''Hisarlı Ahmet, Kütahya şehri ile özdeşleşmişti”

''Hisarlı Ahmet, Kütahya şehri ile özdeşleşmişti”
Kütahya İlinden Yetişenler Derneği (KİYD) İstanbul Şubesinin her ay düzenlediği ''Kültür Sohbetleri''ne konuşmacı olarak katılan TRT sanatçısı Mustafa Hisarlı'nın, ''Kütahya türkülerinin babası'' diye anılan babası Hisarlı Ahmet'i anlattığı bild

Kütahya İlinden Yetişenler Derneği (KİYD) İstanbul Şubesinin her ay düzenlediği ''Kültür Sohbetleri''ne konuşmacı olarak katılan TRT sanatçısı Mustafa Hisarlı'nın, ''Kütahya türkülerinin babası'' diye anılan babası Hisarlı Ahmet'i anlattığı bildirildi.
Dernek şubesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Mustafa Hisarlı, etkinlikte yaptığı konuşmada, İstanbul'a 1957 yılında yerleştiğini anımsattı.
Kütahyalı olmaktan ve Kütahyalılar ile beraber olmaktan hep mutlu olduğunu ifade eden Hisarlı, şöyle devam etti:
''Hisarlı Ahmet, Kütahya şehri ile özdeşleşmiş durumdadır. Bu fiziksel olarak da böyle, manevi olarak da böyledir. Sanat camiasından birisiyle konuştuğunuzda Kütahya türküsü denildiğinde hemen Hisarlı Ahmet akla gelir. Bunun için Hisarlı soyadını taşıdığımdan ve Kütahyalı olmaktan onur duyduğumu ifade etmek isterim. Babam kavaf Mustafa Bey'in ikinci oğlu. Babamın ağabeyi Murat amcam, biz doğmadan vefat etmiş. Babam da babasının kavaflık mesleğini arasta denilen Sadettin Camisi bölgesinde devam ettirmiş. Televizyonların olmadığı dönemlerde erkekler eğlenmek için toplanır. Bu toplantılara Kütahya'da gezek denilir. Kızlar da cuma günleri toplanır. İletişim araçları olmadığı için gezeklerde Kütahya türküleri okunurdu. Bu gezeklerde babamın sesinin güzelliği biraz öne çıkmış. Bir de o zamanlar yol vergisi varmış, vergiyi ödeyemediği için üç gün hapiste kalmış. Orada babamın üç telli bağlamayı çalan bir usta ile karşılaşması, hayatının dönüm noktası olmuş. Hapisten çıkar çıkmaz bir kilogram buğdaya aldığı üç telli bağlaması, dedem tarafından kırılıyor. Bir daha almış, bir daha kırılmış, bir daha almış, üçüncüde de kırılmış. Sonra dedem 'pes' ediyor. Babam da gezeklerde üç telli bağlaması ile hem çalıyor, hem söylüyor.''
Hisarlı, 1942'de Muzaffer Sarısözen'in, Ankara Radyosunda ''İl İl Anadolu'' programına Kütahya'dan Terzi Sadık, Kambur Celal, Nuri Çavuş, Fındık Hüseyin ve babası Hisarlı Ahmet'i davet ettiğini hatırlattı.
Babasının sazına hakimiyeti, sesinin ve hançeresinin kıvraklığının usta yorumcu Muzaffer Sözen ve diğer sanatçıların dikkatini çektiğini belirten Mustafa Hisarlı, şunları kaydetti:
''Radyoda kalması teklif edilmiş ama babam aile sorumluluğundan kabul etmemiş. Kütahya'da kavaflığa devam etmiş. Sonra kahvehane işletmeye başladı. 'Çay bir, kahve bir' seslerini hatırlarım. Sonra normal saza geçmiş. Saz kahvehanenin duvarında asılı dururdu. Kütahya'ya gelen Aşık Veysel, Neriman Tüfekçi, Muzaffer Akgün gibi sanatçılar babamın kahvehanesine uğrardı. Böylece babamın ünü Kütahya'nın dışına çıkmaya başladı.''
Hisarlı'nın, babasından kalma üç telli bağlamasıyla Kütahya türkülerini yorumlamasıyla etkinliğin sona erdiği duyuruldu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com