Halit Ergenç trajik hayatını anlattı

Halit Ergenç trajik hayatını anlattı
Muhteşem Yüzyıl dizisi dünyayı fethederken dizinin yıldızı Halit Ergenç'in de bilinmeyen özel hayatı ortaya çıktı. Ergenç, meğer bir zamanlar 'sefil' haldeymiş.
Muhteşem Yüzyıl”da sultan kostümüyle görmeye alıştığımız Halit Ergenç, bu kez en cool haliyle GQ Türkiye için objektif karşısına geçti. Telefonunda “Ana Sultan” olarak kayıtlı annesini, ünlü bestekar babası Sait Ergenç’i, oyunculuk öncesinde yer göstericiliğinden fuarda robot kılığına girmeye kadar yaptığı işleri, müzikal oyunculuğu hayaliyle gidip müzikal fuayesinde barmenlik yaptığı Amerika macerasını ve hayatında dönüm noktası olan daha pek çok şeyi ilk kez anlattı.


 
PASPAS SATARKEN DÜNYA YILDIZI OLDU
 
Muhteşem Yüzyıl dizisiyle meslek hayatında zirveye çıkan Halit Ergenç, ayrılmış bir anne-babanın çocuğu... Hayatı zorluklarla dolu olan Ergenç, bir tiyatro oyununun deneme çekimlerinde kapıdan kovulmuş. 
 
GQ Dergisi’ne röportaj veren Ergenç, özel hayatıyla ilgili ilk kez bunları anlattı. İşte hayatından çarpıcı kesitler;
 
* Annem babam ilkokula girdiğim sene ayrıldı. Babam annemden boşanmasına rağmen dönem dönem bizim evde yaşadı. Bir vardı, bir yoktu. Bir karı-koca ilişkisi de yoktu aralarında, kavga vardı sadece.
 
*Baktığın zaman, sanki hayatımın her dönemi başka birinin hayatı gibi. Paspas da sattım, karaborsa bilet de. Pencerelere güvenlik ve güneş filmi de yaptım, İstanbul Festivali’nde nota çevirmenliği de, yer göstericilik de... Tekstil fuarında robot kılığında robot dansı da ettim, kitap fuarında stand üzerinde figür de attırdım.
 
KAPIDAN KOVDULAR
 
*Les Miserables’ın (Sefiller) denemelerine Javert çalışıp gitmiştim. İki gün kapıda yattım, sonunda ‘Anlamıyor musun kardeşim, istemiyoruz!’ deyip kapıdan kovdular.
 
AZ DAHA AŞÇI OLACAKTI
 
*Meslek değiştirmeye karar vermiştim. Aşçılık ve masaj terapi okullarına falan bakınmaya başladım... Tam o sırada Türkiye’den teklif geldi. Bir de param bitmiş, zil gibiyim. Aslan Kral müzikalinin arasında içki dağıtıyordum, içler acısıydı halim.
 
*Türkiye’den gelen teklif, üç aylık bir projeydi. Uçaktan indim. Köprüden geçerken denize baktım, sanki bir anahtar geldi, göğüs kafesimi açtı, içeriden yukarıya bir sürü güvercin uçtu. Pazartesi günkü toplantıda işin olmayacağını söylediler; ‘ ‘dönüş biletini de aldık, merak etme’ dediler. ‘ Bir hafta o bilet sizde dursun, ben takılayım, özlemişim zaten’ demiştim. Biletim hâlâ onlarda duruyor.
 
ALİ’Yİ KUCAĞIMA ALINCA GARİP BİR RAHATLAMA HİSSETTİM
 
Babalık kendinden kurtulma hali. Benim için öyle oldu. Ali’yi ilk kucağıma aldığımda garip bir rahatlama hissettim, sanki sırtımdan bir yük kalkmış gibi... Kendimle ilgili kaygılarımdan, geleceğe dair benmerkezli düşüncelerden kurtuldum. O güne dek kendimle ilgili haddinden fazla endişelendiğimi hissettim diyeyim. Artık daha önemli, daha hassas, benden daha önde bir şey vardı. Hayata dair kaygılarımdan özgürleştirdi beni. En çok sevdiğim şey, onu omzumda gezdirmek. Babam da beni hep omzunda gezdirirdi. Kapalı yerlerde öyle dolaşamıyoruz diye, bir yere gideceğimiz zaman, oranın kapalı olup olmadığını soruyor hemen. Bana kapris yapıyor bazen, diş geçirmeye çalışıyor, büyümeye çalışıyor işte...(SNK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com