İbrahim Yazıcı'dan gözdağı

İbrahim Yazıcı'dan gözdağı
Yazıcı, son haftalarda medya ve bazı internet yayın organlarında yapılan yorumlara cevap verdi.

Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı, son haftalarda medya ve bazı internet yayın organlarında yapılan yorumlara, Özlüce Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısı ile yanıt verdi.

Son birkaç hafta içinde, gerek gazete ve televizyonlarda gerekse internet vasıtasıyla Bursaspor'la ilgili yapılan yorumları, kamuoyuna verilmek istenen mesajları, kaotik bir ortam yaratmak adına birtakım çevreler tarafından pompalanan güven bunalımını çok dikkatle ve her zamanki gibi sakin tavırla takip ettiğini dile getiren Yazıcı, ''Ancak görüyorum ki ben sessiz kaldıkça cesaretleri artıyor ve hatta ilk başlarda yönetimimizi huzursuz etmeyi ve itibarsızlaştırmayı düşündükleri halde, daha da ileri gidip, şimdi doğrudan takımımızı da hedef aldıklarını ve sahada başarısız olmamız için ne gerekiyorsa fazlasını yaptıklarını görüyorum. Alacak verecek ile hesap kitapla, davalarla gözaltılarla ve hatta genel kurulla bizi deviremediler, şimdi son kozlarını büyük Bursaspor taraftarını hedef alarak oynuyorlar. Onlar da biliyor ki İbrahim Yazıcı, bundan 4 yıl önce, borç içinde kıvranan bu kulübün başkanlığına soyunurken sadece büyük Bursaspor taraftarına güvenmişti. Bursaspor, 4 yıldır tarihinin en parlak dönemlerini yaşarken, sadece taraftarından aldığı güçle, onlardan aldığı destek ve güvenle büyük başarılara imza attı. İbrahim Yazıcı'nın arkasında 4 yıldır sadece Bursaspor taraftarı vardı ve şimdi o taraftarın desteğini çekmesini her şeyden çok arzuluyorlar'' şeklinde konuştu.

''PLANLARI, TARAFTARIMIN GÜVENİNİ KAYBETMEM ÜZERİNE KURULU''
Yazıcı, Genel Kurul'da kamuoyuna ''Bu benim son görev dönemim'' dediğini hatırlatarak, ''Biliyorlar ki ben taraftarımın güvenimi kaybedersem, bu kutsal görevi gönül rahatlığı içinde tamamlayamam. Bu yüzden büyük Bursaspor taraftarının üzerine oynuyorlar. Bütün planları bu'' dedi.

Eleştirenlerin ya da tepki gösterenlerin tümü için ''Bursaspor'un kötülüğünü istiyorlar'' diyemeyeceğini, yapıcı olan ve kulüp için kaygılananları bildiğini ve onları kesinlikle bu kişi ve grupların dışında tutuğunu anlatan Yazıcı, 3 yıldır tarihinin en büyük başarılarına ulaşmış bu kulübün yönetimini hem de maçlar bile başlamadan protesto ettirmeye çalışmanın, huzuru bozmaya kalkışmanın, hangi gerçek Bursasporlunun vicdanına sığacağını kamuoyunun takdirine bıraktığını dile getirdi.

Yazıcı, neredeyse 3 yıldır her sezon başında transferle ilgili aynı umutsuzluğun pompalanmaya çalışıldığını ve her seferinde tarihi başarılara imza atıldığının görüldüğünü ifade ederek, ''Çok derin araştırmalar yapmaya gerek yok. Bakın son 3,5 sezonun puan cetvellerine ve Bursaspor kaçıncı sırada görün. Son 3,5 yılda ligdeki puanların toplamı baz alındığında takımımız, Fenerbahçe'nin ardından ikinci sırada. 5 şampiyon arasında 233 puanla ikinci biziz ve Trabzonspor, Galatasaray, Beşiktaş bizim arkamızda. Bu tablo, 4 küsur yıl küme düşmemeye oynayan Bursaspor'u son yıllarda hangi noktaya taşıdığımızın ve başarıda istikrarın gerçek örneğidir. Neden şimdiden harekete geçtiler biliyor musunuz? Bunlar, bizim Bursaspor'u şampiyon yapacağımıza da hiç ihtimal vermemişlerdi. Baktılar ki dediğimiz her şeyi yapıyoruz. Sürekli ve daha büyük başarıları şimdiden engellemek için kolları sıvadılar. Biz verdiğimiz sözleri yerine getirirsek Bursaspor büyür, Bursaspor büyürse bu asalaklar küçülür, bütün endişeleri bu... Bakın dikkat edin. Bu huzur bozucuların tutunmaya çalıştıkları tek şey transferdeki gelişmeler'' dedi.

''SPONSOR BULMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ. REKLAM TOPLAYAMIYORUZ''
Taraftara seslenen Yazıcı, geçen sene kadroya çok sayıda yıldız oyuncu kattıklarını, İngiliz ve Fransa milli takım oyuncularını, Fas, Şili ve Slovakya milli takım oyuncularını transfer ettiklerini hatırlattı.

