Gezi direnişinin bilançosu çıkartıldı!..

Gezi direnişinin bilançosu çıkartıldı!..
İstanbul Taksim'de 27 Mayıs’ta başlayıp tüm yurda yayılan direniş, bugün itibariyle ikinci ayını doldurdu ve hala devam ediyor.

Taksim Gezi Parkı eylemleri 27 Mayıs’ta bir kıvılcım ile başladı. Ancak bu kıvılcımdan sonra basit bir park eyleminden çok fazlası haline gelen Gezi Parkı Direnişi, kısa sürede özgürlük ve demokrasi taleplerinin haykırıldığı ve tüm Dünya insanlarından da destek görecek boyutta bir halk direnişine dönüşerek dalga dalga yayıldı.

Taksim Gezi Parkı’na Topçu Kışlası adı altında AVM inşaatı projesi 2011 yılında Başbakan Erdoğan tarafından gündeme getirilmişti. Ancak 31 Ekim 2012’de Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında başlayabilen inşaatlar Topçu Kışlasını da kapsıyordu.

Çalışmalar kapsamında kışla projesi için koruma kurulunun onay vermemesine karşın, 27 Mayıs gecesi saat 22.00’de parkın Asker Ocağı Caddesi’ne bakan duvarı yıkıldı ve 5 ağaç yerinden söküldü. Projeye karşı 2 yıldır hukuki mücadele veren Taksim Dayanışması üyesi küçük bir grup yıkımı engelledi ve daha fazla ağaç kesilmemesi için birkaç çadır kurarak parkta nöbet tutmaya başladı. 28 Mayıs günü olay duyuldu ve yıkım protesto edildi.

BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder tekrar çalışmaya başlayan iş makinelerini önüne geçerek durdurdu. 29 Mayıs günü sabaha karşı 05.00’te parkta ağaç nöbeti tutan çadırlar güvenlik güçleri tarafından yakıldı. Yıkım çalışmaları yeniden başladı. Aynı gün 3. köprünün temelini atan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Ne olursa olsun, karar verdik, yapacağız” dedi. Akşam saatlerinde protestocular ve milletvekili Önder yıkımı tekrar durdurdu. Parkta gecelemek için tekrar çadırlar kuruldu. 30 Mayıs günü parktaki yıkımı protesto etmek için yapılan eyleme polis sert bir şekilde müdahale etti. Gezi protestoları iki aydır tüm yurtta sürüyor.

İSTANBUL’DA CADI AVI: 715 GÖZALTI, 31 TUTUKLU

Gezi Parkı’nın yıkılmaması için yapılan eylemler kapsamında İstanbul’da toplam 715 kişi gözaltına alındı, 31 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanlar hakkında gruplar halinde davalar açılmaya başlanırken mağdur şikâyetleri üzerine başlatılan soruşturma ise oldukça yavaş ilerliyor. Orantısız güç kullanan polisler hakkındaki şikâyetlerin birleştirilerek tek bir dosya üzerinden yürütüldüğü belirtiliyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıkladığı bilgiye göre, İstanbul’da Gezi Parkı’nın yıkılmaması için gerçekleştirilen eylemlerin ardından 715 kişi gözaltına alındı, soruşturma savcıları 179 kişiyi tutuklaması istemiyle sevk etti, 41 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan 10’u, itiraz üzerine tahliye edildi. 57 kişi hakkında denetimli serbestlik kararı verildi. Basın yayın organlarında ve sosyal medyada, hakaret ve benzeri suç oluşturabilecek yayınlar nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca 110 adet soruşturma başlatıldı. Bunların büyük çoğunluğu üst düzey devlet görevlilerine hakaret suçundan dolayı yapılan soruşturmaları içeriyor.

RESMİ BİLANÇO BAŞKA, GERÇEKLER BAŞKA

Gezi Parkı’nda başlayan ve yurt geneline yayılan direniş eylemlerinde polis kurşunuyla Ethem Sarısülük’ün yaşamını yitirdiği başkentte, eylemlerdeki gözaltı sayıları bile tutulamadı. Çünkü iki tip gözaltı yapıldı; bir resmi kayıtlara girenler, bir de sokaklardan toplanıp nezarethaneye konulmadan Mamak çöplüğüne dövülerek bırakılanlar. Resmi olan gözaltı sayısı bile binlerle ifade edilirken polisin müdahalesinde 22’si durumu ağır olmak üzere 1549 kişi yaralandı, 4 kişi gözünü kaybetti, 8 kişi ağır kırıklı kafa travması yaşadı. Tutuklanan 36 kişiden 21’i itiraz üzerine bırakılırken halen 15 kişi tutuklu.

Ankara’da, polisin asıl hedefindeki yerlerin başında Kızılay ile Kennedy Caddesi, Kuğulupark ve Tunalı Hilmi Caddesi geldi. Zaten Türkiye’deki beş kayıptan birisi olan Ethem Sarısülük de 1 Haziran’da Kızılay’da bulunan Güvenpark’ta katledildi.

BİNLERCE KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Hemen hemen her gün polis olaylara müdahale ederken ara sokaklara dağılanları her gece gözaltına aldı. Ancak başkentte bir ay boyunca toplam kaç kişinin gözaltına alındığıyla ilgili resmi rakam bulunmuyor. Bu nedeni ise bir “resmi” olarak gözaltına alınanlar, bir de “gözaltına alınmış gibi” yapılanların olmasından da kaynaklanıyor.

Yalnızca 31 Mayıs ile 4 Haziran arasında Ankara’da resmi kayıtlara göre 765 kişi gözaltına alındığı dikkate alınırsa, toplam gözaltı sayısının binlerle ifade edilmesinin abartılı sayılmayacağına dikkat çekiliyor. Öyle ki 12 Eylül darbesinde olduğu gibi gözaltına alınanların sayısının çokluğu nedeniyle nezarethanelerde yer kalmayınca spor salonları “gözaltı merkezine” dönüştürüldü. Gözaltına alınan kimileri ise Emniyet yerine mahalle karakollarına bırakıldı. Adliyeye götürülen bu kişiler nedeniyle kimi savcıların “Bunları nerede gözaltına aldınız?” sorusunu yönelttiği polisler, “Bizim karakola bıraktılar” yanıtı verdi.

'DARBECİ' BİLE DENİLDİ

Gözaltına alınan ve tutuklananlara örgüt üyeliği suçlamasında bulunulurken Ankara’daki ikinci bir soruşturmanın konusu ise darbe oldu. Gözaltına alınanlardan kimileri ise “... cebir ve şiddet kullanarak, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemleriyle devlet otoritesini zaafa uğratmak, devletin iç güvenliğini, kamu düzenini bozmak, Başbakanlık, bakanlıklar ve TBMM binalarının işgal edilmeye çalışıldığı” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. (KKE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com