Hedeflerinde Filistinli mülteciler var!

Hedeflerinde Filistinli mülteciler var!
İki gün önce Şam'da Filistinlilerin yaşadığı Yarmuk'a saldıran muhalif militanlar, onlarca Filistinli mülteciyi katletmişti. Sık sık gerçekleştirilen saldırılarla, Filistinli mültecileri savaşın içine çekmek ve Suriye yönetiminin Filistin konusunda sahip

Şam'da Filistinlilerin yaşadığı Yarmuk mahallesinde yaşananlar önceki gün gündeme gelmişti. 600 civarında muhalif militan, iki gün önce Yarmuk'a saldırıp onlarca Filistinli mülteciyi katletti. Bölgede yaşayan Filistinli mülteciler bir kez daha göç etmek zorunda kaldı. Dün Reuters'ta yayınlanan bir habere göre binlerce Filistinli mülteci, Lübnan sınırını geçip oradaki mülteci kamplarına ve akrabalarının yanına sığındılar. Olay Batılı ve Türkiyeli ana akım medya kuruluşlarınca, Suriye ordusuna ait savaş uçaklarının Yarmuk'u bombaladığı şeklinde verildi. Ancak savaş kışkırtıcılığında ve yalan habercilikte sınır tanımayan medya kuruluşları bunu ilk kez yapmıyor. Zira Suriyeli muhalif gruplar başta Yarmuk olmak üzere Filistinli mültecilerin yaşadığı mahalle ve kamplara daha önce de pek çok kez saldırı düzenlemişlerdi. Her seferinde olaylar, ana akım medya kuruluşlarında Suriye ordusunun hiç yoktan mülteci kamplarına saldırdığı şeklinde sunulmuştu.

Muhalifler neyi amaçlıyor?

Muhaliflerce Yarmuk'a gerçekleştirilen saldırılar ilk değil. Geçtiğimiz eylül ayında da Yarmuk'ta benzer bir saldırı gerçekleşmiş ve 10 Filistinli mülteci katledilmişti. Muhalif grupların gerçekleştirdiği saldırı basında, diğerlerine benzer biçimde Suriye ordusuna mal edilmeye çalışılmıştı. Bir diğer saldırı geçtiğimiz Kasım ayında yine Yarmuk'a yapılmıştı. 4 Filistinlinin öldüğü bu saldırının ardından Yarmuk'ta yaşayan Filistinli mülteciler olaydan, muhalif gruplara destek veren ABD, Katar ve Türkiye gibi ülkeleri sorumlu tutmuştu.

Yarmuk'a ve diğer mülteci kamplarına gerçekleştirilen saldırıların son dönemde yoğunlaştığı görülüyor. Muhalifler açısından bu saldırının, Filistinlileri savaşın içine çekmek, Suriye yönetiminin meşruiyetini zayıflatmak ve propaganda yapmak gibi amaçlarla yapıldığına dair yorumlar bulunuyor.

Filistinli mültecilerin en iyi olanaklara sahip olduğu yer Suriye'ydi

Suriye, 1948'den beri bölgede Filistinlilere sürekli yardım eden bir ülke ve Filistinlilerin "hamisi" konumunda bulunuyor. Ülkede yaklaşık 500.000 Filistinli mülteci yaşıyor. Yaklaşık 150.000 kişinin yaşadığı Yarmuk gibi diğer "kamplar" da aslında mülteci kampından çok mahalle özelliği arz ediyor. Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık İşleri Ajansı'nın (UNRWA) verdiği bilgilere göre en büyük kamplardan biri olan Yarmuk'ta yaklaşık 150.000 mülteci yaşıyor ve Suriyelilerle iç içe yaşayan Filistinlilerin çalışma izinleri var. Yine UNRWA'nın verilerine göre mültecilerin pek çoğu doktorluk, mühendislik, memurluk ve kalifiye işçilik gibi profesyonel işlerde çalışıyorlar.

Filistinli mülteciler gerek Suriye devletinin Filistin'e yönelik politikaları ve gerekse bu ülkedeki koşulları nedeniyle, savaşın dışında kaldılar. Ancak son bir yıldır muhalif gruplarca bu kamplara pek çok saldırı düzenlendi. Yapılan yorumlara göre saldırıların çoğunda benzer bir taktik uygulanıyor. Muhalif militanlar kampın içine sızarak burada rejime destek vermekle suçladıkları mültecileri infaz ediyorlar ve çatışma çıkartıyorlar. Burada amaçlananın Suriye ordusunu kampa müdahale etmeye kışkırtmak olduğu belirtiliyor. Ordunun müdahale etmesi halinde muhalif gruplar rehinleri canlı kalkan olarak kullanıyor. Bu taktik geçtiğimiz günlerde muhaliflerce Akrab'da gerçekleştirilen katliamda da gündeme gelmişti.

