Fotoğraftaki kişi Özal mı?

Fotoğraftaki kişi Özal mı?
Ahmet Özal'ın Turgut Özal iddiası yalan çıktı! İşte yalanın belgesi!

Özal'ın öldüğü günü hastaneye giren kişi Turgut Özal mı yoksa sedyeyi iten koruma mı? Aylar önce bu fotoğrafı incelediğini belirten Aksiyon dergisi, o kişinin koruma olduğu yönünde ısrarcı.

Ahmet Özal'ın babasının hastaneye sağlam girdiğini gösteren Anadolu Ajansı fotoğrafını kamuoyuyla paylaşması ortalığı karıştırdı. Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili spekülasyonlar bitmek bilmiyor.

Zehirlenip zehirlenmediği yönündeki iddialara Adli Tıp'ın raporu net bir cevap veremedi. Ölümünün üzerinden 19 yıl geçti ama iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Tartışmalar sürerken şimdi de oğlunun iddiası gündeme oturdu.

ÖLÜ BİR HALİ VARSA SÖYLEYİN

Ağır hasta denilen babasının sağlıklı bir şekilde adım atarken gösteren fotoğrafı basınla paylaşan Özal, şunları söyledi:

"Rahmetli hastaneye, çocuk bölümüne girerken. Ölü bir hali varsa, söyleyin. Bu resim, AA'nın çektiği resimdir. 17 Nisan tarihinde ve arşiv numarası vardır. Ayağına bakarsanız, ayağına basıyor, kollarından yardım ediyorlar. Oradaki sağ ayak, rahmetlinin, sol ayak korumanın. Korumaları tanıyorum. Bu ifadelerle ben de merak ediyorum ve soruyorum, hiç bir bilgim yok. Bu hastane girişiyle ifadelerdeki hastane girişi benziyor mu? Merak ediyorum. Birinin bunu açıklamasını istiyorum. Bu, AA'nın fotoğrafı. Devletin ajansı."

AHMET ÖZAL'IN FOTOĞRAF FİYASKOSU! ÖZAL DEĞİL, KORUMA...

Turgut Özal'ın hastaneye yürüyerek geldiğini iddia eden Ahmet Özal'ı, gösterdiği fotoğraf yalanladı.

Ahmet Özal, babasının hastaneye korumaların kolunda getirildiği iddiasını desteklemek için bu fotoğrafı basına gösterdi.

Anadolu Ajansı’nın çektiği fotoğrafta açık renk takım elbiseli bir adam yer alıyordu.

Anadolu Ajansı’nın arşivinde Özal’ın son anlarına dair aslında 3 kare fotoğraf vardı.

Fotoğrafların birinde, Turgut Özal olduğu sanılan kişinin aslında korumalardan biri olduğu net olarak görülüyordu.

Ahmet Özal neden gri takım elbiseli o adamı babası olarak gösterdi?

Dahası, o gri takım elbiseli kişinin olduğu ikinci kareyi neden göstermedi?

Şimdi bu merak ediliyor...

ÖZAL DEĞİL SEDYEYİ İTEN KORUMA

Zaman yazarı Bülent Korucu, twitter sayfası üzerinden bu çarpıcı iddiaya yanıt verdi:

"Ahmet Özal'ın bahsettiği fotoğrafı aylar önce Aksiyonda inceledik. O kişi Özal değil sedyeyi iten bir koruma. Rahmetliye benziyor ama değil."

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, İstanbul'da basın toplantısı düzenledi.

Adli Tıp Raporuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ahmet Özal, "Ben 10 sene boyunca Başbakanlık Köşkü'nü de Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nü de gördüm. Benim şov yapmaya, dikkat çekmeye ihtiyacım yok, bu konuda hevesim de yok. Bunu yazan arkadaşlar, buraların kapısını dahi görmemiştir" diye konuştu. Turgut Özal gibi Eşref Bitlis, Cem Ersever, Uğur Mumcu, Çetin Emeç ile Madımak ve Başbağlar olayların aydınlatılması gerektiğini kaydeden Özal, ancak bu ölümlere ilişkin dosyaların zaman aşımı nedeniyle rafa kaldırılmasından endişe ettiğini söyledi.

8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili basın toplantısı düzenleyen oğlu Ahmet Özal, çeşitli sorularla, tenkitler ve haksız iftiralara muhatap olduğunu söyledi. Ahmet Özal, babasının öldüğü 1993 yılından beri bu konuda mücadele yürüttüğünü dile getirdi.

Ahmet Özal, 1999 yılında milletvekili olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

"O zaman da 25 milletvekili arkadaşımla babamın ölümü ve 93 yılının aydınlatılması için mecliste komisyon kurulması için uğraştım. Maalesef bunları kimse dikkate almadı ve benim önergem sadece rafa kaldırıldı. Ben bazı insanların beni 'şov yapmakla, gündeme gelmeye çalışmakla' suçladıklarını da gördüm. Ben 10 sene boyunca Başbakanlık Köşkü'nü de, cumhurbaşkanlığı Köşkü'nü de gördüm. Benim şov yapmaya, kendime dikkat çekmeye ihtiyacım ve hevesim yok" dedi.

17 NİSAN'A KADAR DAVA AÇILMAZSA, DOSYA RAFA KALDIRILIYOR

Kimseyle kavgasının olmadığını, tek kavgasının 1993 yılının aydınlatılmasıyla ilgili olduğunu belirten Özal, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin gerçek karanlık yılı 93'le başlamıştır. 17 Nisan 2013 tarihine kadar dava açılmazsa veya soruşturma devam ettirilmezse, rahmetli Özal'ın şüpheli dosyası rafa kaldırılıyor. Çünkü zamanaşımına giriyor. 24 Ocak 2013'te Uğur Mumcu'nunki rafa kaldırılıyor. Daha sonra Adnan Kahveci'ninki, Eşref Bitlis Paşa'nınki Şubat ayında kaldırılıyor. Bununla beraber bir sürü insanınkisi rafa kaldırılıyor. Buradan sesleniyorum, faili meçhullerde kesinlikle zamanaşımı olmaması gerekir. Zamanaşımının mecliste bir kanun değişikliğiyle kaldırılması gerekir. bu kanun değişikliğini Sayın Tayyip Erdoğan'dan AK Parti'den ve diğer partilerden rica ediyorum. Çünkü bu benim meselem değil sadece, bu mesele herkesin meselesi."

DENİZ GEZMİŞ'E DE İADE-İ İTİBAR

Merhum Başbakan Adnan Menderes'in idam kararının yok sayılmasıyla ilgili olarak iade-i itibar konusunu anımsatan Özal, "Aynı şeyin Deniz Gezmiş için de yapılması lazım" dedi.(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com