"FB'ye haksızlık yapıldı"

"FB'ye haksızlık yapıldı"
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, önceki gece, Genç Bakış'ın konuğu oldu ve güncel konularda, öğrencilerin sorularını cevapladı...

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, önceki gece, Genç Bakış'ın konuğu oldu ve güncel konularda, öğrencilerin sorularını cevapladı. Kılıç, sporda şiddet yasasının, kulüpler birliğince istendiğini ve o paralelde çıktığını söyledi. Eğer tersi bir durum olur ve muhalefet partileri de desteklerse, tekrar değiştirebileceğini söyledi. “Ama bunu ilk öneren biz olmayız” dedi. Şike tartışmaları nedeniyle, Fenerbahçe camiasına haksızlık yapıldığını da özellikle vurguladı. İşte programdan satır başları:

Yasaya ben de karşıydım
- Sporda şiddet yasası siyasal iktidar tarafından kulüplere ya da Türkiye Futbol Federasyonu'na dayatılan bir kanun değil. Geçen dönem, Türkiye Futbol Federasyonu ve Başkanı, bu teklifin yasalaşması için aşırı ısrarcı oldular. O dönem; “Tamam tüm aykırılıklarına rağmen bu yasayı çıkaralım ama AB normlarını, UEFA kriterlerini, FİFA'nın genelgelerini dikkate aldınız mı?” diye sordum. Her şeyin uluslararası hukukun ve UEFA talimatnamelerinin paralelinde olduğu ifade edildi ama gelinen noktada görülüyor ki bu ölçüde köşeli ve sert hükümler Avrupa'da bile yok. Bu kanun bu anlamda bir hayli sert bir kanun.
- Daha 6 ay önce TBMM'de kabul edilmiş bir metnin değiştirilmesi kesinlikle bizim istediğimiz bir şey değil. Bu kanununu biz getirmedik ve en ufak bir değişiklik çalışması içerisinde değiliz.
- 6222 sayılı yasa çıkıncaya kadar Gençlik ve Spor Bakanı'nın Türkiye Futbol Federasyonu'nu Genel Kurul'a çağırma yetkisi vardı. Yani siyasetin kılıcı sürekli olarak federasyonun üzerindeydi. Son yasayla bu ortadan kalktı. TFF tamamen özerk.
- Fenerbahçe camiasına taraftar noktasında yayınlar ve yorumlar yoluyla bir haksızlık yapıldığı kanaatindeyim. Camia çok hırpalandı. Yorumcuları ve yazarları taraftar camialarının onurlarıyla bu kadar oynamamaya davet ediyorum.

Annem okumayı yeni öğrendi

- Başta Sayın Başbakan olmak üzere bizlerin burada bulunması tamamen cumhuriyet idaresinin bu topluma kazandırdığı değerlerdir, nimetlerdir.
- Annem okuma yazmayı birkaç sene önce öğrendi babam ilkokul üçten terk. Ben ilkokulu doğduğum köy, Yeşilköy'de iki göz bir okulda okudum. İlk üç sınıf aynı derslikteydik. Bu noktaya bu şekilde bir ortamdan geldim. Ailemde siyasete adım atan ilk kişiyim. Baba tarafından ilk üniversite mezunuyum. Türkiye'de bir yerlere gelebilmek için illa ki belli çevrelerde yetişmek gerekmiyor.
- Türkiye'nin doğusu hangi hak ve imkânlardan mahrum görünüyorsa batıda da aynı hak ve imkânlardan mahrum yerlerimiz var. Türkiye'de tezek yakılan köyler sadece Doğu ve Güneydoğu'da değil. Ankara'da da var.

Olimpiyatlara adayız

- 2020 Olimpiyatları'na İstanbul markasıyla adayız. Bunlar karın doyurmaz diyorlar. Hakkâri'de havaalanına karşı çıkanlar da aynı şeyi söylüyorlar. Ama beklesinler hastaneleri, okulları, havaalanlarını bitirelim, onlar da şantiyeleri yakmaktan vazgeçsinler o zaman o havaalanlarına gelen işadamları orada fabrikalar kuracak, karın doyuracak. Mesele sadece karın doyurmaksa her şeyi bırakıp fırın yapalım.

Krizden etkilenmeyiz

- Türkiye krizden etkilenmeyecek. Etkilenecek olsaydı tüm yatırımların durması gerekirdi. Oysa hepsi devam ediyor. Yeni yatırımlar yapılıyor.
- Biz yaz döneminde 250 bin sözleşmeli personele doğrudan devlet kadrosu verdik, bundan dolayı yaşadığımız güçlüğü de atama bekleyen öğretmenlerin anlamasını bekliyoruz. Evet çok meşru bir haklarını istiyorlar, haklılar ama bize de hak vermeliler. 250 bin sözleşmeliyi kadroya geçirmek demek maliyetin ikiye katlanması demek. Birçok ülkenin maaşları ödeyemediği bir küresel dalgalanma döneminde Türkiye maaşları ödeme problemi yaşamıyor, normal artışlara devam ediyor ve 250 bin sözleşmeliyi kadroya alabiliyorsa burada hükümetin ciddi bir fedakârlığı var demektir. İnşallah daha fazlasını da yapabiliriz, öğretmenlerimiz bunu hak ediyor.
- Meslek liseleri ve imam hatiplerin önündeki katsayı engelinin kaldırılması konusunda bir teşekkürü hak etmiyoruz çünkü size hak etmediğiniz bir şeyi vermedik, 28 Şubat sürecinde gasp edilmiş bir hakkınızı hukuka inanan bir iktidar olarak iade ettik.
- 28 Şubat sürecinin, o dönem başlayan haksızlıkların müsebbibi biz değiliz ama devlette devamlılık esastır ve devletteki devamlılık adına, kaybedilmiş yıllarınız için ben özür diliyorum.
- Öğrenciye bir sefer hakkını kullandın bir daha sınava girersen puan kaybedeceksin demeyi çok doğru bulmuyorum. Otobanın bile ara çıkışları vardır. Öğrenci tercih yaparken hata yapabilir. Bir geri dönüş imkânı verilmeli. Paralel dersler varsa fark dersleri verdirilmek suretiyle çok sene kaybetmeden birbirine yakın bölümler arasında geçişler yapılabilmesi lazım. Bunu YÖK Başkanı'yla görüşeceğim.

Gençlerden proje bekliyoruz

- Önümüzdeki 6 ay-1 sene içerisinde tamamlanacak yurt projeleriyle Türkiye'ye kazandıracağımız yatak kapasitesi 39 bin 800. Bunların dışında 2011 programına dahil ettiğimiz 75 tane ilave yurdun da yeni yapımına başlayacağız. Hedefimiz 350 bin yatak kapasitesi. Ama bu da yetmeyecek.
- Türkiye genelinde gençlik ve kültür merkezlerini yeni bir yapılandırma anlayışıyla çoğaltmayı planlıyoruz. İçerisinde basket, voleybol sahalarının olduğu merkezler yapacağız. Göstermelik birkaç tane değil, 100 rakamıyla başlayacağız ve bu rakamı katlayacağız.
- Bakanlık olarak sporla ilgili 1, gençlik ile ilgili 3 müdürlüğümüz var. Biz gençlerden proje bekliyoruz. Formalitelere takılmasınlar. Bu tüm gençlere açık bir çağrıdır.
Özetin özeti: Bakan Dinçer'den sonra, Bakan Kılıç da özür diledi. Ama yetmedi!..

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com