Herkes bu yazıyı okuyor!

Herkes bu yazıyı okuyor!
Medya faresi yazarı Nail Keçili'nin Cem Uzan yazısında öyle detaylar var ki.. Ali Taran'dan Fatih Çekirge'ye, Ahmet Özal'dan Dinç Bilgin'e...

Sevgili Cem Uzan,

Hatırlar mısın bilmiyorum.. Daha ilk eşinle evliydin, bir tekne kiralayıp Göcek'e gelirdin...

Star Televizyonu henüz kurulmamıştı, bizi Ahmet Özal tanıştırdı... Ben de kendi teknem "Hatun"la her yaz olduğu gibi oralara da uğrardım.

Mütevazı, yakışıklı, candan bir arkadaştın. Zaman geçti, adı sonra Star olan Magic Box işi başladı, sana her şeyini hiçbir ücret almadan yaptık.

Hatta reklam tarihinde yerini alacak, Taksim'deki tarihi Kazancıgil köşkünde fotoğraf ve film stüdyosu olarak kullandığımız sonsuz fonun önünde, ilk yayınına Magic Box orada başladı.

O günlerde ortağımız Grey'in Amerika'daki patronu Ed Mayer beni ziyarete gelmişti. Onu da Magic Box'u tebrik etmek üzere bir programda oynattık.

Gerçekten seninle güzel bir dostluğumuz olmuştu.. Derken, Ahmet'le kavga ettiniz. Turgut Bey Cumhurbaşkanı ve Ahmet'in babası olmasına rağmen, çok büyük bir efendilikle işe karışmadı sadece siz gençlere nasihatte bulundu.

Ahmet hırsına yenilerek Kanal 6'yı kurdu ve çevresindeki insanlar onu bir güzel soydular.

O tarihte Ahmet'i idare etmesi için yanına danışman olarak verdiğim rahmetli Tuncer Gürsel şahsen bana ifade etti, paraların deste deste çalındığını...

Sonra, zaten gelişmeleri herkes biliyor.

Sen başarılı oldun kocaman işlere girdin, işleri büyütürken tekneni de büyüttün gemi yaptın.

Telefon şirketi Telsim'e reklam ajansı olarak bir süre hizmet ettik, 285 milyar lira alacağımız olduğu bir dönemde, benim ajansımda yetişmiş, şimdinin ünlü playboyu Ali Taran ile çalışmayı sevgili kardeşin Hakan tercih etmiş.

"Hayırlı olsun" dedik ve tabii hesap kesmek istedik.

Bana ne yaptığını hatırlıyor musun?

Sabahlara kadar Alara'ya olan aşkını anlattığın, bir gün Televizyonda İstanbulSpor maçını seyrederken kendini kaybedip bayıldığında, seni ayıltan yakın arkadaşın Nail Keçili'ye neler yaptın?

Engin denen para işlerine bakan zat, Cuma günü saat üçte bana telefon etti..

"Cem bey, Hakan bey karar verdiler, bizim sana borcumuz yokmuş.. Senin bize 300 milyar borcun varmış, bir saat içinde ödemezsen Televizyon ve Gazetelerdeki bütün reklamlarınızı yayınlamayacağız."

Düşündüm, taşındım ve bir saat içinde 300 milyarı ödedim.

İstanbul'un ünlü kabadayılarının bile yapmadıkları işi, bana yaptın.

Yardımcın ünlü Fatih Çekirge'nin sebepsiz yere, benimle ilgili sohbetlerde ana avrat küfrettiğini bana sen söylüyordun.

Ben cezaevindeyken, aleyhimde inanılmaz yazılar yazdırarak "her gece kebap yiyorlar, paşa gibi yaşıyorlar" gibi ifadelerle, özel denetimler sebebi ile bizi aç bıraktınız.

Ankara'dan İstanbul'a gelirken bütün yol boyunca Star Helikopteri cezaevi otobüsünü resimledi. Kartal Cezaevi karşısında bulunan evlerin damına çıkarak sırtımıza çantalarımızı alıp içeri girerken resim çekip bastınız.

Aynen şu anda Fenerbahçe başkanına kızıyla ilgili (Babası hapisteyken kızı geziyor) haberinin aynısını bana yaptınız.

Marmaris'teki evime kaç kere geldiniz hatırlamıyorum. Nazlı benim olmamam sebebi ile evi toplamaya gitmişti. TMSF tarafından el konulan ve karaya çekilen teknemdeki özel eşyalarımı almaya gitmişti.

Fatih'in yönetimindeki Star gazetesi bunu haber yapıp, "Babası hapiste kızı gezmeye gitti" diye yazdı.

Şimdi bak ne oldu?

Hunharca, devletin kendilerine verdiği yetkiyi sonsuz bir şekilde kullanan zevat beni öldürmeye çalıştı.

Ben itham edildiğim her şeyden aklanarak beraat ettim.

TMSF ile el sıkışarak vedalaştım.

İşimin başındayım.

Yok edilmeye çalışılan Cenajans'ta ligdeki eski yerine oturmak üzere koşturup duruyor.

En değerli yaş olan 50 ila 60 yaşımı bana yaşatmadınız...

O 10 yılı hiç hatırlamıyorum.. Sen ve senin gibi dost kisvesi içindeki insanların hepsini Allah'a havale ettim. Öbürlerinden bahsetmemin gereği yok, hepsi ortada, sana içimden çok kırgındım, yakıştıramamıştım, bana tekme tokat adamlarını ve senin girişimlerini...

Paris'te geçenlerde bir ağabeyimi görmüşsün. Devleti verdiğin mahkemeyi kazanacağın ve 10 milyar doların cebine gireceği inancıyla "hepiniz teker teker buraya gelip yerleşeceksiniz " demişsin.

Ne oldu gitti 10 kağıt?

Hiç kafayı takma ve üzülme, nasılsa öbür tarafa bir kefen içerisinde gidiyor insan, paralar pullar burada kalıyor.

Bursa'da kürsüye çıkarak hakaret ettiğin adam, 2000 küsur yıldır varlığını sürdüren bu devletin, T.C'nin başarısını gittikçe artıran Başbakanı.

Bugün Dinç Bilgin geldi bana, "biliyormusun" dedi, "Tayyip Bey'e hayranım, sokaklarda dolaşırken bile ülkenin gelişimini görüyorum. Şimdi gazetecilik yapacaktım" dedi..

Ben çok mütevazi bir hayat yaşıyorum.

20 küsür sene evvel ayrıldığım Nilgün'e bıraktığım bir dairede oturuyorum. Arabam Kosiflerin bana sağladıkları normal bir Mini Cooper, teknem meknem yok, yazlık evim yok, uçağım da yok, bayramda dokuz gün evdeydim yazdım çizdim çalıştım arada bir akşamüstleri kahveye giderek çay içtim.

Güney Fransanın çılgın hayatını hiç yaşamamış gibiyim. Allah'ımın beni seçtiği ve soktuğu imtihanı galiba farklı bir adam olarak bitirdim.

Sana da tavsiyem bu...

Doğduğun toprakta öl...

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com