GEZGIN: 500 Yıllık Şehir – Agra -2

GEZGIN:  500 Yıllık Şehir – Agra -2
Taj Mahal'deki işlemeler Taj Mahal'in gün doğumunda pembe, günbatımında ise kırmızı bir görünüme bürünmesini sağlıyor.

Bu kadar tarihçeden sonra anıt mezarı daha yakından görebilmek için Bahçe ve fıskiyelerin önünden Taj’a iyice yaklaşıyoruz yüksek büyük bir platform üzerine oturtulmuş, dört köşesinde birer minare bulunan  aklın alamayacağı şekilde tamamının ince kesme mermerden yapılmış olan devasa yapı olarak karşımızda duruyor.
 
Minarelere daha yakından bakmak istiyoruz daha önceki notlarımızdan bu minarelerin her birinin 41 metre yüksekliğinde ve ana yapının bulunduğu platform üzerine simetrik olarak yerleştirilmemiş olduğunu biliyoruz ,bunun nedeni ise her hangi bir depremde minarelerin yıkılması halinde ana kubbenin etkilenmemesi imiş.
 
Minarelere bir süre baktıktan sonra Taj kompleks'ine girebilmek için ayaklarımıza galoş takıp platform'a çıkıyoruz ,ilk dikkatimizi çeken şey Taj Mahal'in kapı ve pencere girişlerindeki kuran ayetlerinden oluşmuş çok fazla sayıda işleme oluyor.
 
Mozolelere doğru olan ana giriş kapısının üstünde Yasin suresinin tamamı yazılmış, aklın alamayacağı inanılmaz bir işçilik sergileniyor bu anıt mezarda. Buradaki işlemeler hakikaten el emeği göz nuru şeklinde yapılmış, yüzyıllara meydan okuyan bu güzellik için harcanan insan kaynağı aklımızın durmasına neden oluyor.
 
Taj Mahal'de dikkatimizi çeken diğer şey ise mermerlerin üzerindeki çiçek ve süslemeler oluyor. Yüzyıllar öncesinde mermerlerin içi oyularak çeşitli değerli taşlar ile çiçekler ve süsler yapılmış bu işleme sanatının adı Pietra Dura olarak bilinmekte.
 
Bu sanat günümüzde de eskiyen ve değişmesi gereken yerler için hala geleneksel yöntemler ile devam ettirilmekteymiş. Taj Mahal'deki bu işlemeler Taj Mahal'in gün doğumunda pembe, günbatımında ise kırmızı bir görünüme bürünmesini sağlıyormuş.
 
Taj Mahal'in çevresinde biraz dolandıktan sonra içeriye giriyoruz, içeride Şah Cihan ve Mümtaz Mahal'in mozoleleri bulunmakta ,asıl mezarlar alt katta kilitli bir odadaymış. Ortam oldukça karanlık fotoğraf çekmek kesinlikle ama kesinlikle yasak ,bir çok kısa bir zaman aralığında bir çekim yapıyoruz ancak çektiğimiz fotoğraf kalitesi aceleden ve ayar yapamadığımız için oldukça düşük kalıyor.
 
Taj Mahal'de bir süre dolandıktan ve bol bol fotoğraf çektikten sonra kompleks'in hemen yanındaki Taj camisine geçiyoruz ,bu arada kısa bir hatırlatma Taj Mahal cuma günleri cuma namazından dolayı kapatılıyor sadece Müslüman olan ve ibadet etmek isteyenler içeriye alınmakta.
 
Taj camisi bu coğrafyada görülen klasik kırmızı kum taşından yapılmış iç kompleks'i oldukça küçük ancak büyük bir avluya ve üç tane soğana benzeyen kubbeye sahip. Taj Cami'sinin iç tarafı Hicr suresinden ayetler ile bezenmiş ve cami'nin dış duvarlarında da pietra dura tekniği kullanılarak yapılmış muhteşem işlemeleri görmek mümkün.
 
Cami'nin içini gezer iken Mümtaz Mahal'in geçici olarak tutulduğu alanı arıyoruz ,cami'nin batı köşesinde kuyuya yakın bir yerde bulunan aşağı yukarı 5x2 metrelik taş alan Mümtaz Mahal'in Taj Mahal'e taşınmadan önceki geçici istirahatgahı olarak kullanılmış, yüzyılların ağırlığını ve yorgunluğunu bu mimaride kısmen görsek de günümüze ulaşan bölümlerin durumları oldukça iyi durumda.
 
Bir süre içeride camiyi gezdikten sonra cami'nin dışına çıkmaya karar veriyoruz, bu cami'nin mimari olarak birebir bir kopyası tam karşı tarafta durmakta ancak burası bir ziyaretçi ağırlama evi ve bir mihraba'da sahip değil. Zamanımız dar olduğundan dolayı burayı gezmeyi düşünmüyoruz ve doğrudan Taj müzesine geçiyoruz.
 
1982'de açılan Taj müzesi  geçmişten günümüze kadar gelen çeşitli değerli taşlara,Taj Mahal'in inşaa sürecinde kullanılan planlara ve minyatürlere kadar birçok değerli eşyaya ev sahipliği yapmaktadır, çok fazla büyük olmamasına rağmen içerik olarak oldukça dolu bir yer olduğunu söyleyebilirim ve Taj Mahal'e yapılacak bir gezi esnasında bizce kaçırılmaması gereken bir yer olarak durmakta.
 
Müzeyi tamamladıktan sonra tekrar dışarı çıkıyoruz ,bunaltıcı sıcağın içinde serinlemek ve rahatlamak için hedefimiz Moğol bahçeleri oluyor. Bilindiği üzere İslam medeniyetinde bahçeler cenneti tasvir etmekte bu sebeple her zaman çok özenle büyük ve geniş alanlara yapılmış. Benzer mimari ve anlayışı özellikle İspanya Endülüs'dede çok net olarak görebiliyorsunuz. Buradaki bahçelerde geçmişten çok fazla eser kalmamasına rağmen ortamın ambiyansını tamamlayan ve ayrı bir güzellik katan unsur olarak karşımıza çıkıyor.
 
Özellikle Taj bahçelerindeki uzun su dereleri ve fıskiyeleri hem gündüz hem de gece görmek bizlere ayrı bir huzur veriyor.Bugünkü seyahatnamemize burada kısa bir ara verip önümüzdeki hafta kaldığımız yerde tekrar buluşmak ümidi ile hepinize sağlık ve esenlikler diliyorum. YAŞAR ÖZKUL
 
https://www.facebook.com/yolbizigozler

https://twitter.com/yozkul43
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com