Erdoğan'ın yüzüne puro üfleyen kim?

Erdoğan'ın yüzüne puro üfleyen kim?
Ağbaba'nın gösterdiği fotoğrafta, Erdoğan'ın yüzüne bakın kim puro üflüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, AKP’nin meclis çalışmalarıyla ilgili verdiği grup önerisi aleyhine söz alarak TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı.

AKP’nin Cezaevlerini eza evlerine dönüştürdüğünü belirten Ağbaba Hitler’den örnekler vererek “Türkiye’de de her şeye karar veren bir Başbakan var. Cumhurbaşkanını seçen Başbakan, milletvekillerini seçen Başbakan, bakanları seçen Başbakan. Kenan Evren sizin kadar değildi. Kenan Evren 5 kişiydi, Başbakan 1 kişi” dedi.

110 CEZAEVİ ZİYARETİ

“Meclisi çalıştırmak iktidarın görevidir ama hem milletvekillerine, özellikle de burada Meclis çalışanlarına köle gibi bakmak da doğru bir şey değildir. Bu bile, AKP İktidarının işçiye, emekçiye nasıl baktığının en açık göstergesidir” diyerek sözlerine başlayan CHP Cezaevleri İzleme ve İnceleme Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba “ Grup konuşmalarında -muhalefet partisi olduğunu unutup- iktidarı eleştirmek yerine iktidarı bırakıp ana muhalefet partisini eleştiren muhalefet partilerine bir hatırlatma yapmak isterim. Seçildiğimiz günden beri Manisa Milletvekilimiz Özgür Özel, Muğla Milletvekilimiz Nurettin Demir ile birlikte yaklaşık 110’a yakın cezaevi ziyareti yaptık. Hiç ayırmadan herkese gittik. Bakırköy cezaevinde, iki gözü görmeyen, tek isteği kaymaz bir terlik olan Hediye Aksoy’u da ziyaret eden, onları gündeme getiren parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir” ifadelerini kullandı.

CEZAEVİ, EZA EVİ OLDU

AKP’nin Cezaevlerini eza evlerine dönüştürdüğünü belirten Ağbaba “Urfa’dan Milletvekili seçilip haksızca Urfa Cezaevinde tutulan İbrahim Ayhan’ın yangın esnasında yanında bulunan parti Cumhuriyet Halk Partisidir. Size hatırlatmak isterim, hiç ayırmadan herkesi ziyaret ettik. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olmaz: Muhalefete muhalefet edilerek muhalefet yapılmaz arkadaşlar. Eğer muhalefet yapacaksanız iktidar burada, AKP burada. On bir yıldan beri ülkeyi yöneten, cezaevlerini eza evlerine çeviren, hiç ayırmadan işkence yapan, bunlara göz yuman, Pozantı’daki çocuklara tecavüz edilmesine göz yuman iktidar burada arkadaşlar.Onun için, grup toplantılarında grup başkan vekillerine ve parti başkanlarına hatırlatmak isterim.Bu Mecliste ilk kez “hasta tutuklu” diye bir rapor yazıldı. Bu konuyu da dikkatlerinize sunuyorum yani bunu da bir milletvekili olarak, bu konuda emek vermiş bir milletvekili olarak sizlere hatırlatıyorum” dedi.

HÜKÜMET KENDİ HALKINA ZULÜM EDİYOR

1 Mayıs’da İstanbul’da yaşanan terörü kınadığını belirten Ağbaba , “Taksim’i söke söke, bedel ödeyerek alan ve “Yine Taksim emekçilerin olacak.” diyen emekçilerin üzerine TOMA’larla, gaz bombalarıyla saldıranları kınıyorum. Bir buçuk yıldan beri hak mücadelesi veren Hey tekstil işçisinin 17 yaşındaki kızının kafasını gaz bombasıyla kıranları, atanamayan öğretmenlerden biri olan Meral Dönmez’i gaz bombasıyla yaralayanları, Cumhuriyet Halk Partililerin, sendikaların, emekçilerin ve diğer partililerin ve daha birçok yurttaşımızın hastaneye kaldırılmasına sebep olanları, “Fevkalade orantılı ve dengeli bir müdehale gerçekleştirdik.” diyen İstanbul Valisini ve kendi halkına uyguladığı bu zulüm yüzünden iktidarı bir kez daha kınıyorum.” Dedi.

