'Hırsızları korumak için bu kadar bağırmaya gerek yok!'

'Hırsızları korumak için bu kadar bağırmaya gerek yok!'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Samsun’a giderken Çorum’da gazetecilerin sorularını yanıtladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Samsun’a giderken Çorum’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye ve dünya gündeminde, ilk sıralara oturan ‘rüşvet ve yolsuzluk’ operasyonu hakkında konuştu.



Adli Kolluk Yönetmeliği konusunda Danıştay’ın kararını, Yönetmeliğin iptal edilmesi hukuk devletinin bir gereğidir. Herkes yargı kararlarına saygı duymak zorunda. Eleştirilebilir ama gereği yerine getirilmek zorundadır. Önceden hırsıza haber vereceksiniz diye demokratik bir ülkede düzenleme yapılmaz. Danıştay’da böyle söylüyor zaten. İktidar ne diyor, ‘efendim bana haber verin, ben hırsıza haber vereceğim, ondan sonra polisler gidip arama yapsınlar’. Böyle bir düşünce olamaz. Bu insanın aklıyla alay etmek demektir.

Zaten bütün dünya da bu iktidarla alay etmeye başladı. Doğru bir uygulama değildi, bereket versin Danıştay dedi ki, bunu yapamazsınız. Şimdi gereğini yerine getirmek zorundalar.”


Türkiye’nin iyi yönetilmediğini, tutarlı yönetilmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

Sayın Başbakan bağırdığı sürece gerginlikler artar. Niye bağırıyor Başbakan? Hırsızları korumak için bu kadar bağırmaya gerek yok.



Emin olun susarsa Türkiye rahat edecek. Her 10 dakikada bir bakıyorsunuz bir yerde bağırıyor. Niye bağırıyorsun Sayın Başbakan?

Polis, savcı neyin peşinde, hırsızın peşinde. Sen neyin peşindesin, savcının ve polisin peşinde. Böyle devlet yönetimi olmaz. Yazık günahtır bu ülkeye. 90 yıllık birikimi var bu ülkenin.

Parlamenter sistem konusunda, demokrasi konusunda, güçler ayrılığı konusunda zaman zaman sorunlar yaşandı ama her seferinde demokrasi biraz daha güçlenerek yoluna devam etti.

İlk kez Türkiye’de demokrasi alanında ciddi kırılmalar var. Güçler ayrılığı ilkesi ayaklar altına alındı. Hukuk ayaklar altına alındı. Bunlar doğru uygulamalar değildir.

Başbakan aklını başına alsın. ‘Her şeyi ben yaparım’ diye bir demokraside kural yoktur. Güçler ayrılığı vardır, güçler dengesi vardır.

Kimse yargının işine müdahale etmesin. Dediğim gibi yargı eleştirilebilir, kararlar eleştirilebilir o ayrı bir şey ama yargının görev yapmasını kimse engellememeli.




Ben yürütme organının başıyım ben bunu engellerim’, onlar yürütme organını başka bir anlamda anladılar yani cebi doldurma anlamında. ‘Biz yürütme organıyız, ben de yürütme organının başıyım’, doğru sen yürütme organının başısın ama o yürütme senin anladığın anlamda yürütme değil. O devleti yönetmedir, cebi doldurma değil. Onlar cebi doldurma olarak düşündüler ve öyle karar verdiler. Umarım önümüzdeki günlerde bütün bu ayrıntılar biraz daha net ortaya çıkar, dosyalar biraz daha net ortaya çıkar, yeter ki engel çıkarmayalım. Bakalım bu rüşvetin ve yolsuzlukların boyutu nereye ve kime kadar gidiyor? Sayın Başbakan’dan şöyle bir cümle bekliyorum, büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun sonu kime ve nereye kadar giderse gitsin bunun takipçisi olacağız, böyle bir cümle bekliyorum eğer yüreği varsa.”  (LAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com