İbrahim Yazıcı, bu transferlerin meyvelerini asıl şimdi toplamak üzere olduklarını vurgulayarak, ''Bonservis ve primler hariç, takımımızın bugünkü toplam gideriyle, şampiyon olduğumuz 2010 yılı arasındaki toplam gider arasında üç kat fark var. 2010 yılında şampiyon olurken, Bursaspor kadrosunun toplam değeri 9 milyon euroydu. Şu anda yaklaşık 7 kat daha değerli bir kadromuz var ve oyuncu değerimiz 60 milyon euro. Peki gelirimiz ne kadar? Kimseyi küçümsemek gibi bir niyetim yok ama gelirimiz, geçen sezon lige çıkan Aksihar'ın ve Elazığspor'un geliri kadar. Ancak giderimiz ve toplam takım değerimiz bu kulüplerin en az 10 katı. Eskişehirspor ETİ'nin desteğini arkasına almış, her yıl en az 4 milyon lira göğüs reklamı geliri elde ediyor. Kardemir, Karabükspor'a açık çek sunmuş. 'Ne zaman, ne kadar paraya ihtiyacın varsa gel vereyim' diyor. Arkadaşlarım araştırmış, Kardemir'in her yıl 10 milyon lira katkı sağladığını söylüyorlar. Medical Park, Antalyaspor'a yıllardır çok ciddi katkılar sağlıyor. Anadolu kulüplerinin neredeyse tamamını ya belediyeler finanse ediyor, ya da o şehrin markaları destekliyor. Peki biz niye sanayi şehri Bursa'dan, Türkiye'nin en büyük ekonomilerinden biri olan şehrimizden göğüs reklamı bile alamıyoruz, sponsor bulmakta güçlük çekiyoruz, reklam toplayamıyoruz? Bursaspor, Bursa'nın kulübü değil mi? Bu kulüp, Bursalıların göz bebeği değil mi?'' diye konuştu.

Bursaspor'un tek gelirinin taraftarının aldığı biletler ve yine onların ''alsın'' diye bekledikleri ürünler olduğunu belirten Yazıcı, bunlar toplandığında maalesef bir oyuncu bile transfer edilemediğini vurguladı.

''Bursa iş hayatı Bursaspor'a sırtını dönerse, elbette kombine sahiplerinden indirmeyi düşündüğümüz yüzde 25'e bile ihtiyacımız olur'' diyen Yazıcı, ''Bizi bu noktaya taşıyan gerçek, şehrin reklam ve pazarlama olarak gerekli desteği vermemiş olmasıdır'' görüşünü kaydetti.

''UEFA KUPASI'NDA ÜÇÜNCÜ TUR ÖN ELEMESİNİ GEÇTİĞİMİZ TAKDİRDE...''
Yazıcı, yapabildikleri ayrıcalığın, eski kombine sahiplerine Türkiye Kupası maçlarını ücretsiz izletmek olduğunu dile getirerek, ''Bu arada bu vesileyle burada açıklıyorum, eski kombine sahipleri, UEFA Kupası'nda üçüncü tur ön elemesini geçtiğimiz takdirde play off karşılaşmasını da indirimli olarak izleyeceklerdir. Ben her zaman taraftarımın hoşgörüsüne sığındım ve bugün de bu konuda en değerli katkıyı onların vereceğinden kuşkum yok. Bursaspor'a dişinden tırnağından artırıp destek olan taraftarımıza bu açıdan müteşekkiriz. Öncelikle şunu hatırlatmak istiyorum. Sezon başında söylediğim şuydu; bizim 6 oynayan yabancımız var ve bu yüzden yerli oyuncu transfer edeceğiZ. Kesinlikle yabancı yıldız sözü ağzımdan çıkmadı. Hocamız da sürekli oynayan 6 yabancımızın olduğunu, hedefimizin yerli oyuncu olacağını ve elbette şartlar uygun olduğu takdirde yabancı oyuncu alabileceğimizi vurguladı. Ancak transfer öyle garip bir iş ki menajerler ve basın sürekli birilerinin isimlerini gündeme getiriyorlar ve olmayınca da 'Bursaspor alamadı' diyorlar. Bütçemize, şartlarımıza uygun bir yabancı olursa neden almayalım? Eğer içerideki dengeleri bozacaksa, huzursuzluk yaratacaksa, ben oyuncularımın alacaklarını zamanında ödeyemeyeceksem, ben primlerimi geciktireceksem, ben UEFA'ya hesap veremeyeceksem, alacağımız yabancı bırakın bize katkı sağlamayı, köstek olur. Kendi gerçeğimizin lütfen farkına varalım'' dedi.

"HERKES BİLİP BİLMEDEN KONUŞUYOR, AMA ARTIK YETER"
Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı, ''Herkes bilip bilmeden konuşuyor, atıp tutuyor, ama artık yeter. Büyük Bursaspor taraftarı, bu kulübün şehir tarafından nasıl yalnız bırakıldığını, sadece tribünden aldığı destek ve güven nedeniyle ayakları üzerinde durabildiğini asla unutmasın. Taraftar, arkamızdaki tek güç'' dedi.

