Hep Yeniliğe Doğru Gidiyorum Mevlana Gibi

Hep Yeniliğe Doğru Gidiyorum Mevlana Gibi
Betül Demir yeniden doğuşunu anlattı...

Sezen Aksu'nun sıfır kilometre dört şarkısının yer aldığı bir albüm yapmak... Yeni bir Tarkan mı doğuyor acaba?

Çok şanslıyım, Sezen Aksu'nun son yıllardaki en güzel şarkılarından dördünü okumak bana nasip oldu. Tarkan her zaman bir tane, ben Betül Demir olma yolunda tam gaz ilerliyorum. Bütün çabam kendim olmak. “Mıknatıs”, Sezen Aksu'nun sihrinin dokunduğu şarkılardan. Albüme giren ilk şarkıydı ve çalışmaya da adını verdi. Albümde toplam 12 şarkı yer alıyor. Diğer şarkılarda kardeşim Sude Bilge Demir, Emirhan Cengiz ve benim imzam var. Büyümeye başladığımı hissettiğim bir albüm oldu “Mıknatıs”.

Sezen Aksu'yla aranızda nasıl bir ilişki var?


Aramızda usta-çırak ilişkisi var. Yazdığı her şarkıyla hayatıma anlam katan bir ozan o. Ne zaman dara düşsem, bir şarkısı tutar yüreğimden. Sezen Aksu benim ana kraliçem. Ona “siz” diye hitap ettiğim için beni ti'ye alıyor zaman zaman ama o benim inci çiçeğim. O kadar yüce bir yürek ki, yıllardır müzik yapmak için verdiğim çabaya tanıklık ettiğinden bana hep destek oldu.

HER ŞEYİMLE YENİLENDİM

“Mıknatıs”ın kariyerinizdeki yeri nedir? “Yeniden doğuş” ya da bir “milat” olarak mı görüyorsunuz bu çalışmayı?


İlk albümümden bu yana hep giderek yükselen bir grafiğim oldu benim. Mütemayiz bir sanatçıyım yani. (Gülüyor) Ve tüm hayatım boyunca da öyle olmasını istiyorum. Hiçbir zaman üretmekten vazgeçmedim ki yeniden doğayım. Her şey olması gerektiği gibi gelişti. Benim yeteneğimi geniş kitlelere duyurmam için daha profesyonel bir ekibe ihtiyacım vardı. Bu sırada prodüktörlerim Cengiz ve Deniz Erdem'le bir araya geldik, uzun bir çalışma sürecinin ardından üçüncü albümümü çıkardık. Her şeyimle yenilendim diyebilirim; yeni şirket, yeni menajer, yeni basın danışmanları... O açıdan bu albümün kariyerimde bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim. Zincirlerimi kırmış gibi hissediyorum kendimi. Avrupa Müzik de bana çok uğurlu geldi. Müzik direktörüm Ozan Çolakoğlu ve aranjörüm Emirhan Cengiz, harikalar yarattı.

Albüm internette dinlenme rekoruna koşuyor. Böyle bir hedefiniz var mıydı? Albümü hazırlarken umutlarınız, korkularınız nelerdi?

Daha ilk haftada, yasal dijital müzik platformlarından TTNet Müzik'te 150 bini aştık. Albümü hazırlarken çok titizlendik. Öyle ki, altı ayda bir albüm yapılan bir ülkede biz iki sene gibi uzun bir süre çalıştık. Onlarca yeni şarkı yaptık, eledik. Ekipte herkes tek yürek oldu. Tabii ki en büyük hedefimiz, sesimin, şarkılarımın daha geniş kitlelere ulaşmasıydı. Albüm tam üç kez Amerika'ya yollandı mastering için. Benim hayata gelme sebebim, müzik yapmak, şarkı söylemek. Bunları yapamamaktan başka korkum yok hayatta. Yoksa hiçbir zaman paniklemedim popüler olmak için. Ben ürettikçe ve içimi şarkılara döktükçe, sesime daha çok kişinin kulak vereceğini biliyordum. Beyrut'tan bir hayranım, ülkesine dönerken aldığı albümümle fotoğrafını çekip Twitter'dan yollamış mesela, bu duygu paha biçilemez.

FOTOĞRAF ÇEKİMİ BENİ HASTA ETTİ

Kartonetteki fotoğraflar da dikkat çekici. Sanki karşımızda başka biri var gibi...


Albüm fotoğraflarım bir Mehmet Turgut harikası! O da çok yaratıcı ve benim gibi işine aşık biri. Onunla çalışmaktan çok büyük haz aldım. Bana kendimi çok özel hissettirdi hazırlattığı prodüksiyonla. Çekimler ocak ayında Şile'de yapıldı. Hava çok soğuktu ve tam üç hafta hasta etti beni. 20 kişilik bir ekip çalıştı çekimlerde. Mehmet Turgut gibi kendi güzelliğini yakalayan bir fotoğraf sanatçısıyla çalıştım, yarattığı kompozisyon beni tanımlıyor diyebilirim; bazen yalnız düşünceli, çemberin biraz dışında biraz içinde, her zaman dimdik ayakta. Kostümlerim de benim en büyük şansımdır mesela; stil danışmanım Alexander Koko ve Erkan Demiroğlu sayesinde Gizia'nın bana özel tasarımlarını giydim. Daha kendinden emin ve cesur biriyim artık. Bundan sonra hep yeniliğe doğru diyorum Mevlana gibi!

SAYGIYI YİTİRMESEYDİK DÜĞÜN OLURDU BU YAZ

Albümdeki “14 Şubat” şarkısı, sizin imzanızı taşıyor. Bir ayrılığın ardından mı yazıldı bu şarkı?


“Mıknatıs”taki bütün şarkıların bir hikâyesi var. Tabii ki “14 Şubat”ın da öyle. O şarkıda aslında herkesin yaşadığı mevzulardan bahsediyorum. Mesela “Saygıyı yitirmeseydik, sevgimizle yetinseydik, belki düğün olurdu bu yaz” diyorum. Saygı ve sevgi bir bütün benim için. Sevdiğime saygımı yitirmeyi hiç istemem. Aşkın üstüne titrediğim bir durumda çıktı bu sözler.

Yakın zamanda bir ayrılık yaşadığınızı şarkıdan anladık, peki önümüzdeki günler hayatınızda yeniden bahar getirir mi, yoksa bahar size çoktan geldi mi?

Bahar hayatımdan hiç gitmedi ki...

DURUŞUM DEĞİŞTİ

Şimdiye kadar ulaşamadığım kadar çok insana şarkı söylemek, şarkılarımı binlerce kişiyle beraber söylemek istiyorum. Benim için konser şov da içermeli. Dansçılarımla beraber ben de dans etmek istiyorum artık. Bunun için Utku Bal'la çalışmaya başladık, duruşum bile değişti diyebilirim.

EMEL MÜFTÜOĞLU ŞARKIMA KLİP ÇEKMEK İSTİYOR

“Mıknatıs” için 'repertuvar harikası' diyebiliriz. Bunca güzel Sezen Aksu şarkısı söylememde, benim kanatsız meleğim Emel Müftüoğlu'nun çok büyük payı var. Albümü ona dinletmeye gittiğimde çok heyecanlandı, hatta “Üşüdüm çok özel bir şarkı, ona ben klip çekmek istiyorum” dedi. Müzisyen arkadaşlarımdan da destek hiç kesilmedi, mesela Özgün “Küfür” adlı şarkımda hem viyola çaldı hem de vokal yaptı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com