FÜHRER’İM BÖYLE İSTİYOR

CHP Milletvekili Veli Ağbaba konuşmasının devamında “İstanbul Valisinin yaptığı açık. Bunun adına ne diyorlar? “Führer’e doğru çalışmak.” Ne demek yani? Vali diyor ki: “Ben böyle davranayım, bu göstericilerin kafasını kırayım, gaza boğayım, coplayayım, susturayım, tutuklayayım çünkü Führer’im böyle yapmamı isterdi. Onun düşünceleri, onun fikirleri bunu yapmamı gerektirir.” diyor. İşte, bu, Führer’e doğru çalışmak” ifadelerini kullandı.

YARANMAYA ÇALIŞIYORLAR

Alman Nazi Partisi lideri Adolf Hitler için kullanılan ‘Führer’ ünvanından örnekler veren Veli Ağbaba konuşmasını şu şekilde sürdürdü “Yani Führer rejimi öyle bir rejimdir ki tüm bürokratlar, iş adamları Führer’i örnek alır, ona yaranmaya çalışır. Nasıl mı? Değerli milletvekilleri, Führer “Batsın sizin gazeteciliğiniz.” der. Medya patronları gider, gazetecileri işten atar. Örnek mi istersiniz? Daha düne kadar “Hasan Ağabey” dediği Hasan Cemal, Can Dündar, Nuray Mert, Uğur Dündar. Şimdi, yeni dönemde bir de Führer’in gazetecileri ortaya çıktı. Bunların görevi de Başbakanın, Führer’in her yaptığı şeyi onaylamak, ona zemin oluşturmak. Führer “Batsın sizin gazeteciliğiniz.” der. Muhalif medyada çalışanlar tutuklanır, cezaevine gönderilir. Türkiye’nin en etkili gazetecileri, sadece ve sadece gazetecilik yaptıkları için cezaevine atılır, yargılanır. Örnek mi istersiniz? Mustafa Balbay, Soner Yalçın, Ahmet Şık, Hikmet Çiçek.”

FÜHRER REJİMİNİN BÜROKRATLARI

Ağbaba “Führer “Bunların öğrencilikle alakası yok.“ der. 5 bin polis ile ODTÜ basılır, öğrencilerin kafası kırılır. Führer “Bunların öğrencilikle alakası yoktur.” der. Okul yöneticileri , rektörler öğrencilere disiplin soruşturması açar, mahkeme ceza vermeden rektörler öğrencileri üniversiteden atarlar. Örnek mi istersiniz? Diyarbakır Dicle Üniversitesi. Örnek mi istersiniz? Ankara Üniversitesi. Örnek mi istersiniz? Hacettepe Üniversitesi. Führer “Onlar sendikacı değil.” der. Bürokratlar gider, sendikacıları gaza boğar, cezaevine gönderir ve bu dönemde, Türkiye’nin en büyük sendikacılarının yattığı bir cezaevi hâline gelir Türkiye. Führer demokratik haklarını kullananlara “Kadın mı kız mı belli değil.” der. Polis gider, müdahale eder, o kadının kalçasını kırar ve o, kalçasını kıran insan hakkında hiçbir soruşturma açılmaz. İşte, Führer’e doğru çalışmak, işte, Führer rejiminin bürokratı olmak böyle bir şey” dedi.

