"Erdoğan'ın Ülkesi"

"Erdoğan'ın Ülkesi"
1 yıl Londra'da kaldıktan sonra geçtiğimiz günlerde dönen Cüneyt Özdemir'den ''Erdoğan'ın Ülkesi'' başlıklı bir yazı geldi.

Radikal gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir, özellikle ana akım medya üzerinden Erdoğan'a ağır eleştiriler getirip Erdoğan içerikli haber ve görsellerin medyamızda çokça yer almasının ülkemiz için pek de hayırlı olmadığını dile gitiriyor.

Nitekim medyada beklenen tasfiyenin olduğunu ama bu tasfiyenin hükümete yakın kişilerin başa getirilip muhaliflerin uzaklaştırılması yoluyla olduğunu belirten deneyimli gazeteci, bunun yanlış ve demokrasimize bir hakaret ve haksızlık olarak değerlendirildiğini belirtti.

Cüneyt Özdemir'in bugünkü yazısının ilgili kısmı;

".....

Dışarıdan baktığınız zaman görülen bir başka gerçek de AK Parti’nin yanlış medya stratejisinin en büyük zararı AK Parti’ye vermesi. Gerçek demokrasi ile yönetilen ülkelerin hiçbirinde başbakanlar bu kadar sık konuşmuyor. Konuşmaları bu kadar çok haber kanalında, bu kadar uzun süre canlı yayımlanmıyor. Sadece bugün yapılan TBMM’deki salı grup toplantıları değil Başbakan Erdoğan’ın yaptığı bütün açılışlar, katıldığı toplantılardaki bütün konuşmaları canlı olarak onlarca haber kanalında kesilmeden yayımlanıyor. Bu konuşmaların pek çoğu aslında haber niteliği taşımıyor. Kimi kanallar gönüllü olarak, kimileri ise sürüden ayrılmanın endişesiyle bu konuşmaları mecburen yayımlıyorlar. Böyle olunca da Erzurum’da Dadaşlara yapılan ve tamamen o meydanın haletiruhiyesindeki bir konuşma, tahmin edersiniz ki Londra’da çok farklı yankılanabiliyor. Bir liderin ekranda aynı gün içinde bazen birkaç defa en az birer saatlik konuşmalarının yarattığı olumsuz algı bir yana, konuşmaların içeriği sıradanlaşıyor, değersizleşiyor.

AK Parti 11 yıllık iktidarında kendi medyasını yarattı. Bu normaldi. Normal olmayan, kendisi gibi düşünmeyen ana akım medyada neredeyse isim isim bir tasfiyeye girişmesiydi. Değişen Türkiye’de doğal olarak medya da değişecekti. Ancak bu değişimin, özgürlükler ve ilkeler yönünde değil, AK Parti’nin hoşuna gidenler ve gitmeyenler şeklinde yapılması hataydı.

Bu süreçte Başbakan yüzünü sadece kendi seçtiği gazetecilere döndü.

Başbakan medya stratejisini toplumun güvenini kazanmış, ilkeli gazeteciler üzerinden değil kendi beğenisini kazanmış daha düşük profilli gazeteciler üzerinden geliştirmeye çalıştı. Böyle bir fanusun içinde gerçeklikle bağlar koptu, saatler süren söyleşiler değersizleşti. Medyaya güven, anaakım medyadan muhalif kanallara, marjinal yayınlara ve sosyal medyaya transfer oldu. Gezi olayları sırasında medyanın susup, meydanın sosyal medyaya kalması böyle yanlış bir algı yönetimi stratejisinin sonucuydu.

Bu aşamada devreye giren uluslararası medya, AK Parti’nin alıştığı medya ezberini yerle bir etti. Habere haber olarak bakmalarının, yorumlarken sözlerini sakınmamalarının, sansürsüz ve müdanasız olmalarının, kontrol altına alınmış Türk medyası ile karşılaştırıldığında Başbakan Erdoğan’a büyük bir şok yaşatması normaldi....." (AAE)

Yazıya ulaşmak için tıklayınız...

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com