Ergenekon Davası'nın gerekçeli kararı (25)

Ergenekon Davasının gerekçeli kararı (25)
Gerekçeli karardan:

İSTANBUL (AA) - Ergenekon Davası'nın gerekçeli kararında, ''Sanıkların pek çok başka suç örgütü liderinin imrenerek bakacağı bir şöhrete, örgütsel ve kriminal saygınlığa sahip olan sanık Veli Küçük'e ve otoritesine bağlılıklarının yargılamanın birçok aşamasından ve dosya kapsamından açıkça ortaya çıktığı anlaşılmakla, bu nedenlerle sanık Küçük'ün Ergenekon silahlı terör örgütünün etkin bir yöneticisi olduğu ve sanığın üzerine atılı 'silahlı terör örgütü yöneticisi olmak' suçunu işlediği hukuki ve vicdani delillerle sabit kabul edilmiştir'' denildi.

Gerekçeli kararda, sanık Veli Küçük'ün ev ve iş yerinde yapılan aramalarda Ergenekon silahlı terör örgütüne ait çok sayıda bilgi, belge ve doküman bulunduğu anımsatılarak, şu ifadelere yer verildi:

''Örgüte üye ve hatta yönetici konumdaki birçok sanığın dahi sanık Veli Küçük ile ilgili ancak bir suç örgütü bağlılığı içinde değerlendirilebilecek bir bağlılık ve saygıyla davrandığı, sözlerini talimat olarak yerine getirip kendisine adeta askeri hiyerarşi içindeki bir emir tekrarı gibi geri bilgi dönüşleri yaptıkları, sanığın suç oluşturan tüm talimatları tartışmasız ve kesin bir biçimde yerine getirilmiştir. 

Tüm bunların sanığın örgüt içindeki konumunun hem tartışmasız hem de üst konumlarda olduğunu gösterdiği, hiyerarşik biçimde ast-üst ilişkilerine uygun davranan sanıkların pek çok başka suç örgütü liderinin imrenerek bakacağı bir şöhrete, örgütsel ve kriminal saygınlığa sahip olan sanık Veli Küçük'e ve otoritesine bağlılıklarının yargılamanın birçok aşamasından ve dosya kapsamından açıkça ortaya çıktığı anlaşılmakla, bu nedenlerle sanığın Ergenekon silahlı terör örgütünün etkin bir yöneticisi olduğu ve sanığın üzerine atılı 'silahlı terör örgütü yöneticisi olmak' suçunu işlediği hukuki ve vicdani delillerle sabit kabul edilmiştir.''

Kararda, sanık Veli Küçük, sanıklar Muzaffer Tekin ile Alpaslan Arslan arasındaki irtibat ve ilişkiyi gösteren belge ve tutanakların sanığın örgütsel liderlik konumunu doğrulayan veriler olduğu belirtildi.

 

- ''Ülkede kargaşa ve kaos ortamı oluşturmak''

 

Sanık Veli Küçük'ün, örgütsel suç kapsamındaki ilişkilerini kendisiyle aynı konumda olan sanık Muzaffer Tekin ile birlikte yürüttüğü anlatılan kararda, ''Örgütün nihai amacı olan hükümetin cebren ilgasına zemin hazırlamak, ülkede kargaşa ve kaos ortamı oluşturmak için işlenen Cumhuriyet gazetesine bomba atılması ve Danıştay'da görevli üyelere, hakimlere yönelik saldırı sonucu bir kişinin ölmesi ve dört kişinin yaralanması eylemlerinin talimatlarını verdiği, yapılan yargılamada toplanan delillerden kuşkuya yer bırakmayan biçimde anlaşılmıştır'' denildi.

Sanık Küçük'ün Ergenekon silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda, ülkede kaos ve kargaşa ortamı yaratıp, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni cebir ve şiddetle ortadan kaldırmak veya görevlerini yapmasını engellemek için, el bombası atılması, adam öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına azmettirdiği belirtilen kararda, bu şekilde suçun oluşması yönünde elverişli araçlarla icra hareketlerine başladığının anlaşıldığı ifade edilerek, sanığın açıklanan şekilde, üzerine atılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni cebir ve şiddetle ortadan kaldırmak veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemek suçunu işlediğinin sabit olarak kabul edildiği belirtildi.

 

- Adil Serdar Saçan

 

Gerekçeli kararda, sanık Adil Serdar Saçan'ın, Ergenekon silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, örgüt hiyerarşisine dahil olarak örgüt yöneticisi konumunda olan Ahmet Tuncay Özkan'ın emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği belirtildi.

