'Hırsızlık farz mı?'

'Hırsızlık farz mı?'
AKP Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sanki İslamiyet’i Türkiye’ye son 11 yılda getiren kutsal olarak göstermeye çalışanlar var!

11 yıllık AKP Hükümeti türban sorununu kullana kullana  oy oranlarını arttırmış, mağdur edebiyatında seviye atlamıştı.

AKP’ye oy verenler:

-Canla başla her türlü yanlışına,

-Ülkeyi bölme girişimine,

-Büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarına isimlerinin karışmasında,

-Evlerinden çıkan ayakkabı kutularındaki 4.5 milyon dolara, milyar dolarlık hırsızlığa,

Halkın yani 76 milyon olarak ifade edilen Türk Halkı’nın her birinin (annemizin, babamızın, kardeşimizin, çocuğumuzun, aile bireylerimizin özetle) cebinden çıkan vergilerin çalınmasına neredeyse ‘’aferin’’ deme noktasında alkış tutmaları da asıl korkunç gerçektir.

Adeta son 11 yılda yeni Müslüman olmuş gibi davrananlar, İslam peygamberi Hz. Muhammed’in yaşam şeklini, kul hakkı yememesini, suçlu ailesi de olsa anında cezalandırmasını, kalp kırmamak için çalışan,  mütevazı yaşam şekliyle tüm herkese örnek olan peygamberimiz yok sayılarak; AKP Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sanki İslamiyet’i Türkiye’ye son 11 yılda getiren kutsal olarak göstermeye çalışan ve nasıl bir kafa yapısına sahip oldukları bilimin konusu olabilecek insanlar türedi.

Söz konusu AKP olunca ve AKP’lilerin her sözünün başında ve sonunda sürekli ‘’Elhamdülillah’’  diyerek Türkiye’nin sarsıldığı büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla gündeme ilk sıradan oturması da CHP’li eski Müftü İhsan Özkes’in konuşmaları gerçekte dinin nasıl hırsızlığa ve yolsuzluğa kılıf olarak kullanıldığını gözler önüne serdi.

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, “Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: Mal hırsının ve makam hırsının dine verdiği zararı, koyun sürüsüne saldıran aç kurtlar veremez” dedi.

Özkes, yaptığı açıklamada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya yanıt verdi.

Rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından “hırsızlık farz mı, vacip mi?”, “hırsızlık Allah’ın emri mi?” sorularıyla karşılaştığını belirten Özkes, Tövbe tövbe nasıl sorular bunlar, diyorum. Bu defa: ‘hırsızlığı ve yolsuzluğu Allah, Peygamber diye savunmak caiz mi?’ diye soruyorlar. Allah’ın ve Peygamber’in hırsızlıkla birlikte telaffuz edilmesi nasıl olur? O Yüce Allah ki hırsızın elinin kesilmesini emretmiştir. O Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed ki ‘hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa mutlaka elini keserim’ demiştir” dedi.

Hırsızlık ve yolsuzluktan aklanma yerinin sandık değil, yargı olduğunu ifade eden Özkes, şöyle dedi:

“Şayet yolsuzluklar ve hırsızlıklar oylarla ve alkışlarla aklanırsa, Müslümanlık yerini Süslümanlığa terk eder.
Bir muhalefet partisi milletvekili ve emekli bir müftü olarak değil, sade bir vatandaş ve sade bir Müslüman olarak 1994 yılında ‘Yolsuzluğu yapan babam ve hatta oğlum bile olsa cezasını veririz.

Cezayı verdikten sonra odamıza girer ağlarız’
diyen Başbakan’a sesleniyorum; yargıda değişikliğe gitmeden ve müdahale etmeden hemen her kimle rüşvet ve yolsuzluk iddiası varsa gitsin yargılansın, şayet suçları yoksa zaten aklanacaklardır.


Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: ‘Mal hırsının ve makam hırsının dine verdiği zararı, koyun sürüsüne saldıran aç kurtlar veremez.’”  (LAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com