'Füzeleri Ankara'da yaptırırdık'

'Füzeleri Ankara'da yaptırırdık'
Gazeteci Ömer Ödemiş'in Şam'ın görüştüğü şeriatçılar Türkiye'nin Suriye'deki rolünü gözler önüne seriyor.

'Füzeleri Ankara'da yaptırırdık'

Gazeteci Ömer Ödemiş'in Şam'ın görüştüğü şeriatçılar Türkiye'nin Suriye'deki rolünü gözler önüne seriyor.

Ödemiş'in görüştüğü Sababa Tugayları sözcüsü Said'in söyledikleri çok çarpıcı ; "Füze kalıplarını Ankara Ostim'de Ali Kaya isimli bir şahsın atölyesinde yaptırdım."

Ömer Ödemiş'in herpazartesi.blogspot.com.tr adresinde yayınladığı röportaj şöyle:

Suriye’de mastır yapmış ve yüksek mühendis olmuş, Suriye’nin en önemli özel sektöründe yönetici olarak çalışan, mekanik mühendisi. Daha önce de İslami düşünceleri nedeniyle sorgulanmış, cezaevi yapmış ve Cumhurbaşkanı tarafından iki kez affedilmiş birisi. Gelir düzeyi Suriye ortalamasının çok üstünde. Suriye’de olaylar başladığında kendi deyimiyle ‘davet’ üzerine Ensar el İslam örgütüne katılmış ve kendi grubunu, Sahaba örgütünü temsil etmiş. Başarılı bir mekanik mühendisi olması nedeniyle füze yapım işi ile görevlendirilmiş. Bu iş için en uygun alan olan Türkiye’ye Hamas örgütü tarafından çağırılmış.

Pişmanım diyor ancak, yetkililer daha önce de iki kez pişmanım dedi yine aynı şeyleri yaptı diyorlar. İslami hareketin siyasi kanadında görev alan, yönetici konumunda olduğunu söylüyor. Sorduğum her soruya düşünerek ve soğukkanlılıkla yanıt veriyor. Tarihleri ve adresleri hatırlamıyor. Sıkılıkla biz kandırıldık, kullanıldık diyor. Yüzlerce insanın yaşamına mal olmuş bir süreci yalnızca hata diyerek açıklıyor. Bir kez daha Türkiye’nin bu süreçte ki rolü tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor.

Ö.Ö: Merhaba. Ben Türkiye’den gazeteci Ömer Ödemiş. Sana birkaç soru sormak istiyorum. Öncelikle bize kendini tanıtır mısın?

Z.C.S: Adım Züheyr Cemal Said. Mühendisim. Suriyeliyim. Mekanik Yüksek Mühendisiyim ve araç yapım uzmanıyım. Özel sektörde çalışıyorum. Son yaptığım iş El Hafız şirketinde idi. Buzdolabı üretiyorduk.

Ö.Ö: Ensar El İslam örgütü ile nasıl ilişkiye geçtiniz… Bu örgütün siyasal sözcülüğünü üstlenmişsiniz.

Z.C.S: Bu örgütü ben kurmadım. Ancak daha önceki siyasi çalışmaların nedeniyle davet edildim. Sahaba Tugayları tarafından davet edildim. Muhammed Şavka tarafından. Ensar El İslam bir birliktir. Furkan tugayı, Peygamber Tugayları ve Sahaba Tugaylarından oluşturuldu. El Sahaba Tugayı beni bu birlikte onları temsil etmem için davet etti. Ben onların bir parçası değilim, yalnızca onları birlikte temsil ettim

Ö.Ö: Peki bu birliğin amacı ne?

Z.C.S: Bu olayların ya da ayaklanmanın başlangıcında, rejime karşı güçler iki kısımdı. Birincisi, laik olan kesimdi. Bunlar Özgür Suriye Ordusu içerisinde yer aldı. Tabi ÖSO başlangıcında laikti. Sonradan bu yapısını koruyamadı. İkinci kısım ise İslami akımdır. Bunun için tüm İslami akımlar aynı çatı altında toplanmaya çalıştılar. Dağınık olan İslami yapıları toparlamaya çalışıldı. Tabi daha olayların başlangıcında olan şeyler bunlar. Ensar El İslam birliği şeriat isteyen İslam eksenli bir birlik olarak oluşturuldu. Bunların tamamı silahlı gruplar.

Ö.Ö: Türkiye’ye gittin mi hiç?

