Hayko İle Burcu Metal İşine Girdi!

Hayko İle Burcu Metal İşine Girdi!
Dün Türkiye'deki futbol ortamına dair lafladığımız Hayko Cepkin'e söyleşimizin son bölümünde, Beşiktaşlılığının kökenini ve takımın şu anki durumuyla Siyah-Beyazlıların yeni transferlerini soruldu..

Dün Türkiye'deki futbol ortamına dair lafladığımız Hayko Cepkin'e söyleşimizin son bölümünde, Beşiktaşlılığının kökenini ve takımın şu anki durumuyla Siyah-Beyazlıların yeni transferlerini sordum.

Senin Beşiktaşlılığın nereden geliyor bu arada?
Babamdan.
Metal işi gibi yani!
Evet aynen öyle. Babam metal işi yapıyor, ben de metalci oldum. Babama diyorum böyle, “Oğlum sen yanlış anladın” diyor. Ama işin şakasını bir yana bırakırsak babam götürdü beni ilk kez, ama hâlâ içim pek rahat değil bu konuda. Kesin orada bir iş görüşmesi falan vardı onun için gitmiştik maça! Bana hep öyle geldi. Her gittiğimizde iş konuşmak için geldik sanırdım. Yaş o zaman sekiz civarı.

Açık tribünde davul çalmaya kadar giden bir aşk var işin içinde.
Tabii. O zaman açık tribünde seyrediyoruz maçı. Tadı en iyi orada çıkıyor. Hele kucağında davul varsa kenarda köşede kalamıyorsun. Hemen “Gel gel gel” deyip aralarına alıyorlar. Sen de başlıyorsun ‘Dan dan dan’ diye çalmaya. Maç falan kalmıyor. 95-98 arası bu böyleydi. Sonra çok kavgalar çıktı, bir Fenerbahçe maçında davulum kırıldı, tadım kaçtı. Sonra kuzenim ve eniştemle ‘Kapalı’ya geçtim. O zaman anladım ki ben hiç maç seyredememişim. Etrafıma bakınca anladım, çoğunluk maçı izleyemiyor. Kimisi demirleri ısırıyor kimisi ‘Kartal gol gol gol’ diye bağırıyor. Kimisi arkaya kızıyor: ‘Niye bağırmıyorsunuz!’ Bizim coşup kaçırdığımız çok gol oldu. En çok maça üniversite hazırlık döneminde kurstan kaçıp arkadaşlarla gittim.

Kız arkadaşını götürdün mü maça?
Yok zor bir iş o. Açık tribün olmaz, ya numaralıya gideceksin ya da santraya 45 derece açılarda oturacaksın.

Beğeniyor musun takımın oynadığı oyunu? Şampiyon olur musunuz?
Kesin şampiyonuz. Sezon başından beri öyle düşünüyorum ama hâlâ takımda yer almaması gerekenler var. Mesela Nihat beni hayal kırıklığına uğrattı, geldiğinden beri pek bir etki gösteremedi. Tabata’nın mesela, harcanan para çıksın diye oynatıldığını düşünüyorum. Bu arada, Guti, Quaresma var. Tabii çok iyi transferler ama ben öbürlerine takılıyorum. Yönetime sempatiyi yüzde 100 sağlayamadı.

Yurtdışında hiç maç seyrettin mi? Sevdiğin, tuttuğun takım var mı?
İzleyemedim ama İngiltere Ligi’ni izlemek isterim. Liverpool’u seviyorum. Bizim muadilimiz ya biraz. Almanya’da varlığından dolayı St. Pauli’yi severim. Benim için bir fikri olmalı, inandığı bir şey olmalı tuttuğum takımın. Kişisel yetenekle ilgilenmem, takım oyununu severim. Tuttuğum takım, adı üzerinde takım olmayı becerebilmeli. Hayatımda ‘Ne büyük futbolcu’ dediğim biri de yok, hiç olmadı. Benim için büyük kulüp, büyük takım var. Kolektif futbolu severim. Quaresma’nın çok iyi olması yetmez, onun sağındaki adamın onu görüp ona pas vermesi gerekiyor.

O zaman ‘Ayazma’yı sorma zamanı geldi. (‘Yazarlar-çizerler-müzisyenler’ ya da ‘Anadolu Ayak Takımı’)
Hah harika! Takım oyununun olmadığı tek yer! Futbolun bittiği nokta.

Evet sağ kanatta sorunlar varmış galiba! (Kendisinin oynadığı bölge)
Öyle deme lütfen. Almanya’da maça çıktık, normal sahada. Bir ucundan diğeri görünmüyor. Koşuyorsun, bitmiyor, sonuna kadar gelmişsin topa vuracak gücün kalmıyor. ‘Tsubasa’ gibiymiş futbol. O çizgi film gerçekmiş meğer. Bitmeyen bir koşu!

Başka sporlar da yapıyorsun ama hepsi ekstrem. Bunun nedeni ne?
Adrenalin tabii ki. Mesela paraşütle atlama çok güzel duygu. Ama komik bir tarafı da var: Uçakla havalanıyorsun 10 kişi var, pilot atlama noktasına yaklaşırken manevralar yapıyor uygun nokta için, yolcu uçağı gibi değil sert hareketlerle kontrol ediyor uçağı. O an kapı da açık tabii. İnsan korkuyor ‘Aman düşeceğim şimdi’ diye. ‘Yahu ne korkuyorsun!’ derler adama, zaten kendin atayacaksın iki dakika içinde!

Kimlerle, arkadaşlarınla mı?
Evet ama başkaları da var. Hatta geçenlerde alanda Beşiktaş’ın paraşütle atlama ekibiyle kaşılaştık. İnanabiliyor musun bizim kulübün spordaki yelpazesine? Bana “Hadi B sınıfına geç bizimle atla, hayat bizimle güzel” dediler, şimdi ona uğraşıyorum.

Peki müzik! Sandık albümün emeğinin karşılığını verdi mi sana?
Yazın referandumun etkisi büyüktü. Sonra ramazan vardı. Şimdi hareketlenme var. Örneğin geçen hafta sonu Ankara’daydık. Hava soğuk ve yağışlıydı konser de açık alandaydı ama kalabalık beklentimin çok üzerindeydi. Ama ‘Sandık’ın rüzgârı daha tükenmedi. Daha çok işimiz var. İki video çektim, en az iki video daha var. Çok beğenilen ve sevilen şarkılar var.

Sevilen beğenilen şarkı demişken, farz edelim seni Milli Takım’la kampa aldılar ve maç öncesi takıma bir şarkı söylemeni istediler. Hangi şarkını söylersin onlara?
‘Sıkı tutun!’ Sözleri müziğin gelişi falan çok uygun Milli Takım’a. Bu benim gurur gecem, görsün beni cümle âlem diye devam ediyor ya. Bize çok uygun sözler.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com