Sivillere saldırıp, "sivillere saldırıldı" diyorlar

Bu durum Suriye ordusunun sivil halka saldırdığına dair propaganda yapmak amacıyla da kullanılıyor. Nitekim dün ABD Dışişleri Sözcüsü Victoria Nuland'ın imzasıyla yayınlanan bir demeçte yer alan ifadeler, propagandanın nasıl işlediğini gözler önüne seriyor:

Birleşik Devletler, Şam'da bulunan ve 150.000 Filistinli mülteciye ev sahipliği yapan Yarmuk'ta, 16 Aralık günü Suriye hükümet güçleri ve silahlı muhalefet arasındaki vuku bulan çatışmalar ve hava bombardımanı sonucunda kadınlar ve çocuklar dahil onlarca sivilin yaralanması ve öldürülmesi konusunda derin endişe duymaktadır. Bu son saldırılar Suriye'deki çatışmalarda kayda değer ve endişe verici bir artışın yaşandığını göstermektedir. Tüm taraflar, sivillere yönelik yasadışı saldırıları durdurmalı ve uluslararası hukuka riayet etmelidir. Sivil nüfusa dönük vahşetten sorumlu olanlar hesap vermelidir. Yarmuk'ta hayatını kaybedenlerin ailelerine en derin taziyelerimizi bildiririz.

Suriye halkının tahammül ettiği acılara ek olarak, ABD, artan şiddet olayları nedeniyle mağdur olan Suriye'deki 500.000'den fazla Filistinli mültecinin durumu hakkında da endişe duymaktadır. Suriye Hükümeti, çatışmanın kurbanlarına yardım ve koruma sağlanabilmesi için her türlü insani yardım örgütüne herhangi bir kısıtlama olmadan tam erişim imkanı sağlamalıdır.

İki yıla yakın süredir Suriye'deki savaşı kışkırtan ABD hükümeti, destek verdiği silahlı muhalif grupların gerçekleştirdiği katliamdan sonra, Suriye yönetiminin olaydaki sorumluluğuna vurgu yapıyor ve mültecilerin hayatlarından "endişe duyduğunu" belirterek Suriye Hükümeti'ni, kampları "hiçbir kısıtlama olmadan erişime açmaya" çağırıyor. Suriye'deki mülteci "kampları" tam anlamıyla kamp sayılamayacağı gibi, Filistinli mülteciler uzun yıllar boyunca Suriye yönetiminden destek gördüler. Muhaliflerin saldırıları hem emperyalist propagandaya hizmet ediyor hem de ABD'nin açıklamasında görüldüğü gibi, Suriye yönetiminin Filistinlilere yönelik destek politikalarının yarattığı meşruiyeti zayıflatmayı amaçlıyor.

Filistinli mültecileri savaşta taraf olmaya zorluyorlar

Muhalifler bu operasyonlarıyla ayrıca Filistinli mültecileri savaşta kendi taraflarına çekmeye çalışıyor. Saldırılar bir sindirme ve tehdit harekatı işlevi görüyor ve mültecileri Suriye yönetimine karşı muhaliflere destek olmaya zorluyor. Muhalif grupların başvurduğu bu provokasyon eylemleri ve taktikler, geçen sene Lazkiye'de bulunan Raml Mülteci Kampı'nda neredeyse aynı şekilde uygulanmıştı.

Yarmuk'un farkı, Şam'da muhaliflerin kontrolünde bulunan iki bölgenin arasında, muhalifler açısından kritik bir bölgede bulunuyor olması. Saldırıların bu kadar yoğunlaşması da muhaliflerin stratejik nedenlerle de buraya önem verdiklerini gösteriyor. Nitekim kampın yüzde 80'inin muhalif grupların kontrolüne geçtiğine dair iddialar var. On binlerce Filistinli mültecinin ise Lübnan'daki mülteci kamplarına ve akrabalarının yanına göç ettiği bildiriliyor.

UNRWA'nın raporlarına göre Lübnan'daki mülteci kamplarının koşulları ise oldukça kötü. Kampların çoğu, havalandırma ve aydınlatmanın olmadığı barakalardan oluşuyor ve besin kıtlığı, işsizlik ve şiddet olayları gibi pek çok sorun barındırıyor. Muhalif çetelerin geçen sene Raml'da gerçekleştirilen saldırılara göre bu sefer daha başarılı olduğu görülüyor. Suriye'de emperyalizmin desteğiyle yürütülen savaşın en büyük mağdurlarından birisi yine Filistinli mülteciler oluyor. (BCK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com