Hüseyin Aygün savunma verdi

Hüseyin Aygün savunma verdi
"CHP'li olmaktan gurur duyuyorum. PKK'dan baskı gördüm. Atatürk'ü suçlamadım.''

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, günlerdir devam eden sessizliğini twitter'dan bozdu. Aygün, "Türkiye Kamuoyuna, CHP sevdalılarına ve Dersim halkına zorunlu bir açıklama...'' başlığıyla yazdığı mesajda, Tunceli'deki bir davadan dolayı aldığı 1.5 yıllık hapis cezasına ise değinmedi.

Aygün, mesajında şu görüşlere yer verdi:

Son haftalarda sosyal medyada tanıttığım bir kitaba dair ve Sakine Cansız'ın ailesine yaptığım taziye ziyareti nedeniyle
başta başbakan Erdoğan olmak üzere milliyetçilik rüzgarından beslenen bazı çevrelerin çok haksız ve maksatlı eleştirilerine uğradım; bu kampanyaya üyesi olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partili bazı milletvekili arkadaşlarımın dahli ve basın önünde şahsıma karşı
kimi beyanları beni ziyadesiyle yaralamıştır; basın önünde arkadaşlarıma cevap vermem; bizim iç işimiz içimizde konuşulur; ancak haksız bazı söz ve eylemlere cevap vermem zorunludur;

Benim "CHP'li olmadığımı";"partiden gönderilmem gerektiğini" söyleyen milletvekili arkadaşlarıma Tunceli'deki 2011 seçim sonuçlarına tekrar bakmalarını öneririm;PKK'nın baskıları altında başlayan kampanyamızın yüzde 60'ya yakın oy çoğunluğuyla sonuçlandığını; seçildikten sonra da CHP'yi kırlarda, ilçelerde, dağ başlarında, mezralarda anlattığm için mesela Ovacık'ın en yüksek noktasındaki arıcıların sorunlarını dinlemeye gittiğim için PKK'nın hedefi olduğumu da kamuoyu iyi bilmektedir;

bir önceki 2007 seçimlerinde CHP'nin Tunceli'den milletvekili çıkaramadığı sanırım hatırlardadır; ben bu partiye bağlıyım;
amacım partimizin daha da güçlenmesi ve iktidarıdır;ancak bu partide daha sol isimlerden biri olarak var olduğumun da bilinmesini isterim;

Tanıttığım kitap 1913'ten itibaren Rumlara yapılanları anlatır; bu dönemin sorumlusu herhalde Atatürk ve arkadaşları değildir;

1. Dünya Savaşı sırasında Anadolu'da yaşanan korknç zulümleri Kurtuluş Savaşı'mızla ilişkilendirerek benim sözlerimi çarpıtanları anlamıyorum. Kötü niyet taşıyan eleştirileri zaten kabul etmem;

Dido Sotiriyu'nun romanının adının bile Türk-Rum kardeşliğini anlattığını bilmem söylememe gerek var mı? "Benden Selam Söyle Anadoluya"; yazarının 1982'de "Türk-Yunan Dostluğu" adına Abdi İpekçi Ödülü aldığını da hatırlatıyorum;

son sözüm de taziyeye dair: Bazı konular vardır siyaset dışıdır; ölenle birlikte "suçu", "günahı" da "ölür", aileye taziyeye gitmek ne zamandan beri siyasetin konusu oldu? Paris cinayetleri sadece 3 kadının yaşamına son vermemiş;
Türkiye'nin barış arayışını da hedeflemiştir; durmadan propagandasını yaptığınız "anaların gözyaşına" saygınız bu mudur?

Yoksa Tuncelili ana "ana" mı değildir? Bunu diline dolayan başbakan Tayyip Erdoğan ve onunla aynı düşünceye sahip olanlara son sözüm şu: Ayıptır, zulümdür, günahtır!(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com