Kararda, Saçan'ın, sanıklar Ahmet Tuncay Özkan ve Güler Kömürcü ile irtibatlı olarak Ergenekon silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği, örgütsel faaliyetleri kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde görevi gereği kendisinde bulunan ve eline geçen bir kısım gizli belgeleri, yasalara aykırı şekilde diğer Ergenekon sanıkları ile paylaştığı kaydedildi.

Sanığın, diğer örgüt mensubu sanıklarla olan görüşmelerinin sayısı, içeriği, süresi, yer ve zamanı dikkate alındığında, bu irtibatlarının olağan ve sıradan bir irtibat olmadığı anlatılan gerekçeli kararda, söz konusu görüşmelerin örgüt belgelerinde belirtilen amaç ve yönteme uygun olarak sağlandığı, yine bu görüşmelerde örgütün gizlilik prensibine olabildiğince uygun davranıldığı, bu nedenlerle sanığın örgüt mensubu diğer sanıklarla irtibatlarının örgütsel nitelikte olduğunun açıkça anlaşıldığı ifade edildi.

Kararda, bu davanın soruşturmaları sırasında mahkeme kararlarına istinaden yapılan teknik takiplere ait telefon görüşme tutanaklarının da sanığın ikametinden ele geçirildiği belirtildi.

 

- Ferda Paksüt

 

Gerekçeli kararada, sanık Ferda Paksüt'ün de Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi sanıklar Mehmet Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Mustafa Ali Balbay ve firari sanık Turhan Çömez ile irtibatlı olduğunun dosyadaki bazı tapelerden anlaşıldığı, örgütün, ülkede ekonomik kriz çıkarmak ve kaos ortamı meydana getirmek amacıyla AK Parti'nin kapatılmasını istediği kaydedildi.

AK Parti'ye açılan kapatma davası üzerine kapatılmanın gerçekleşmesi ve hedeflenen hususların temini için örgüt üyesi Turhan Çömez'in görevlendirildiği, Çömez'in örgüt yöneticisi Ahmet Hurşit Tolon ile buluştuğu, daha sonra sanık Ferda Paksüt ile irtibata geçtiği anlatılan kararda, Çömez'in Hurşit Tolon'dan aldığı bir kısım bilgileri sanık Paksüt'e aktardığı ve yapması gereken faaliyetleri bildirdiği belirtilerek, sanık Paksüt'ün de bu bilgiler ve yönlendirmeler doğrultusunda, AK Parti'nin kapatılmasına ilişkin davanın Anayasa Mahkemesinde görüşülmesi sürecinde; kapatmama yönünde karar vereceğini umduğu üyeler hakkında dezenformasyon niteliğinde haberler ürettiği aktarıldı.

Sanık Paksüt'ün, Akşam Gazetesi Ankara Haber Müdürü E.B ile irtibata geçerek bunların haber yapılmasını temin etmeye çalıştığı kaydedilen kararda, böylece Ergenekon silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir kısmını etkilemeye çalıştığı ve örgüte bilerek ya da isteyerek yardım ettiğinin sabit görüldüğü ifade edildi.

 

- Muzaffer Tekin

 

Gerekçeli kararda, sanık Muzaffer Tekin'in ev ve iş yerinde yapılan aramalarda Ergenekon silahlı terör örgütüne ait, örgüt ana belgelerinden "Devletin Yeniden Yapılanması" ve "Lobi" isimli belgelerin ele geçtiği, örgüte ait 27 el bombasını örgüt adına saklayan sanık Oktay Yıldırım ile sıkı irtibatı bulunduğu bildirildi.

Cumhuriyet gazetesine bomba atan ve Danıştay'a silahlı saldırı düzenleyen sanık Alpaslan Arslan ile sanık Muzaffer Tekin'in önceden tanışıyor olmaları, Tekin'in rehberinde sanık Arslan'ın kayıtlı olması, aralarında çok sayıda telefon irtibatının bulunması, Tekin'in ortağı olduğu şirketin avukatlığını Arslan'ın yapmasına işaret edilen kararda, Cumhuriyet gazetesinin bombalanması ve Danıştay'a yapılan saldırının sanık Muzaffer Tekin’in talimatıyla gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Sanık Muzaffer Tekin’in bu şekilde Ergenekon silahlı terör örgütü içerisinde, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kaydedilen kararda, kendi hakimiyet alanında olan sanıklar Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım, Fikret Emek, Muzaffer Şenocak, Aydın Yüksek, Mete Yalazangil, Mehmet Zekeriya Öztürk, Mahmut Öztürk, İsmail Eksik, Ertaç Giray ve Zeki Yurdakul Çağman gibi pek çok sanığın, sanık Muzaffer Tekin’e bağlı olarak örgütsel faaliyet yürüttüğü belirtilerek, ''Bu nedenlerle sanığın Ergenekon silahlı terör örgütünün etkili ve aktif bir yöneticisi olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı 'silahlı terör örgütü yöneticisi olmak' suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir'' denildi.

