Fransa'dan Türkiye'ye Özür!

Fransa'dan Türkiye'ye Özür!
Fransa'da çıkan Le Point dergisi dün yayınlanan Türkiye ile ilgili yazıları içinTürkiye'den özür diledi.

Fransa'nın köklü dergisi Le Poınt Türkiye için 'radikal İslam riski var' başlıklı bir yazı yayınlamıştı.

Aldığı tepkiler nedeniyle dergi bugün röportajda düzeltme yayınladı ve özür diledi.

Şeni, yaptığı açıklama ile İran asıllı gazetecinin Fransızca yapılan röportajda sözlerini anlamamasından dolayı çarpıtarak gerçeği yansıtmayan bir haber yaptığını belirterek tüm röportajı tekzip ettiğini duyurdu. Bunun üzerine dergi özür dileyerek düzeltilmiş metni yayınladı. Röportajda düzeltilmiş soru ve yanıtlar şöyle:

Türk ordusu siyasi hayattan tamamen çekilmek üzere mi?


NATO'nun ikinci en önemli ordusuna sahip, bu ülke ordusunun başlıca yöneticileri, hükümetin hapisteki yüksek rütbeli askerlerin terfî etmelerini engellemesini protesto etmek için istifa ettiler. Pazartesi günü yıllık YAŞ görüşmeleri yanlızca Basbakan Recep Tayyip Erdoğan'In başkanlığında toplandı ki bu bir ilk.

Generallerin istifa etmeleri Türk siyasi peyzajını değiştirebilir mi?

Nora Şeni : Bu istifalardan sonuç çıkartmak biraz premature olur. Şu anda YAŞ toplantıları devam ediyor. Ordu muhakkak bir kriz yaratabileceğini umdu, fakat şu anda olan bu değil. Askerler Türk toplumu üzerindeki eski etkilerini kaybetmiş olduklarını artık idrak ettiler.

Ordunun bu derin memnuniyetsizliğinin sebebi nedir?

Nora Şeni : Ordu, Müslüman muhafazakar AK Parti'nin baş muhalifini oluşturuyordu, bu hükumet Ağustos ayında yapılacak askeri atamalarda birçok generalin atanmalarını imkânsız kıldı. Bu da adaylıkları geçersiz kılınan generallerin ordu komutanlıklarına terfii edemeyecekleri anlamına geliyor. Şu anda 200 yüksek rütbeli subay "devlete komplo" ve "Ergenekon'a" karışmak suçundan göz altındalar (Ergenekon : hükumeti diskredite etmek ve 2002 senesinden beri yönetimde olan müslüman muhafazakar partiyi düşürmek amaçlı gizli kuruluş)

Türkiyede ordunun görevi nedir?

Nora Şeni : Ordu, Türkiye cumhuriyetini kuran başlıca güçlerden biridir, ancak modern Türkiye'nin siyasi ve ekonomik yönlendirilmesinde büyük rol oynamaya devam etmistir. Kurumun sivil hükumetlerin hareket alanlarına karışması parlamenter demokrasi kurallarına uymaz, nitekim 1960, 1971 ve 1980 olmak üzere 20 senede 3 darbe yaptığını hatırlamak gerek. Kendini siyasi hayatın hakemi olarak görmesi siyasi yöneticileri onun fikrini almak zorunda bırakmıştır.

Laikliğin garantörü olarak kabul edilmiyor mu?

Muhakkak, bununla beraber demokratik bir yaşamın yeşermesine firsat vermemiş, örneğin Kürt sorununu çözememiştir. Aksine Kürt sorununun süregelmesinden Güneydoğu Anadolu'daki askeri hareketleri için meşruiyet payı çıkarmıştır.

Erdoğan hükumetinin totaliterleşmeye kaydığını söyleyebilir miyiz?

Tek adam iktidarı eğiliminden, -Başbakan Tayyip Erdoğan'ın- ,Türk toplumunda muhalif güçlerin zayıfladığı bir eğilimden çekinebiliriz, örnegin onlarca gazetecinin hapsedilmesi basın özgürlüğüne darbe vurmuştur.

Ülkenin radikal İslam'a düşme riski var mı?

"Düşme" kesinlikle olmaz, Türkiye'de iki yaşam tarzı birbirleri ile rekabet halinde bulunuyor. Bir yanda AKP'nin gelişmesine katkıda bulunmuş olduğu bir orta sınıf ki AKP bu kesimin oyları sayesinde 3. kez ve her seferinde oylarını arttırarak milletvekili seçimlerini kazandı, Haziran'da yapılan son seçimde % 50 oy oranını da geçti. Bu sosyal kesim kendini tanınır kılan yaşam tarzları, davranış ve giyim kodları (kadınların başörtülerini bağlama şekilleri, alkol kullanmama) ve dindarlığını kamu yönetimi nezdinde bir avantaja dönüştürdü. Diğer tarafta ise Müslüman muhafazakar kesimin yönetimini istemeyen ama askerin sivil hayata karışmasını tolere etmeyen bir halk grubu var.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com