Evliya Çelebi'nin Doğumunun 400. Yıldönümü ve 79. Dil Bayramı

Evliya Çelebi'nin Doğumunun 400. Yıldönümü ve 79. Dil Bayramı
Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, dünyaca ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin ''Seyahatname'' adını verdiği eserinin, yalnızca Türk edebiyatının değil, dünya dilleri edebiyatının en kapsamlı, en ilginç gezi kitaplarından biri oldu

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, dünyaca ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin ''Seyahatname'' adını verdiği eserinin, yalnızca Türk edebiyatının değil, dünya dilleri edebiyatının en kapsamlı, en ilginç gezi kitaplarından biri olduğunu söyledi.
Evliya Çelebi'nin Doğumunun 400'üncü Yıldönümü ve 79. Dil Bayramı etkinlikleri kapsamında, Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Araştırma Merkezince İstanbul'da başlatılan ve Bursa'da sürdürülen ''Evliya Çelebi'nin İzinde'' açık oturumlarının sonuncusu, Kütahya'da yapıldı.
Prof. Dr. Akalın, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Güzel Sanatlar Fakültesindeki (GSF) açık oturumun açılışında yaptığı konuşmada, Evliya Çelebi'nin bundan 400 yıl önce İstanbul'un Unkapanı semtinde doğduğunu, babası Derviş Mehmet Zılli'nin Kütahyalı olduğunu hatırlattı.
70 yılı aşkın ömrünün 51 yılını değişik ülkelerde geçiren Evliya Çelebi'nin, dünya coğrafyasının yaklaşık 25 milyon kilometre karesindeki en önemli şehirleri gezdiğini anlatan Prof. Dr. Akalın, onun diğer gezginlerden farkının, gördüklerini, yaşadıklarını, duyduklarını yazıya dökmesi olduğunu söyledi.
Evliya Çelebi'nin Seyahatname adını verdiği eserinin yalnızca Türk edebiyatının değil, dünya dilleri edebiyatının en kapsamlı, en ilginç gezi kitaplarından biri olduğuna işaret eden Prof. Dr. Akalın, şöyle devam etti:
''Evliya Çelebi'nin gezdiği coğrafyada bugün 30 ülke varlığını sürdürmektedir. Gördüğü, gezdiği, geçtiği şehir sayısı 157'dir. Kendisini tanımlarken, insan dostu, can yoldaşı olduğunu söylüyor. Bu özelliği padişahlara, vezirlere, paşalara musahiplik yapmasından geliyor. Onların yanında yer alması, tatlı dili ve güler yüzüyle her mecliste aranan bir kişi olmuştur. Engin bilgisi ve yeteneğine rağmen son derece alçak gönüllüdür. Kendisinden daima en aşağı kişi anlamında 'hakir' diye söz eder. 'İki yüzlü değilim' der. Bu özellikleriyle Türk ve dünya edebiyatının en önemli gezi yazarı olmuştur.''

-''SEYAHAT YA RESULALLAH...''-

Prof. Dr. Akalın, Evliya Çelebi'nin aynı zamanda bir dil bilimci olduğuna dikkati çekerek, sadece yazı dilini değil, o dönemin bölge ağızlarını da çok iyi bildiğini anlattı.
Onun, atalarının şehri Kütahya'dan, havası ve suyunun hoşluğundan, güzellerinin sayısız olduğundan bahsederek, bu şehir için ''Anadolu'daki Türkistan vilayeti'' nitelemesini kullandığını bildiren Prof. Dr. Akalın, şunları söyledi:
''Çok iyi bir dini öğrenim görmüştür, iyi bir hafızdır. Müezzinlik yapmıştır. Bir görevi daha var; savaşlara da katılmıştır. Savaşlarda Osmanlı Devleti zafer elde ettiğinde, orayı ele geçirdiğinde, ilk ezan okuma görevi de Evliya Çelebi'nin olmuştur. 22 zaferde, zafer ezanı okuduğunu belirtiyor. Bu güzel sesi aynı zamanda musikiye de yönelmesini sağlamıştır. Padişahlara yakın olmasına rağmen makam, mevki peşinde birisi değildir. Aksine bir yere bağlanmaktan, bir görev almaktan haz duymuştur. Her gittiği yere yazılar yazmış, oradan geçtiğini belgelemiştir. Bunlardan ne yazık ki çok azı günümüze kadar gelebilmiştir. Yemeklere ilgi göstermiştir. 2 bin 600 yiyecekle ilgili bilgi vermiştir. Nasıl bir kişi olduğunu bilmiyoruz. Ancak Seyahatname'de satır aralarında, sakalsız olduğunu, 46 yıl tıraşlı gezdiğini, orta boylu olduğunu, ayaklarının büyük olmadığını belirtmiştir. 51 yıl gezen bir insanın evlenmesi de mümkün değil. Maalesef bir yuva kuramamıştır. (Evliya Çelebi'nin soyundan geliyorum) diyen birisinin olmamasının sırrı da budur.''
Prof. Dr. Akalın, Evliya Çelebi'nin seyahatlerinin bir rüyayla başladığını anımsatarak, bir gece rüyasında Hazreti Muhammed'i gördüğünü ve ''Şefaat Ya Resulallah'' diyeceğine, ''Seyahat Ya Resulallah'' dediğini, bundan sonra seyahatlerine başladığını söyledi.
Evliya Çelebi'nin hac yolculuğunun da bir rüyayla başladığı bilgisini veren Prof. Dr. Akalın, ''1671'in Kadir Gecesinde, babası ve hocasını rüyasında görüyor. Onlarla konuşup bu rüyayı, 'her yeri gezdim ama gitmem gereken esas yere gitmedim' diye yorumluyor. İşte, hac yolculuğu böyle başlıyor. İstanbul'dan yola çıkıp Batı Anadolu'dan güneye, oradan Halep, Şam, Kudüs güzergahından Mekke'ye ulaşarak haccını eda ediyor'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından Yrd. Doç. Dr. Atilla Batur başkanlığındaki açık oturumda, televizyon programı yapımcısı Tayfun Talipoğlu ile Seyit Ali Kahraman, Nezih Kuleyin ve Dr. Mustafa Güneş tarafından sunumlar gerçekleştirildi.
''Evliya Çelebi'yle Dere Tepe Düz'' adlı serginin gezilmesiyle sona eren etkinliğe, Kütahya Valisi Kenan Çiftçi, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karaaslan, İl Jandarma Komutanı Albay Bektaş Arslan, İl Emniyet Müdürü Kadir Akbıyık, daire müdürleri, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com