihirli parça nedir ?Allah aşkına siz o sıralarda ne yapıyordunuz?
   Herhalde bu olanları kamuoyu vicdanında kendilerini aklayıcı tatmin edici bir cevap olarak değerlendirmiş olmalısınız ki bugüne kadar hiçbir tepkiniz olmadı.

   Harekete geçmek için daha ne kadar bekleyeceksiniz?
   Sözlerime iyi kulak verin .. Bu kişiler sahip oldukları hisselerin çok büyük bir bölümünü elden çıkardılar..Şu anda mevcut borçları ceplerinden para koymadan ödemeye çalışıyorlar.Bunun için de büyük umutlarla 2007 de satın alıp çalıştıramadıkları open end tezgahlarını şu anda satmaya çalışıyorlar. Yapısan'ı satma kararı aldılar. Gessan'ın çiftliğindeki inek sayısı artırılacağı yerde inekler bir bir satılıyor. Bir zamanlar günde 5 ton olan süt üretimi devamlı düşüyor. Bir zamanlar İtalya'ya yapılan örgü kumaş ihracatında ilk üç firma içinde idik. Örgü makinalarını çalıştıramadılar ve para eden yeni makinaları yok bahasına sattılar.
   Gayri menkuller bir şirketin güvencesidir.. Değeri her yıl artan Şişli ve Moda gibi İstanbul'un mutena semtindeki dairelerimizi sattılar.Buna rağmen işçi ücretlerini bile ödeyemiyorlar.Satabilseler parselleyip arazimizi de satmaya kalkarlar.Koca fabrikayı beceriksizlikten atölye gibi fason üretim için bile çalıştıramayanlar , bugün tesisi çalıştırabilecek becerikli(!) kiracı arıyorlar.
   Reis bey, bunlar taksit taksit kaçıyor. Yakında koca fabrika içi boşaltılarak bir depoya dönebilir. Siz bunları görmüyor olmalısınız ki hala eski yönetimi suçlayan beyanatlar vermeye devam ediyorsunuz.
   Son sözler olarak şunları söylemek istiyorum.Görev yaptığım 31 yıl boyunca bir kısmı ebediyete intikal etmiş- kendilerini rahmetle anıyorum- ve halen hayatta olan yönetim kurulu üyelerinin tamamı kişisel en küçük bir menfaat beklemeksizin sadece Gimsan'ı yüceltmek için , hulus içinde ve özellikle de hiçbir siyasi partinin mahalli hesaplarına alet olmaksızın çalışmışlardır.
   İşte siz ki bu hemşerilerinize yapılacak haksızlıkların en büyüğünü yaparak sırt çevirdiniz, onları nerde ise düşman gördünüz ve sadece kendi menfaatlerini düşünecekleri önceden kesin belli olan şimdiki bu yeni yönetime kucak açtınız. Bunları Murat Dağı'na davet ettiniz. Makamınızda toplantılar yaptınız. Aslında siz gerçekten beldeyi düşünen bir reis olsa idiniz bu kişiler Susuz köyünden aşağı inemezdi.
   Daha önce de söylediğim gibi bizler aklanmış faaliyetlerimiz için mahkemelerde hesap vermeye devam ediyoruz. Bu davalardan hiçbir şey çıkmayacağını göreceksiniz. İddiaların temelini başka şirketlere kaynak aktarıldığı oluşturmaktadır. Bu konuda en yetkili merci olan SPK bu iddiaların gerçek olmadığını raporla mahkemelere bildirmiştir.
   Evet biz hesabımızı verdik ve halen de veriyoruz. Ama Gediz bu davranışınızın hesabını size bir gün mutlaka ödettirecektir.
   Eğer hala bizleri suçlu buluyorsanız eski - yeni fabrika çalışanları ve ortaklarla daha önce yaptığınız ve bizi suçlayıp Gimsan'ın yeni yönetimle eski şaşalı günlere kavuşturulacağı vaadinde bulunduğunuz toplantıya benzer bir toplantı daha yapınız. Tüm sorunları orada tartışalım. Herkes eteğindeki taşları döksün. Tabii gücünüz yetiyor ve yüreğiniz elveriyorsa...
Saygılarımla.
Evrensel ERDOĞAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com