OTOBÜSTE CESET TORBASI BİLE ARADILAR

Geçen yıl 4+4+4’ü protesto etmek isteyenlerin çeşitli gerekçelerle Ankara’ya sokulmadığını kaydeden Ağbaba “Değerli milletvekilleri, Führer “Eyleme izin vermeyin.” der. İllerde görev yapan emniyet müdürleri, valiler Anayasayı hiçe sayarak, insanların seyahat özgürlüklerini ellerinden alarak eyleme gitmelerini önlerler. Daha geçen yıl yaşadığımız 4+4+4, Cumhuriyet Halk Partisi dışında bütün partilerin desteklemiş olduğu bir yasayı protesto etmek isteyen öğretmenlerin, öğrencilerin illerinden çıkmalarına izin verilmedi, kimi otobüste ceset torbası arandı, kimi otobüste Atatürk resmi, Türk Bayrağı arandı, gelenler ise maalesef, Kızılay’ın meydanında coplanarak, gazlanarak dağıtılmaya çalışıldı” ifadelerine yer verdi.

O ÇUKURA İKTİDAR DÜŞTÜ

Taksim’de 1 Mayıs Kutlamasına izin verilmemesini eleştiren Ağbaba “Bugün ülkemizde Führer’e doğru çalışan bürokratlar, gazeteciler, iş adamları ve yöneticiler var, maalesef siyasetçiler de var. Bunlar bir zihniyet inşa ediyorlar. İşte bu, demokrasiye inanan, her koşulda demokrasiyi savunan, insan haklarını savunan milletvekilleri de bu zihniyete karşı mücadele ediyoruz. Değerli arkadaşlar, vali diyor ki: “Uçurum kenarında eylem mi yapılır?” Bakın pazar akşamı, sarı kırmızı formayı giyerek binlerce Galatasaray taraftarı Taksim’de kutlama yaptı. Hiç duydunuz mu 1 kişinin çukura düştüğünü? Hiç duydunuz mu çukura düşen insanları? Hayır. Peki, bahane ettiğiniz o çukurlara kimler düştü? O çukurlara değerli arkadaşlar, İstanbul Valisi düştü, o çukurlara iktidar düştü. Taksim’in çukurlarına bu yasakları destekleyen, bu yasaklarla ilgili yazılar yazan sözde gazeteciler düştü” ifadelerini kullandı.

TOPTAN GAZLAMA TERTİBATI KURACAKLAR

Taksim’in gösterilere kapatılmasının kabul edilmeyeceğini belirterek konuşmasını sürdüren CHP Milletvekili Veli Ağbaba “Değerli arkadaşlar, önce çukuru bahane ettiniz ama şimdi Başbakan yeni büyük bir meydan yapıp, Taksim’de bundan sonra gösteriye izin verilmeyeceğini söyledi. Gerçek niyet açığa çıktı. Daha geçen hafta, sadece ve sadece bu sene yasaklıyordunuz. Biz bunun, Taksim’i ebediyen yasaklamak olduğunu söylüyorduk. Şimdi, 1 milyon kişilik yeni meydan yapılıyormuş Yenikapı’ya. Değerli arkadaşlar, 1 milyon kişilik denizin kıyısında kimsenin bir yere kaçamayacağı, herkesin kameraya alınacağı, muhaliflerin otomatik olarak fişleme sistemine tabi tutulacağı bir yer işte orası. Hatta orası toptan gazlama tertibatlarının kurulacağı bir meydan” dedi.

USLULAR KAZLIÇEŞMEYE, YARAMAZLAR GAZLIÇEŞMEYE

Değerli arkadaşlar, niyet ortada, niyet ortada, her şeyi tayin eden Führer, şimdi muhalefetin nerede eylem yapacağını, nerede muhalefet yapacağını da tayin etmeye çalışıyor.”ifadeleriyle sözlerini sürdüren Ağbaba “ Peki, belki düşünmemişsinizdir o meydanla ilgili ne ismi verelim diye, biz düşündük. Bence, değerli milletvekillerim, semtin adı “yeni biber” olsun, meydanın adı da “gazlı çeşme” olsun. Böylece uslu çocuklar Kazlıçeşme’ye, yaramaz çocuklar da Gazlıçeşme’ye giderler.” şeklinde konuştu.

