Gürsel Tekin yazdı

Gürsel Tekin yazdı
Ölümler ‘kaza’ değil, ‘tahammülden cinayet’…

Türkiye ne yazık ki yok yere ölümlerin, toplumsal travmaların, şiddetin, hukuksuzluğun ve boş vermişliğin getirdiği başıboşluğun hüküm sürdüğü bir ülke olmuştur. Mağdur edebiyatından rant sağlayanların zanlı konuma gelip tüm toplumu mağdur ettiği bir ülke konumuna getirilmiştir.
Gün geçmiyor ki bir emekçi, ekmeği için alın teri dökerken hayatını kaybetmesin, bir kadın ömrünü adadığı eşi tarafından şiddete maruz kalmasın, bir insanımız işsizlik yüzünden intihar etmesin ve gün geçmiyorki kayıtsız kalınan ve günbegün bir çığ gibi artarak üzerimizi örten toplumsal buhran bir insanın, bir ailenin, bir toplumun daha hayatını karartmasın. Gun gecmiyorki buna seyirci kalan, hatta zemin hazırlayan, çanak tutan yöneticiler kendi koltuklarının sevdasında, alay edercesine yaptıkları açıklamalarla kayıtsızlıklarını yansıtmasınlar.
Hükümet; cinayetleri, katliamları, toplu işçi ölümlerini, kendi ihmalkârlığı yüzünden meydana gelen faciaları, sıradanmış gibi göstermekte, takdir-i ilahi kavramı ile tüm bu trajedileri sıradan bir olaymış gibi göstermeye çalışmakta, kendini aklamaya beceriksizliklerini ve umursamazlıklarını tarihin karanlığına gömmeye çalışmaktadır. Devir ak değil aklamaya çalışma devri olmuştur. Yolsuzluklar, yanlışlıklar, ihmaller, haksız yere ölümler, zulüm, baskı ve her türlü şiddet akıl almaz söylemlerle aklanmaya çalışılmaktadır. Aklanma döneminde her şey kader, her şey kaza, her şey takdir-i ilahidir. Daima din üzerinden siyaset yapan, din üzerinden halkın duygularını sömüren, dindar değil din tüccarı olan hükümet, dinimizin en yüce kurallarından olan Tevekkül’ü unutmaktadır. Sen tüm üzerine düşeni yap, tüm önlemlerini al, çabanı, emeğini, azmini sergile ondan sonra Yüce Allah’a havale et. Ama sen hiçbir önlem alma, hatta tüm kazalara, ölümlere davetiye çıkar sonrada kaderin, kazanın, takdir-i ilahi’nin arkasına sığın. Sen kayıtsızca tüm bu ölümlere, kazalara, trajedilere davetiye çıkar sonra kaderin, sonra kazanın, sonra takdir-i ilahinin arkasına sığın. Bu yalana sen halkımızı değil anca kendini kandırırsın.

Nedense, bu kader, bu trajediler, bu takdir-i ilahiler son on yılda hızla arttı. Nedir bu ülkenin kaderini değiştiren kadersizlik… Rakamlara bakıyoruz; 2002’den bu yana 129 faili meçhul cinayet gerçekleşti. Yargısız infaz, dur ihtarına uymama veya rastgele ateş açma sonucu 428 kişi hayatını kaybetti. Gözaltında veya cezaevlerinde ölüm vakalarında 2002’den bu yana gözaltında veya cezaevinde 322 kişi hayatını kaybetti.
“İş kazaları” olarak tanımlanan ama aslında ihmalden kaynaklanan iş cinayetlerinden dolayi AKP iktidarı döneminde 10 bin 297 emekçi hayatını kaybetti.

Toplumu taşıdığınız yoksulluk, eğitimsizlik ve işsizlik neticesinde yaşanılan toplumsal buhran kadına yönelik şiddet konusunda da ciddi bir artış göstermektedir. Bu dönemde kadına yönelik şiddet yüzde 1400 oranında artmış, aileler dağılırken, çocuklar dağılan ailelerin fırtınasında karanlık bir geleceğe doğru itilmiştir.

Hataların ardı arkası kesilmemiş, terörist sanılan 35 sivil vatandaşımız Uludere’de hayatlarını yitirmişlerdir. Bunlar nasıl kazalardır, bu kazaların faturalarını kim ödeyecektir, bu kazalar neticesinde dağılan aileler, öksüz kalan çocuklar, dul kadınlar, ağlayan anneler ve onlarca gözü yaşlı insana kim sahip çıkacaktır.

Yıllardır artarak süren bu boş vermişlik,  sadece nisan ayında onlarca insanin yasamini yitirmesine neden oldu. AKP iktidarı döneminde sadece işçi bazında Türkiye’de 10 bin 297 kişi iş kazaları neticesinde yaşamını yitirdi. Aileleri ile birlikte bu rakam nerelere ulaşır siz düşünün. Şimdi bir hayatı geriye getirebilir, bir ailenin acısını dindirebilir misiniz? Elbette ki hayır. Göz yumduğunuz, önlemini almadığınız, kayıtsız kaldığınız ve hatta davetiye çıkardığınız her ölüm cinayettir. Şimdi yargılayın kendiniz ve verin cezanızı. Yoksa bu halk ve tarih yargılar ve affetmez ve gun gelir cezanizi vermekten kacinmaz.

GÜRSEL TEKİN

Etiketler:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com