"Hemofiliyi kız çocukları taşır, ancak bundan erkek çocuklar etkilenir"

"Hemofiliyi kız çocukları taşır, ancak bundan erkek çocuklar etkilenir"
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tamer Saylam, hemofili hastalığının, anneden gelen bir genle sadece erkek çocuklarda hastalığa neden olduğunu belirterek, "hemofiliyi kız çocukları taşır, ancak bu hastalıktan erkek çocuklar etkilenir" dedi.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tamer Saylam, hemofili hastalığının, anneden gelen bir genle sadece erkek çocuklarda hastalığa neden olduğunu belirterek, "hemofiliyi kız çocukları taşır, ancak bu hastalıktan erkek çocuklar etkilenir" dedi.
Özel Fuar Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tamer Saylam, hemofilinin, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan faktörlerden birinin olmaması sonucu vücutta meydana gelen kanamaların durmaması ile oluşan hastalık olduğunu ifade etti. Hemofili-A ve Hemofili-B olarak ikiye ayrılan hemofili hastalığının anneden gelen bir genle sadece erkek çocuklarda hastalığa neden olduğunu belirten Saylam, bunun kız çocuklarda ortaya çıkan bir hastalık olmadığını ancak kız çocuklarının, hemofili hastalığını taşıyabileceğini
kaydetti.
Anneden gelen genlerdeki kan ile ilgili bir tür bozukluğun, bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğunu belirten Saylam, hemofili hastalığının asla bulaşıcı olmadığını ve sadece bir kişiyi ve ondan olacak erkek ve kız çocuklarını ilgilendiren durum olduğunu açıkladı.
Hemofili hastalarında, vücudun herhangi bir bölgesinde, çoğunlukla eklem içlerinde, kaslarda ve yumuşak dokularda kanamalar görüldüğünü aktaran Dr. Saylam, "Eklemler ve kaslar, en çok kanama görülen yerlerdir. Hastalarda şiddetli ağrı, kanama olan bölgede şişlik, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı vardır. En çok etkilenen eklemler, el bilekleri, dirsekler ve diz eklemleridir, ancak vücuttaki herhangi bir eklemde de gerçekleşebilir. Ağız içi, dil, boğaz ve burun mukozalarında kanamalar görülebilir.
Hastalarda kanama atakları, genelde dışarıdan tedavi verilmesini gerektirecek kadar ciddidir. Karın içi dokulara olan kanamalar (iliopsoas kası içine olan hematomlar), merkezi sinir sistemi kanamaları (beyin kanaması ya da omurilik içi kanamaları) ve boğaz - havayolu çevresinde gerçekleşen kanamalar, yaşamı tehdit eden kanamalar olarak kabul edilir. Bu kanamaların nedenlerinin araştırılmasına geçilmeden önce, faktör konsanreleri ile replasman tedavisi yapılması, hastaların hayatını kurtaracaktır" diye
konuştu.

"KANAMALAR DURDURULABİLİR"
Uzman Dr. Saylam, hemofili hastalığının tedavisi ile ilgili ise, "Tedavi, tamamen iyileştirip kişiyi normale döndürmek anlamında kullanılıyorsa hemofili hastalığının tedavisi mümkün değildir. Ancak hemofili hastalarının kanamaları durdurulabilmektedir. Bu amaçla üretilmiş birden fazla ilaç vardır. Bu ilaçlar kandaki pıhtılaşmayı sağlayıcı faktörleri içerir. Hemofili hastalarındaki kanama miktarı normal bir insanla aynıdır. Hemofili hastalarında ki fark, kanamanın çok uzun sürmesidir. Hemofili olan
bireylerde, burun kanaması, diş eti kanaması, küçük sıyrık, çizikler, eklem yerlerinin kanaması, darbeler sonrasındaki doku içi kanamaları gibi durumlar oldukça tehlikeli olabilmektedir. Bu durumlar önlem alınmadığında ölümlere yol açabilmektedir" ifadelerini kullandı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com