Gerçekliğin maskeleşme formülü!

Gerçekliğin maskeleşme formülü!
Bir insan nasıl inanır da inandırır?

sansürsüzhaber.com / Sinem Şengünlü

Sosyal medyadaki örnek dayanışma modelleri "Erol Köse" ile her gün yenilenmekte malumunuz...
Ahlak çerçevesinin ne kadar ütopik bir hal aldığını görmekle beraber, binlerce hayranına rol model teşkil eden ünlülerin maskelerinin nasıl düştüğüne de şahit olmaktayız. Benim asıl yadırgadığım konu ise, maskenin altındaki maskeler... "O da ne?" dediğinizi duyar gibiyim. Mevzunun ana düşüncesi inanmaktan geçiyor. "Bir insan inanmadığı bir şeye başkasını inandıramaz!" demişti bir hocam ve eklemişti "Bu bir yalan olsa dahi; ilk önce siz inanmalısınız, yoksa inandırıcı olamazsınız." Doğruydu... Günümüzde popüler etkinlik kursları arasına giren "beden dili" dersleri bile bu sebepten verilmiyor mu? Artık o kadar inanıyor ve inandırıyor ki insanlar, ayyuka çıkan gerçeklerin ardından sözlere güvenilirlik azalıyor ve beden hareketleri incelemesi yapılıyor.
Erol Köse'nin hamlesiyle düşürülen maskeler ile cereyan eden ve kafamı kurcalayan konu da tam bu noktada patlak veriyor. Erol Köse'nin ifşa ettiği ünlü isimler "ne zaman, kime, nasıl, neden inandı?" Zorla güzellik olmaz elbette, ama bir maskeyi gerçek belleyip toyluğunu savurup atmak, bedenini et yığınına dönüştürmek niye? Bir insan neye inanır da kendini bu kadar değersizleştirir? Anne, evlat, şarkıcı, oyuncu, manken, sevgili, metres... Hangi maskeyi daha çok yakıştırır yüzüne? Her sabah uyandığında hangi yüzünü yıkar? Hangi yüzünü konuşturur onu sevenlere ya da sevdiklerine?
Hepimiz ergenlik döneminde bir ünlüye hayranlık beslemişizdir muhakkak. Ben o dönemde odamın duvarlarında, dolabımda, defterimin-kitabımın kabında, başucumda resimleri olan "en büyük hayranı benim!" diyerek gezindiğim ünlülerin hangi yüzünü beğendiğimi düşünüyorum hayıflanarak, ne garip...
 ...Ya siz hangi maskeyi sevmiştiniz en çok? O maskenin altındaki diğer maskeleri görünce ne hissetiniz? Kızdınız mı, ahlaksızlıkla mı suçladınız mı? Yoksa “aman bana ne!” mi dediniz?

Bunca kirli artıktan elimize kalanlarla ne izleyip, neye gülecek, kime inanıp, kimi seveceğiz… Kimin şarkılarını dinleyip, konserlerine gideceğiz?
Ve hangi resim yakışacak artık başucumuzdaki çerçeveye?

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com