Habercilikte isyan!

Habercilikte isyan!
'Kabul edilemez' uygulama..

IMF’ye son taksitin transferi için dün düzenlenen törene sadece Anadolu Ajansı (AA)  çağrıldı. Gazeteler ve ajanslar bu tarihî anı takip edemedi. AA devlet ayrıcalığıyla takip ettiği haberi ücretli özel haber olarak abonelerine gönderdi. Ancak basın kuruluşlarının tepkisi üzerine haber akşam saatinde servis edildi. Medya dernekleri ve kuruluşları bu haber tekeline tepki gösterdi ve halkın haber alma özgürlüğüne darbe vurulduğunu ifade etti. Gazeteciler Cemiyeti, yaşananları ‘örtülü akreditasyon’ olarak niteledi. 30’dan fazla ülkede 320 bin gazeteci üyesi bulunan Avrupalı Gazeteciler Federasyonu ise uygulamayı ‘kabul edilemez’ şeklinde değerlendirdi.

Özel haber ajansları ve medya kuruluşlarına yönelik ayrımcı uygulamaların özellikle Ankara’daki programlarda sıklıkla yaşandığını belirten sektör temsilcileri, sıkıntıları Bakan Bülent Arınç’a iletmeye hazırlanıyor. Medya temsilcileri, devlet ajansları ya da televizyonlarının ‘habere el koyamayacağına, tek bir kurumla anlaşılması halinde ise logosuz görüntü ve fotoğraf paylaşımı için hassasiyet gösterilmesi gerektiğine’ dikkat çekti. Reyhanlı’daki patlama sonrası, Cihan Haber Ajansı muhabirine yaralıların bulunduğu hastaneye ilk gelen basın mensubu olmasına rağmen programı takip etmesine izin verilmemişti. İçeriye TRT ve Anadolu Ajansı (AA) alınmıştı.

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki terör saldırısının ardından hastanede yatan yaralıları ziyaret eden bakanları özel basın kuruluşlarının izlemesine izin verilmemişti. İçeriye sadece TRT ve Anadolu Ajansı alınmıştı.

CİHAN Genel Müdürü Abdülhamit Bilici: Yer darlığı, güvenlik kaygısı vb. makul gerekçelerle kamusal nitelikli bir etkinliği izlemesi için sadece bir medya kurumuna görev verilmesi istisnai olarak kabul edilebilir. Ancak bu durumda haber içeriğinin eşitlik ilkesi gereğince diğer medya kurumları ile logosuz paylaşılması, medya diliyle ‘pool’ uygulamasının hayata geçirilmesi gerekir. Bu uygulama basın hürriyeti, halkın haber alma özgürlüğü ve serbest rekabet ilkelerine tamamen aykırı bir uygulama. Çifte standartların önüne geçilmesini istiyoruz.

İhlas Haber Ajansı Genel Müdür Yardımcısı İsmail Ballı:Abonelerimize ‘Kusura bakmayın, devlet bizim haber yapmamıza izin vermedi’ mi diyeceğiz? Rekabetin eşit şartlarda yapılmasını istiyoruz. Bizim elimizi kolumuzu bağlayıp devlet ajansının önümüze geçmesini sağlamak demokratik değil. 3 haber ajansı olarak bu durumdan muzdaribiz. Bu konuyla ilgili Bülent Arınç Bey’den randevu talep ettik.

Anka Haber Ajansı Genel Müdürü Veli Özdemir: Sadece devlet kanalıyla halk bilgilendirilmeye çalışılıyorsa burada halktan bir şeyler saklanıyor demektir. Dolayısıyla ajanslar arasında haksız rekabete yol açıyor. Hepimiz orada olan biteni en yalın biçimiyle halka aktarmak zorundayız. Tabii ki ülkemizin hassasiyetlerini anlıyoruz. Terör ve şiddet olayları karşısında herkes üstüne düşen hassasiyeti gösteriyor. Bu çifte standarda son verilmeli.

Medya Etik Konseyi Başkanı Halit Esendir: Bu tutum, basın hürriyetiyle bağdaşmadığı gibi, aynı zamanda halkın bilgi edinme hakkına karşı yapılmış müessif bir girişimdir. Yetkililerin basın özgürlüğüne saygı göstermelerini istiyoruz.   

Medya Derneği Başkanı Salih Memecan: Tamamen haksız rekabet yaşanıyor. Bunlar birbirine rakip kuruluşlardır. Birini kayırıp diğerlerini almamak doğru bir uygulama değil. Bu devlet kurumu da olsa doğru değil. Basın özgürlüğünü zedeleyen bir uygulama. Bu gibi durumlarda yapılan bu uygulamalar insanın aklına bit yeniği düşürüyor ve ‘saklanan bir şey mi var’ gibi altında farklı şeyler aramalarına sebep oluyor. Bu uygulamayı çok yanlış buluyorum.

Avrupalı Gazeteciler Federasyonu Başkanı Arne König: Bütün medya mensuplarının haber değeri taşıyan her olayı takip etme hakkı bulunuyor. Kimin hangi haberi takip edip etmeyeceği hükümete kalmış bir şey değildir. Böyle bir durumda devlet kontrollü bir haber verme gerçekleşir ki, bu Türk halkı için aşırı derece kötü bir durum manasına gelir.

IMF toplantısında da çifte standart

Hatay’da haber ajanslarına yönelik tartışmalı uygulamaya tepkiler sürerken dün Ankara’da tarihi bir öneme sahip toplantıya yine sadece Anadolu Ajansı çağrıldı. Türkiye’nin IMF’ye olan kredi borcunun son taksitinin transferi, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ve onlarca ekonomi bürokratının katılımıyla Merkez Bankası’nın Ankara Şubesi’nde gerçekleştirildi. Törene sadece Anadolu Ajansı’nın çağrılması dikkat çekti. Ajans ise rutin bir töreni sadece özel haber sistemine abone olanlara servis etti. Ancak akşam saatlerinde tepkiler üzerine haber servis edildi.

Gazeteciler Cemiyeti: Bu, örtülü akreditasyon

Son dönemde iktidarın birçok toplantı ve ziyaretin takibini Anadolu Ajansı ve TRT ile sınırlandırması söylemde çok sesliliği dillendirenlerin, uygulamada tek seslilikten yana olduğunu göstermektedir. Bu, örtülü bir akreditasyondur, haberleri denetim altına alma, sansür sonucunu doğurmaktadır. Demokrasilerde tek seslilik değil, çok seslilik esastır. İktidar; her yayın organına eşit mesafede durduğu ve gazetecilerin mesleklerini yapma özgürlüğünü engellemediği sürece halk da olaylarla ilgili şeffaf bir biçimde bilgilenecek ve kulaktan kulağa dolaşan sağlıksız bilgiler de habere dönüşmeyecektir. Bunlardan hareket ederek iktidarı medyada çok sesliliğe ve her yayın organının haber alma hakkına saygı göstermeye, örtülü akreditasyon uygulamalarından vazgeçmeye çağırıyor ve tekrar Reyhanlı’daki yayın yasağının kaldırılmasını istiyoruz. (AAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com