Fethullah Gülen'den Öcalan'a ve MİT'e tepki

Fethullah Gülen'den Öcalan'a ve MİT'e tepki
Bugün gündeme bomba gibi düşen iki haber de Fethullah Gülen'i konu alıyordu.

Abdullah Öcalan, İmralı'da yaptığı açıklamada Gülen için "Cemaatin merkezi ABD’dir. Benim buraya alınmamla birlikte Fethullah da ABD’ye alındı. Bir yazar (yazarın adını hatırlayamadı) ‘Fethullah Gülen, Nur hareketine sızdı’diyor. ‘Kesin bilmiyorum, Kemalistlerin sızması’ diyor. Nur hareketini inceleyin, Saidi Nursi eski Nurs köyündendir. Eski bir Ermeni köyüdür. Teşkilatı Mahsusa’ya girdi, sonradan Mustafa Kemal ile takıştı. Fethullah Gülen ABD’de yaşıyor. 120 devlette okul açmış, para nereden. Florida kontrgerillanın eski merkezidir, Türkeş ve Latin Amerika’daki kontrgerilla, orada yetiştirildi." dedi.

Cumhuriyet'ten İlhan Taşcı ise MİT'in Darbeleri Araştırma Komisyonu'na gönderdiği raporu ele aldı.

Raporda "Ayrıca Amerika’nın çıkarlarını desteklemek üzere kurulan Moon Tarikatı’nın Türkiye’deki bağlantısıdır. Abdullah Çatlı’nın İsviçre’de uyuşturucu kaçakçılığından tutuklu bulunduğu cezaevinden CIA Türkiye İstasyon Şefi tarafından kaçırılması, ölümünden sonra Çiller Özel Örgütü’nün kirli işler şefliğine yükselen H. Kırcı’nın, Fethullahçı olduğunu açıklaması, Fethullah Hoca’nın Çiller’in kara para aklama işinde gizli ortağı ve CIA’nın bölgemizdeki en önemli sivil toplum kuruluşu olması, Çiller Özel Örgütü’nün CIA ile nasıl iç içe olduğunun açık bir kanıtıdır. ” ifadelerine yer veriliyordu.

HEPSİ OLMAZ

Fethullah Gülen her iki habere de twitter'dan "Bir insan, hem şeriat yanlısı bir Müslüman hem de gizli kardinal, hem milliyetçi hem de CIA ajanı olabilir mi?" ifadeleriyle yanıt verdi.

Gülen "FGulencomTR" adresli twitter hesabından, Ahmet Kurucan'ın 5 Kasım'da yazdığı yazısını paylaştı.

Kurucan her zamanki gibi Ergenekon'u suçladığı yazısında şöyle diyordu:

"Şöyle yapmış Doğan Koç: Hocaefendi ve hizmeti karalamayı amaç edinen 450'ye yakın İngilizce ve Türkçe kitap/makale/gazete ve internet haberini incelemeye alarak bir veritabanı oluşturmuş. Sonra bu veritabanı üzerinde mukayeseli incelemeler yapmış. Ulaştığı sonuç şu: Hocaefendi bu yayınların tavsifine göre; CIA ajanı, Vatikan kuklası veya Papa'nın gizli kardinali, Kripto-Yahudi, İslam'ın truva atı, ılımlı İslam yanlısı, Amerika'nın Humeyni'si, Türkiye'de laik devleti yıkıp İslam devleti kuracak bir şeriatçı, Yeni Osmanlı İmparatorluğu ve halifeliğin diriliş gayesini gözeten biri, Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi'nin Türkiye temsilcisi, Siyonist bağlantıları ve gizli ajandası olan bir aşırı milliyetçi...

Kısaca aktardığım ve sadece sonuçları tavsif sadedinde kullanılan tespitlerden de gördüğünüz gibi ortada yaman bir çelişki var. Bir insanın hem şeriat yanlısı bir Müslüman hem de gizli kardinal, hem milliyetçi hem de ajan olması söz konusu. Hedef kitlelere göre yayın dilini ve söylenenleri tahmin etmek mümkün. Mesela, Türkçe karalamalarda Hocaefendi "Amerikan/CIA ajanı", "gizli kardinal", "Siyonist uşağı" türü karalamalara maruz kalırken; İngilizce yayınlarda büyük çoğunlukla "radikal İslamcı", "ikinci Humeyni", Osmanlı imparatorluğu ve hilafeti yeniden diriltmeye çalışan bir insan olarak gösteriliyor. Uzun sözün kısası; ortada dinî ve insanî değerleri merkeze koyan ilke ve prensipler de olmayınca, tam anlamıyla "altta kalanın canı çıksın" hali yaşanıyor.

Doğan Koç, çalışmasında daha başka hayati unsurların da altını çiziyor. Bunlardan birincisi, karalamaların zamanlaması. 2009'da hız kazanan ve tek merkezden koordine edildiği izlenimini veren karalamaların Ergenekon davasıyla irtibatlı olabileceği ihtimaline de işaret ediyor. Karalamaların Ergenekon davasıyla artması ve adeta bir kampanya şeklinde ele alınması bu ihtimali destekliyor. İkincisi ise karalama yapan şahısların kimliklerinden hareketle ortak özellikleri ve kullandıkları belirgin taktikler.

University Press of America tarafından yayımlanan kitabın Hocaefendi ve hareketi objektif bir gözle değerlendirecek her kesimden insan için çok faydalı olacağına inanıyorum. Duyumlarım o ki, kitabın Türkçe tercümesi de tamamlanmak üzereymiş. Hadiselere farklı bir perspektiften bakmak isteyen okuyucular için güzel bir çalışma olduğuna şüphe yok. İnşallah kısa zamanda dilimizde de yayımlanır. Zira kitabın göstermiş olduğu farklı perspektife herkesin ihtiyacı var. Özellikle Türkiye'de her gün hem de birkaç defa değişen hızlı gündemin hayhuyları arasında ömür tüketenlerin daha çok ihtiyacı olduğu kanaatindeyim."