BİZİM REKORLARIMIZ TÜRKİYE’NİN DURUMUNU GÖSTERİYOR

Ağbaba konuşmasının sonunda “Bu kürsüden defalarca söyledim, “Boynuz kulağı geçti, Kenan Evren sizinle gurur duyuyor.” dedim. Kenan Evren sizinle gurur duyuyor. Değerli arkadaşlar, niye gurur duyuyor? Bakın, Türkiye’deki demokrasinin geldiği noktayı kendimizden örnek vererek açıklamak istiyorum. Ben ve arkadaşlarım Sayın Özgür Özel, Nurettin Demir, bizler tüm dünyada örnek parlamenterleriz maalesef. Niye? Bizler dünyada en çok tutuklu milletvekili ziyaret eden milletvekilleriyiz, dünya parlamentosunda örneğimiz yok. Bizler dünyada en çok tutuklu gazeteci ziyaret eden milletvekiliyiz. Bizler dünyada en çok tutuklu avukat ziyaret eden milletvekiliyiz. Bizler -maalesef, geçen ay da o unvanı aldık- dünyada en çok tutuklu sendikacıyı ziyaret eden milletvekiliyiz ve bizler dünyada en çok tutuklu siyasetçiyi ziyaret eden milletvekilleriyiz. Türkiye’deki durum bizim geldiğimiz noktayla, kırdığımız rekorlarla ölçülebilir.”ifadelerine yer verdi.

EVREN, BAŞBAKANIN YÜZÜNE PURO ÜFLÜYOR

Ağbaba’nın Kenan Evren’le ilgili cümlelerine karşılık veren AKP Grup Başkanvekili Mustafa “Sayın Ağbaba, Kenan Evren'le kimin yoldaş olduğunu, kimin arkadaş, kimin kardeş olduğunu eğer tutanaklara bakarsan o zaman açık ve net bir şekilde görürsün. 12 Eylül faşisti, 12 Eylül darbecisi Kenan Evren'i yargılamak için 15'inci maddeyi kaldıran Adalet ve Kalkınma Partisidir ama o anayasa değişikliğine oy veren sizsiniz.” cümleleri üzerine tekrar kürsüye çıkan Veli Ağbaba Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Kenan Evren’in önünde eğilmiş resmini kürsüden göstererek “Bu resme bir bakın, Kenan Evren'in yoldaşı kim? Bakın, Kenan Evren'in elinde puro, buradaki Sayın Başbakanın yüzüne puro üfleyerek "Sayın Başbakan, bir talimatınız var mı?" diyor. Düğmeler, üç düğme ilikli. Burada, bakın istiyorsanız, görmek istiyorsanız Sayın Başbakanın resmi bu. Sayın Başbakan… Kenan Evren puro içiyor, ağzında puro, üflüyor.



Bu da Sayın Başbakan. Şimdi, ben bazı rakamlar veriyorum, diyorum ki: "12 Eylülde 31 gazeteci var tutuklu, şimdi 72 tane gazeteci var." Daha önce değerli arkadaşlar, 31 gazeteci içeride. Bakın, uygulamalara bakın… Muhteşem Yüzyıl dizisinin senaryosuna, insanların içeceği meşrubata, örneğin "millî içki ayran" dedi. Şimdi, millî sebze, millî sanatçı, bunlar yayılacak herhâlde, millî vekil. Bunların hepsi gerçek; her şeye karar veren bir Başbakan var. Cumhurbaşkanını seçen Başbakan, milletvekillerini seçen Başbakan, bakanları seçen Başbakan, sizleri seçen Başbakan… Ee, Kenan Evren sizin kadar değildi. Kenan Evren 5 kişiydi, Başbakan 1 kişi” dedi.(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com