Erdoğan'ın hangi söylemi gerçek?

Erdoğan'ın hangi söylemi gerçek?
Cumhuriyet gazetesi köşe yazarlarından Işık Kansu, bugünkü yazısında Erdoğan'ın teröre yaklaşımında, "Fidan olayıyla birlikte" iyice ayyuka çıkan çelişkiyi paylaştı.

Geçtiğimiz haftalarda Hakan Fidan olayı ile ilgili olarak "Alacaksanız beni alın" açıklamalarını okuru ile paylaşan Kansu, 2 yıl öncesine giderek yine Erdoğan'ın bugün söyledikleriyle çelişen açıklamalarını takrar hatırlattı...

İşte Işık Kansu'nun köşesindeki o bölüm:

Hangisi Doğru?


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (24 Ağustos 2010- Show TV):Biz siyasi iktidar olarak, siyasi hükümet olarak hiçbir zaman bir terör örgütüyle veya temsilcileriyle masaya oturup görüşme yapmayız. Böyle bir şeyimiz bizim asla olmamıştır, yoktur, olamaz da. Şu veya bu şekilde çeşitli kurumlarıyla bu tür bazı münasebetler gerekirse devlet onu kendisi yapar. Mesela, devletin istihbarat kurumu vardır. Bu bir istihbari görevdir, bazı kilitleri açmak içindir. Bunları yapar ama hiçbir zaman siyasi irade kalkıp da muhatap alıp masaya asla oturmaz, böyle bir şey olamaz. Böyle bir şeyi kimse bize yıkamaz. Böyle bir şeyi ne ben, ne arkadaşlarım, ne benim bilgim dahilinde siyasi iradeden hiçbir kimse bugüne kadar yapmamıştır, yapamaz.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (6 Haziran 2012 - ATV): “MİT Müsteşarımızın Başbakanlık’ın iznine tabi olmasına rağmen bazı gazetelerde çıkan haberler sebebiyle şüpheli sıfatıyla çağrılması üzerine başlayan bir süreç... Tabii bu gerçekten kabul edilebilir bir yaklaşım tarzı değildir. Olay bazı gazetelerde çıktığı gibi, ‘Yok Oslo’da şu olmuş, bu olmuş’ bunlarsa bir defa benim müsteşarım, yanında giden arkadaşları, kimseye böyle bir taviz vermek, yazı vermek, böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Orada konuşulanları eğer yazılı ifadeler, veyahut da bölücü terör örgütlerinin yayın organlarında çıkmış olan haberleri kalkıp da müsteşarıma yıkmaya kalkarsanız, onun üzerinden müsteşarımı yargılarsanız bunu bizim kabul etmemiz hiç mümkün değil. Burada da böyle olunca bu iyice çizmeyi aşan bir şey oldu. Eğer bir Başbakan olarak direkt bana bağlı olan müsteşarıma ben sahip çıkmazsam, çünkü ona talimatı veren benim, ha eğer alacaksanız o zaman beni alın.”

Her iki konuşmadan çıkan sonuç:

Asla görüşmedim, sorumsuzum; görüşme talimatı verdim, sorumluyum!
(NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com