GÜLEN'İN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Fethullah Gülen'in avukatı Nurullah Albayrak, Öcalan'ın görüşme tutanakları ile ilgili sert bir açıklama yayınladı. Albayrak, "İftiradan ibaret bu haksız ve mesnetsiz iddialar tutanakta isimleri geçtiği belirtilen kişi ya da kişilerin kurgusundan başka bir şey değildir." dedi.

Fethullah Gülen'in avukatı Nurullah Albayrak'ın açıklaması şöyle:

"Milliyet gazetesinde, 28.02.2013 tarihinde yayınlanan ''İşte İmralı'daki Görüşmenin Tutanakları'' başlıklı yazı içeriğinde, gerçekte konuşulup konuşulmadığı bilinmeyen ve söz konusu içeriğin kimin tarafından hangi maksatla medyaya sızdırıldığı belli olmayan ve adına tutanak denilen metin içerisinde yer alan iddialar tam bir iftira olup, iftiradan ibaret bu haksız ve mesnetsiz iddialar tutanakta isimleri geçtiği belirtilen kişi ya da kişilerin kurgusundan başka bir şey değildir. Yazı içeriğinde, 'Müvekkilimin Nur hareketine sızdığı, açılan okulların parasının ABD tarafından karşılandığı, kontrgerilla ile bağlantısının olduğu' gibi gerçek dışı ve mesnetsiz iddialara yer verilerek bu iddialarla müvekkil irtibatlı gösterilmiştir.

Tutanak olduğu iddia edilen içerikte gerçekmiş gibi sunulan, bir kısmı itibariyle de gerçekleşmiş gibi gösterilen iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Maalesef müvekkilin ismi bilinçli olarak kurgulanan bazı olaylar içerisinde gösterilmeye çalışılmaktadır. Müvekkilin yapmadığı ya da içerisinde bulunmadığı hadiseler yapılmış ve gerçekmiş gibi gösterilerek kamuoyu yanıltılmaya çalışılmaktadır.

Müvekkil yazdıkları ve söyledikleri ile her zaman toplumun önünde olmuş, yazdıkları ve söyledikleri ile de her zaman toplumsal barışı, hak ve adaleti tavsiye etmiştir. Hukuksuzluğun içerisinde hiçbir zaman olmadığı gibi adalete muhalif bir değerlendirmesi de olmamıştır.

Anadolu'nun fedakar insanlarının himmet ve gayretleri ile 140'ın üzerinde ülkede Türk Okullarının açılmasında fedakar ve cefakar Anadolu insanının dışında hiçbir kimsenin ve hele hiçbir ülkenin tek kuruşu yoktur. Bu iddia fedakar Anadolu insanımıza yapılmış bir hakarettir.

Bireylerin ve tabi ki basın mensuplarının ifade özgürlüğü olduğu muhakkaktır. Ancak bu özgürlüğün yanı sıra, ifade edilen olayların doğruluğunu araştırma ödevinin olduğu da tartışmasız bir gerçektir. Söz konusu yazıda geçen iddialar tamamen sübjektif değerlendirmeler olup, bu iddiaların iddia olarak bile sunulması doğru değildir. Niteliği itibariyle doğruluğunun araştırılması mümkün olmayan ve yazı içeriğinde birbiriyle çelişen iddialara yer verilerek değerlendirme yapılması müvekkilin haksız ve insafsız olarak suçlanmasına sebebiyet vermektedir.

Herkesi kendi fikrinde ve konumunda kabul eden, insanların düşüncelerine saygı duyma temelinde toplumun bütün kesimleri arasında diyaloğu ve hoşgörüyü teşvik etmek için adeta canhıraş feryat eden müvekkili yazıda bahsedilen olaylar içerisinde göstermek en hafif ifadesi ile insafsızlıktır.

İnsanlığa hizmet etmekten başka bir düşüncesi olmayan müvekkilin gerçek dışı iddia ve değerlendirmelerle suçlanması nedeniyle açıklama yapılmak zorunda kalınmıştır. Ayrıca sorumlular hakkında yasal yollara da başvurulacaktır. Gereğinin takdir ve ifasını hakşinas halkımızın değerlendirmesine bırakıyoruz. Saygılarımızla." (AAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yandaş medya açık açık hedef gösterdi14 Ocak 2015 Çarşamba 12:45
  • Havuz yazarı konferanstan kovuldu13 Ocak 2015 Salı 13:24
  • Economist: Türk medyası için zor zamanlar09 Ocak 2015 Cuma 11:04
  • “AKP basını bitirdi“09 Ocak 2015 Cuma 10:26
  • "Bu ayıp, bu kan asla temizlenemeyecek"08 Ocak 2015 Perşembe 16:50
  • Atilla Taş'tan olay yaratan 'Yüce Divan' tweeti!06 Ocak 2015 Salı 11:11
  • Hülya Avşar'dan Sözcü'ye dava!25 Aralık 2014 Perşembe 10:49
  • Milliyet'te deprem, hangi isimlerin görevine son verildi?17 Aralık 2014 Çarşamba 11:27
  • Abdülkadir Selvi'nin kafası karıştı15 Aralık 2014 Pazartesi 10:54
  • Zaman kara manşetle çıktı!15 Aralık 2014 Pazartesi 10:38
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com