Z.C.S: Evet 2012 yılında gittim. Benim kimliğim temizdi, Reyhanlı sınır kapısından nizami olarak girdim. Antakya’ya geçtim. Ben davet üzerine gitmiştim. Abu Ahmed isimli bir Filistinli ile, Muhammed Ali Kavas diye Türk birisi beni davet etmişlerdi. Bir kişi gönderdiler beni aldırdılar. Antakya’da eski garajlara yakın bir eve gittik. 3 gün kaldım.

Ö.Ö: Ne yaptın orada, ne için davet edilmiştin?

Z.C.S: Bir eğitim için davet edilmiştim. Mavi Marmara gemisindeki baskından kurtulan iki kişi beni davet etmişti. Adlarını bilmiyorum ama görürsem tanırım. (Birisi hep şapkasını ters takıyordu) Benim gibi aynı eğitim için davet edilen 6 kişi daha vardı. Hepsi Suriyeli idi. Eğitimi veren Filistinli Hamas örgütündendi. Füze ve roket imalatı konusunda eğitim verdiler. Eğitim verenler yeterli değildi. Bu işin zor olacağını anladım ben. Sonra Suriye’ye geri döndüm. Ben sonra tekrar gelip İstanbul ve Ankara’ya gittim.

Ö.Ö: Peki bu füze ve roketleri ne için yapacaktın.

Z.C.S: Biz silahları Suriye rejimin yıkılması için kullanacaktık. İlk önceleri bizim bu tür silahlarımız yoktu. Yapma ihtiyacı duyduk. İstanbul’da atölyeleri dolaştım. Sonra Ankara’ya gittim Ostim Sanayi sitesine. Muhammet Ali Kav(f)as ‘Ostim’de füze kalıpları yapabilirler, gel bir göz at’ dedi. Ben de Ankara’ya gittim. Muhammed Ali bana git araştırmalarını yap, siparişlerini ver, para önemli değil, ben hallederim dedi. İ. K.  isimli şahsın atölyesine gittim. Bu roket ve füze kalıpları benden önce sipariş verilmiş. Ben mühendislikte uzman olduğum için bana git bak dediler. Kontrol ettim, görüşümü belirtim. Başarılı idiler. Sonra Ankara’dan uçakla Şam’a döndüm.

Ö.Ö: Ne zaman yakalandın.

Z.C.S: 13 ay önce. Çalıştığım şirkete gelip beni aldılar. Ben daha öncede Hizbul Tahrir örgütündendim. Ondan dolayı alındım.

Ö.Ö: Bu füzelerle binlerce insan öldürüldü. Bunu kurtuluş olarak mı görüyorsun.

Z.C.S: Benim düşüncelerim olaylar başladığından sonra çok değişti. İlk başlarda olay basitleştirilmişti. Ondan sonra çok müdahale oldu. Çok insan öldü. Duydukça üzülüyorum.

Ö.Ö: Çocukların var mı?

Z.C.S: 4 tane çocuğum var.

Ö.Ö: Atılan füzeler senin çocuklarına da gelebilir. Çünkü hedef gözetmeden rast gele kent merkezlerine atıyorlar.

Z.C.S: Evet. Maalesef. Benim görüşlerim çok değişti.

Ö.Ö: Dışarı çıktığın da benzer şeylere yönelmeyecek misin? Aynı örgüte katılmayacak mısın? Füze yapmayacak mısın bir daha?

Z.C.S: Bu olaylar olmasaydı ülkemiz çok daha fazla gelişirdi. Mesela buzdolapları kalıpları ben yaptım ilk önce. Biz suiistimal edildik. Kandırıldık, kullanıldık. Baştan yanış yere girdik. Önceleri pişmanım demeyi bir yalakalık olarak görüyordum. Ama gerçekten pişmanım. Sayın Cumhurbaşkanı affederse göreceksiniz bu ülkenin gelişimi için nasıl çalışacağımı.

Ö.Ö: Peki Hamas’a sormadınız mı; Bu ülke yıllarca Filistinlilere sahip çıktı, ülkesinde barındırdı, para ve silah verdi, Filistin davasına sahip çıktı. Neden böyle yapıyorsunuz, neden ihanet ediyorsunuz? Diye.

Z.C.S: Hayır. Cumhurbaşkanı bizi cezalandırabilir, kötü davranabilir, öldürebilir. Bunu kim engelleye bilir. Ama yapmıyor. Biz bu noktada düşünmeye başladık. Umarım bize bir fırsat daha tanır. Biz bu sabotajlarda kandırıldık. İnşallah bu ülkenin yeniden yapılandırılmasında katkıda bulunabilirim.(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com