 

- Sinan Aygün

 

Gerekçeli kararın Sinan Aygün'le ilgili kısmında, Şener Eruygur'un, AK Parti hükümetinin Kasım 2002'de iktidara gelmesiyle birlikte, Ergenekon terör örgütünün amaçları doğrultusunda darbe çalışması yapmak için Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde dönemin Genelkurmay Başkanı'ndan gizli olarak CÇG adlı illegal yapılanma oluşturduğu ve 7 Ekim 2003'te faaliyete geçirdiği, bu yapılanma içerisinde sanıklar Levent Ersöz, Hasan Atilla Uğur, Cihandar Hasanhanoğlu ve Mustafa Koç ile sanık Sinan Aygün'ün de içinde olduğu Ergenekon terör örgütünün bir kısım sivil unsurlarının yer aldığı kaydedildi.

Kararda, diğer sanıkların Sinan Aygün vasıtasıyla sanayi odalarını organize etmeye çalıştıkları, özellikle Aygün'ün tereddütte olan kuvvet komutanlarını ziyaret ederek, örgütün stratejisi doğrultusunda TSK'yı göreve davet eden konuşmalar yaptığı ve bu düşüncenin
yönlendirebileceği kitlelerin kanaati olduğu intıbaını uyandırmaya çalıştığı belirtilerek, şu  ifadelere yer verildi:

"Darbe planları içerisinde yer alan kuvvet komutanlarının, uyguladıkları plana uygun olarak, yürütme organı üzerinde baskı uygulamak amacıyla harp okullarının eğitim dönemi açılış ve diploma törenlerinde sert ve toplumu geren açıklamalar yaptıkları, sahte kimlikli şahıslar tarafından yurt dışında hazırlanan 'vatansever.info' isimli internet sitesini kurdurarak, Cumhuriyet Çalışma Grubu tarafından hazırlanan örgütün amaçları doğrultusundaki haber ve yayınlar yapmak suretiyle, kamuoyunu hükümet aleyhinde yönlendirmeye çalıştıkları, dolayısı ile darbe planlarının hayata geçirildiği ve icra hareketlerinden pek çoğunun yapıldığı anlaşılmıştır."  

Kararda, Aygün'ün, 2002'de merhum Başbakan Bülent Ecevit'in iş göremez ve görevinin gereğini yerine getiremez durumda olduğunu ileri sürüp, vesayet altına alınmasını istediği bildirilerek, şunlar kaydedildi:

"Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/1022 esas ve 2002/848 sayılı kararı ile bu girişiminin hakkın kötüye kullanılması olduğunun tespit edildiği, bu girişiminin bir yasal hakkın kullanımı olmayıp, bir başka Ergenekon terör örgütü üyesi Mahir Akkar'ın da aynı şekilde girişimde bulunduğu ve örgütün Ecevit hükümetine yaptığı eylemlerin anlatıldığı bölümde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere örgütsel bir eylem olduğu, dolayısıyla Başbakan Bülent Ecevit hakkında yargı kararı çıkartarak, ülkeyi yönetemeyecek halde olduğu vesayet altına alınması çalışmalarına katıldığı, AK Parti hükümetinin kurulmasına müteakip sık sık komutanlarla görüşmeler yaparak mevcut hükümete yönelik bir an önce harekete geçilmesi için onların kararlarını güçlendirdiği, Cumhuriyet Çalışma Gurubunun darbe çalışması kapsamında ATO tesislerinde yapılan ve örgüt için milat addedilecek toplantıya ev sahipliği yaptığı ve CÇG üyeleriyle birlikte organizesinde yer aldığı, bu toplantıya tesadüfen geçerken uğradığı şeklindeki savunmasının doğru olmadığı, 9 Eylül Üniversitesi Rektörü'nün beyanına göre o toplantıya kendisini ATO'nun davet ettiği, örgütün sivil toplum örgütlerine yönelik başlattığı 2001'deki Ulusal Güç Birliği yeniden Kuvayi Milliye örgütlenmelerinde görev aldığı, örgüt faaliyetlerini gerçekleştirmek için kurulan merkezi Ankara'da bulunan Kuvayi Milliye Derneği kuruluşuna ve genel başkanı Bekir Öztürk'e destek olduğu ve örgütün tertip ettiği etkinliklere malzeme tedarik ettiği ve finansman sağladığı sabit görülmüştür."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com