"Hükümet, o barajların altında kalacak"

"Hükümet, o barajların altında kalacak"
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, "Örgütlü gücü barajlara sığdırmak isteyenler, o barajların altında kalacaktır" dedi.

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısının yasalaşması halinde DİSK’in yetkisiz kalacağından, kapanacağından bahsedildiğine işaret ederek, “Sendikaların yetkisi örgütlü gücüdür. Örgütlü gücü barajlara sığdırmak isteyenler, o barajların altında kalacaktır. DİSK kapanmaz, DİSK, yeniden faaliyete geçtiği 1992 yılında olduğu gibi işçi sınıfının bağrında mücadele eden işçilerle yeniden ve yeniden doğar” dedi.

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısının yasalaşması halinde DİSK’in yetkisiz kalacağından, kapanacağından bahsedildiğine işaret ederek, “Sendikaların yetkisi örgütlü gücüdür. Örgütlü gücü barajlara sığdırmak isteyenler, o barajların altında kalacaktır. DİSK kapanmaz, DİSK, yeniden faaliyete geçtiği 1992 yılında olduğu gibi işçi sınıfının bağrında mücadele eden işçilerle yeniden ve yeniden doğar” dedi.

DİSK Yönetim Kurulu, Konfederasyon Genel Merkezi’nde Meclis’e sunulan “Toplu İş İlişkileri Kanunu” tasarısına ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Yönetim Kurulu adına basın açıklamasını okuyan DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Yasa kapsamında DİSK’in hedef alındığı uygulamaların bugün istatistiksel oyunlarla gerçekleştirilmeye çalışıldığını savundu.

“EVRENSEL SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ÜÇ TEMEL UNSUR ÜZERİNDE YÜKSELMEKTEDİR”

Evrensel sendikal hak ve özgürlüklerin; ‘Örgütlenme özgürlüğü’, ‘Toplu sözleşme hakkı’ ve ‘Grev hakkı’ olmak üzere üç temel unsur üzerinde yükseldiğine dikkat çeken Görgün, bu üç temel unsurun birbiriyle iç içe geçtiğini ve birinin eksikliğinin diğerlerinin varlığını da ortadan kaldırdığını söyledi.

DİSK’in yıllardır, kararlı bir şekilde, örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme ve grev hakkına ilişkin hakların asgari düzeyini ILO sözleşmelerinin oluşturduğunu ve bunun Anayasa’nın da bir gereği olduğunu savunduğunu söyleyen Görgün, Türkiye’de yürürlükte bulunan 2821 ve 2822 sayılı yasaların ise içerdiği birçok hükümle ILO’nun 87 ve 98 sayılı temel özgürlük sözleşmelerine aykırı olduğunu belirtti. Görgün şunları kaydetti:

“Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye sevk edilen Kanun tasarısı da Türkiye’nin yaşadığı gelişmeleri ve değişim ihtiyacını gözardı ederek yukarıda belirtilen tüm yasak ve engelleri olduğu gibi koruyan bir anlayışla düzenlenmiştir. Dün 12 Eylül cuntası ile olduğu gibi, bugün de AKP iktidarı ve işverenlerle kol kola girerek varolan konumunu korumak isteyen TÜRK-İŞ yönetiminin ve işveren örgütlerinin taleplerini karşılayacak şekilde hazırlandığı açık olan bu yasa tasarısı, hiçbir biçimde sendikal hak ve özgürlükleri geliştirecek bir içeriğe sahip değildir.”

“BUGÜN İKNA OLUP SESİNİ ÇIKARMAYANLAR İÇİN YARIN ÇOK GEÇ OLACAKTIR”

Toplu İş İlişkileri Kanun tasarısının kesinlikle bir “reform” niteliği taşımadığına dikkat çeken Görgün, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, yaptığı açıklamalar ile işkolu barajının yüzde 10’dan yüzde 3’e indirilmesini büyük bir ilerleme ve reform olarak sunmaktadır. Oysa, aynı kanun tasarısında kimi işkollarının birleştirilerek 28’den 18’e indirilmesi karşısında, yüzde 3’lük işkolu barajının kimi işkollarında bugünkü yüzde10’dan daha büyük bir sayıya denk geldiğini gözlerden kaçırmaktadır. Yeni düzenlemeyi sendikal hakların kullanılmasını sağlayacak bir gelişme gibi göstermek açıkça gerçeklere aykırı bilgilerle kamuoyunu yanlış yönlendirmek anlamına gelmektedir” dedi.
Tasarı ile getirilen düzenlemeleri örnekle açıklayan Görgün, en fazla işkolu birleşmesinin, 14 numaralı ulaştırma ardiye ve depoculuk işkolunda olduğunu, birleşen 5 işkolunda çalışan işçi sayısının Ekim 2011 SGK verilerine göre 791 bin olduğunu ve 2009 verilerine göre ise yüzde 180 artış bulunduğunu söyledi. Yüzde 3 üzerinden hesap yaparsak, bu işkolunda barajı aşmak için 23 bin 730 üyenin gerekli olduğunu söyleyen Görgün, “Sendikaların birleşmediği ve üye sayılarını artırmadığı varsayılırsa, halen işkolu barajını aşmış 6 sendikadan yalnızca biri yüzde 3 barajını aşabilmektedir. 2009 istatistiğinde baraj aşmış beş sendika ise yetkisiz kalacaktır. İşte sembolik barajın, gerçek etkisi budur. Bu nedenle 5 yıllık geçiş süreci vererek, tepkiyi azaltmaya çalışmaktadırlar. Ancak bugün ikna olup sesini çıkarmayanlar için yarın çok geç olacaktır” şeklinde konuştu.

“DİSK KAPANMAZ”

Söz konusu kanun tasarısının, aynı zamanda, mücadele deneyimi ve geleneği ile güvencesiz çalışma koşullarına, işçi sınıfının kazanılmış haklarına kararlı bir şekilde sahip çıkan DİSK’e yönelik bir tehdit niteliği taşıdığına dikkat çeken Görgün, “DİSK’in yetkisiz kalacağından, kapanacağından bahsediyorlar. DİSK kimsenin icazeti ile kurulmadı. Tüm yasaklara, barajlara rağmen mücadele ediyor. DİSK kapanacak diyenler işçi sınıfının örgütlenme tarihinden habersizler. Sendikal mücadele tarihi yasalarla değil yasaklara karşı mücadele ile inşa edilmiştir. Sendikaların yetkisi örgütlü gücüdür. Örgütlü gücü barajlara sığdırmak isteyenler, o barajların altında kalacaktır. DİSK kapanmaz, DİSK, yeniden faaliyete geçtiği 1992 yılında olduğu gibi işçi sınıfının bağrında mücadele eden işçilerle yeniden ve yeniden doğar” dedi.

Görgün, ILO sözleşmelerine, Avrupa Sosyal Şartı’na ve Türkiye sendikal hareketinin ihtiyaçlarına uymayan bu kanun tasarısına karşı, siyasi iktidarı, Anayasa’nın 90. Maddesine uygun hareket etmeye, hükümet olarak yükümlülüklerini yerine getirmeye; Üçlü Danışma Kurulu’nun diğer bileşenlerini de uluslararası sözleşmelerle belirlenmiş ve Anayasa ile güvence altına alınmış haklara saygı göstermeye ve 12 Eylül yasaklarına karşı çıkmaya davet etti. (NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com