Hükümet Sayesinde Rakı Güzelleşti!

Hükümet Sayesinde Rakı Güzelleşti!
Yılmaz Özdil yine yaptı yapacağını, NTV'de katıldığı canlı yayında hükümetin yaptığı bir uygulamayı bakın nasıl övdü...

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil, yeni kitabı İsim Şehir Hayvan ile ilgili olarak konuşmak için katıldığı NTV'de Gülay Afşar'ın hazırlayıp sunduğu Hafta Sonu programında televizyon, gazete ve medya dünyası ile ilgili çarpıcı cümleler kurdu.

TELEVİZYON BİLDİĞİN AKVARYUM

"Televizyon çağdaş akvaryumdur" diyen Özdil, televizyon dünyasının sırları ile ilgili şöyle konuştu:

"Bu bir kutu. Oturma odamızda duruyor. Ya çok hızlı olacak ya da çok yavaş. Ortası izlenmiyor. İzlenen programlar ya çok yavaştır izleyiciler uyuştuğu için zaplayamaz. Ya da hızlı olduğu için kimse zaplamayı aklına getirmez. Biz ikisi içinden süratli olmayı tercih ediyoruz."

FİKİRLERİMDEN DÖNMEM GEREKMİYOR

Gülay Afşar'ın "Nasıl oluyor da bu kadar süre aynı noktada duruyorsunuz. Hiç mi değişmez fikirleriniz?" şeklindeki sorusuna ise Özdil şöyle yanıt verdi:
"Sizin görüş dediğiniz aslında ortaya konulanların eleştirisi. Eğer yanlış yapılıyorsa ve ben yanlış yapılıyor diyorsam bu kaç yıl geçerse geçsin değişmez ki. İlla fikirlerde dönme filan gerekmiyor. Ben gönüllü yalakayım demiyor da insanlar fikirlerimi değiştirdim diyor. Ben kemalistim. Mustafa kemal'i de sarışın mavi gözlü bize benzemeyen bir adam diye sevmiyorum. Okuyorum onun yazdıklarını ve okudukça ne kadar doğru bir yerde olduğunu da daha iyi görüyorum. Ali Poyrazoğlu'nun oyununda bir şey vardı. İnsan para gibidir. Işığa tutacaksın içinde Atatürk yoksa sahtedir."

İKTİDARIN YAPTIĞI EN GÜZEL ŞEY RAKI!


Afşar'ın "İktidarın her yaptığına, her türlü şeye vurup geçiyorsunuz. Tabiri mazur görün. Hiç mi güzel şey yok?" sorusuna ise Özdil'in yanıtı kendi üslubuna uygun oldu. İşte Afşar ile Özdil arasında yaşanan o diyalog:

Yılmaz Özdil: "Rakıları çok güzelleştirdiler. Eskiden kapağını bile açamazdık. Amerikalılara sattılar sonra da İngilizlere geçti. Rakılar güzel oldu.

Gülay Afşar: Başka bir şey yok mu?

BAŞBAKAN'IN TEKLİFİNİ DESTEKLİYORUM SEVİŞMEKTEN YANAYIM

Yılmaz Özdil: Olmaz mı başbakan üç çocuk yapın diyor, bülent Arınç sevişmeyin diyor. Ben başbakanı destekliyorum. Sevişmekten yanayım çünkü.

Gülay Afşar: Sokak yazarları diye bir kavram geldi. Acaba siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

YAZARLAR LAF SALATASI YAPIP YER DOLDURUYOR

Yılmaz Özdil: Ben sokaktan geldim onun için böyle bir derdim yok. Ben iddia ediyorum köşe yazarlarının yüzde 90'ının ekmek fiyatından haberi yoktur. Gazeteyi gazete yapan unsur muhabirler ve haberdir.

Biz özel televizyonlara hızlı bir geçiş yaptığımız için yazılı basın travma yaşadı. Özel haber kanalları da çıkmaya başladı, ardından internet medyası... Gazeteler habere öncelik vererek diğerleri ile rekabet edememeye başladı. Muhabirleri ekarte etti gazeteler. Yerlerine onların kaynaklarını tüketen yazarlar türedi.

Yazarlar 30 muhabirin maaşını alıyor. Bu da ego patlaması yaşattı. Çok para aldıkları için laf salatası yapıp gazetede daha fazla yer kaplamaya çalışıyorlar. Aam bu ego, şöhret getiriyor ve onlar da yok şofördü, yok villaydı, yok bilmemneydi diye halktan uzaklaşıyor. Halkın nabzını filan da tutamıyorlar.

BENİM EGOM BONZAİ

Gülay Afşar: Peki siz nasıl yaşıyorsunuz?

Yılmaz Özdil: Ben yalıtılmış olarak yaşamıyorum. Kadıköyde, sıradan tabir edilen vatandaşımız nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşıyorum. Bana sokaktaki insan Yılmaz Bey demez Yılmaz der. Ben olabildiğince normal kalmaya devam ediyorum. Benim Egom bonzai. Bana popülist diyorlar. Doğru çünkü ben halkın kendisiyim.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com