Höyükten tarih çıktı

Höyükten tarih çıktı
''DİKDÖRTGEN YAPI TEMELLERİ, ÇATI VE DÖŞEME KİREMİTLERİ, PİŞMİŞ TOPRAK SU KÜNKLERİ VE BOL SAYIDAKİ SERAMİK, HÖYÜKTE UZUN SÜREN ROMA DÖNEMİNİN ÖNEMLİ KANITLARINDANDIR''

''DİKDÖRTGEN YAPI TEMELLERİ, ÇATI VE DÖŞEME KİREMİTLERİ, PİŞMİŞ TOPRAK SU KÜNKLERİ VE BOL SAYIDAKİ SERAMİK, HÖYÜKTE UZUN SÜREN ROMA DÖNEMİNİN ÖNEMLİ KANITLARINDANDIR''
Kütahya'da, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessese Müdürlüğüne ait kömür havzasında yer alan höyükteki kurtarma kazısının bu yılki bölümünün tamamlandığı, kazıda metal ve topraktan yapılmış tanrıça ile hayvan figürleri, sikkeler, seramik üretiminde kullanılan aletler bulunduğu bildirildi.
Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün, yaptığı açıklamada, merkeze bağlı Arslanlı köyünden vatandaşların fark edip bildirmesinin ardından ortaya çıkarılan höyükteki kazıya 2 Eylülde başladıklarını hatırlattı.
Çiledir Deresi mevkisinde bulunmasından dolayı bu alanı ''Çiledir Höyüğü'' olarak isimlendirdiklerini ifade eden Türktüzün, höyüğün altındaki kömürün çıkarılabilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni, Kütahya Valiliğinin onayıyla kurtarma kazısı yaptıklarını anlattı.
SLİ Müessese Müdürlüğünün görevlendirdiği 30 işçiyle başladıkları kazıya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Arkeoloji Bölümünün Seyitömer beldesindeki kazısındaki ekibinin dahil olmasıyla işçi sayısının 1 Ekimden itibaren 130'a çıktığını bildiren Türktüzün, kazının bu yılki bölümünün 10 Kasımda sonlandırıldığını kaydetti.
Türktüzün, Çiledir Höyüğü'ndeki kurtarma kazısında önemli bulgular elde edildiğine dikkati çekerek, şöyle dedi:
''Genel olarak höyüğün tespit edilen en eski evresi MÖ 3000?2000'lere tarihlenen Eski Tunç Çağı olup, höyükte kesintisiz olarak tüm evrelerin yaşandığı görülmektedir. Höyükte bulunan bir seramik fırını, Çiledir Höyüğü'nde bu dönemdeki seramik üretiminin bir kanıtıdır. Yine Eski Tunç Çağına tarihlenen tabakada bir sabun taşı işleme atölyesinin varlığı tespit edilmiştir. Atölye çevresinde bulunan ve çeşitli safhalarda işlenmiş yüzlerce boncuk ve diğer objeler de bunun bir kanıtıdır. Bu dönemle ilgili tanrıça figürleri, çeşitli biçimlerdeki taştan idoller, pişmiş topraktan hayvan figürleri, fincanlar, testiler, kaseler, taş baltalar, çakmak taşından aletler, sabun taşından boncuklar, kemik aletler, ağırşaklar, bazalttan ezgi taşları, tezgah ağırlıkları ele geçen başlıca buluntulardır. Höyükte bulunan keman biçimli mermer ve sabun taşından yapılmış idoller, tanrıça başı ve iki adet pişmiş toprak tanrıça heykelciği, o dönem insanının inanç şekli hakkında bize önemli bilgiler vermektedir.''
-MS 4. YÜZYIL SONRASINA AİT BULUNTUYA RASTLANMADI-
Türktüzün, Erken Tunç Çağından sonra gelen ve MÖ 2000-1800 yılları arasını kapsayan Orta Tunç Çağına ait buluntulara da rastladıklarını belirtti.
Bu döneme ait buluntuların yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta yer alan Seyitömer Höyüğü'ndeki kadar zengin olmadığına işaret eden Türktüzün, bulunan bazı seramiklerden yine bu dönemde az da olsa bir yerleşimin varlığından söz edilebileceğini söyledi.
Türktüzün, MÖ 6. ve 5. yüzyıllara tarihlenen ve Lydion adı verilen Lidya uygarlığına özgü pişmiş topraktan bir koku şişesinin de höyüğün en azından yine bu dönemde kullanıldığını gösterdiğini bildirdi.
Höyükte bulunan bir grup seramik parçasının MÖ 480-330 yılları arasındaki Klasik döneme, diğer bir bölümünün MÖ 330-30 yılları arasını içeren Helenistik döneme ait olduğunu anlatan Türktüzün, şöyle devam etti:
''Mevcut verilere göre, höyük üzerinde geniş bir Roma dönemi yerleşmesi vardır. Uzun ve kalın duvarlar, odalar, kapı eşikleri, dikdörtgen yapı temelleri, çatı ve döşeme kiremitleri, pişmiş toprak su künkleri ve bol sayıdaki seramik, höyükte uzun süren Roma döneminin önemli kanıtlarındandır. Roma dönemi yapılarında bazı mekanlar taş döşemelidir. Höyük genelinde bu döneme tarihlenen ve içleri taşla örülmüş 4 kuyu açığa çıkarılmıştır. Höyüğün üst orta kısmındaki bir alandaki yapı içerisinde 4 dikdörtgen kolon bulunmaktadır. Burada Horasan harçlı tuğlalar, yapının birden fazla dönemde yenilenerek kullanıldığını göstermektedir. Roma döneminin küçük buluntuları ise MÖ 4. yüzyıla tarihlenen bronz ve bakır sikkeler, seramik parçaları, bronzdan yapılmış bir deve figürü ve tıbbi aletler, bir kiremit parçasında 5 satırlık Grekçe büyü yazıtı, cam ve mermer masa tablası parçaları, mermer vazo parçaları, ezgi taşlarıdır.''
Türktüzün, ele geçirilen bazı seramikler ve diğer buluntulardan, MS 4. yüzyılı kapsayan Erken Bizans döneminde burada bir yerleşim olduğunun anlaşıldığını, höyüğün MS 4. yüzyılın sonlarında terk edilmiş olabileceğini düşündüklerini anlattı.
Höyükte MS 4. yüzyıldan sonrasına ait buluntuya henüz rastlanmadığını ve kazıya 2010 yılında devam edileceğini dile getiren Türktüzün, ''2009 kurtarma kazısı sezonunda sadece belirli bir kısmı kazılabilen Çiledir Höyüğü'nün önümüzdeki yıllarda da kazısının tamamlanarak altındaki kömürün alınabilmesi için SLİ Müdürlüğüne bırakılması planlanmaktadır'' diye konuştu.

-HÖYÜK, KÖYLÜLERİN DİKKATİ SONUCU ORTAYA ÇIKTI-
Seyitömer beldesi yakınında kömür tabakaları üzerinde dekapaj yapılırken eski eserler bulunduğunu fark eden Ağızören köyünden vatandaşlar, bunu Kütahya Müze Müdürlüğüne bildirmişti.
Kütahya Müze Müdürlüğünce, arkeologların incelemesi sonrasında höyük ortaya çıkarılmış, kazı için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuru yapılmıştı.
Höyükte, SLİ Müessese Müdürlüğünün görevlendirdiği 30 işçiyle 2 Eylülde kurtarma kazısına başlanmıştı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com