Kişisel bir beklentisi, kimseyle kişisel bir hesabım olmadığını sürekli vurguladığı halde, sadece Bursaspor'un çıkarlarını gözeterek verdiği mücadeleyi, sanki kavgacı bir kişiliğe sahipmiş gibi yansıtanlar bulunduğunu savunan Yazıcı, bunların kongredeki konuşmasında, yeni yapılan stadın tüm gelirleriyle Bursaspor'un olmasıyla ilgili yaptığı çağrının, maksatlı olarak çarpıtılmaya çalışıldığını söyledi.

Yazıcı, hatta daha da ileri giden bazı basın mensuplarının, sanki hak etmedikleri bir şey istemişler gibi, belediye başkanından ''Ben bunu nasıl istermişim?'' diye hesap sorduklarını ifade ederek, ''Benim belediye ile kişisel bir işim yok. Belediye başkanından kişisel hiçbir beklentim yok. Ben bugüne kadar Büyükşehir Belediyesi'nden ne istediysem ne beklediysem, Bursaspor için istedim. Ama öyle bir hava yaratılıyor ki, sanki ben siyaset yapıyormuşum gibi, beni siyasi bir rakip olarak göstermeye çalışıyorlar. Ben belediye başkanının karşısında olmaktan değil, yanında olmaktan, Bursaspor için birlikte mücadele ediyor olmaktan keyif alacak biriyim. Şimdi size geçmişten bir anekdot aktarayım; Büyükşehir Belediye başkanımız Osmangazi Belediye Başkanıyken yaptığımız ziyaretler sırasında bize söylenenlerin peşine düştüm, olay sadece bu, bunu anlamanız için söylüyorum. Sayın Başkan o günlerde, 'Osmangazi'nin bir gücü yok, eğer ben Büyükşehir Belediye Başkanı olursam, Bursaspor'un sorunlarını iki dakikada çözerim' demişti. Şimdi tek istediğim iki dakika çözülmesi öngörülen problemlerin bir an önce çözülmesi. Geç kalınmış olabilir, ama asla hiçbir çözüme ön yargılı yaklaşmayız ve bu konuda elimizi her zaman bu problemlerin çözümüne yapılacak katkı için uzatmaya hazırız. Dolayısıyla sayın başkanımızın bu konudaki iyi niyetli ve samimi yaklaşımlarını bekliyoruz, bu konudaki umudumuzu muhafaza ediyoruz'' dedi.

Bundan 4 yıl önce toplanan paraların hala gündeme getirildiğini, bin kez teşekkür ettiği, her fırsatta bunun için müteşekkir olduğunu söylediği halde, sanki ''kadir kıymet bilmiyormuş'' gibi lanse edildiklerini savunan Yazıcı, ''Bursaspor'un borcu 4 yıl önce gırtlağına kadardı. Hem de giderleri bugünkünden çok daha az olduğu halde, borç içinde kıvranıyordu'' görüşünü dile getirdi.

Yazıcı, aslında o gün toplanan bağışların bugün bir tek kaleci Carson'u bile transfer etmeye yetecek miktar olmadığını, ama her seferinde, Bursaspor için verilmiş bir tek liranın bile değerli olduğunu dile getirdiklerini anımsattı.   

''ONLARIN YAPACAKLARI KATKI BENİ DEĞİL BURSASPOR'U BÜYÜTÜR''
Takımın değerinin bugün 7 kat arttığını, 4 yıl önceden 4 kat daha fazla büyümüş bu kulübün, artık ''şehir desteğine ihtiyacı var mıdır, yok mudur?'' buna kamuoyunun karar vermesi gerektiğini ifade eden Yazıcı, ''Başarılarıyla büyüyen bu kulübün büyümeyi sürdürebilmesi, başarıları devamlı hale getirmesi için 4 yıl önceden çok daha fazla katkıya ihtiyacı var mıdır, yok mudur siz karar verin. Ben uzlaşmacı bir adamım. Belediyemiz bize vadedilen desteği versin, Bursa sanayisi Bursaspor için harekete geçsin, her gün, her dakika televizyonlara çıkar, destek olanlara bıkmadan usanmadan teşekkür ederim. Onların yapacakları bu katkı, beni değil Bursaspor'u büyütür.

Şimdi soruyorum; 2010 yılında kazandığımız şampiyonluk, Bursa'da yaşayanlara, Bursa'da kazananlara hiçbir şey kazandırmadı mı? 'Şampiyon şehre hoş geldiniz' diye pankart astırmanın gururunu Bursaspor kulübü yaşatmadı mı? Şehrin caddelerinde sallanan 'Şampiyon Bursaspor' bayraklarının altında benim ismimi gördünüz mü hiç? Bu kulüp şampiyon olduktan sonra, başka bir takımın bayrağını gördünüz mü Bursa'da? Eğer bu şehir sadece Bursaspor'u yaşıyorsa benim kongrede yaptığım, 'Bursa şehri kulübü için birleşmeli' çağrısına karşılık vermelidir'' dedi.

Yazıcı, ''Beni sanki bu şehrin kurumlarıyla, yöneticileriyle kavga ediyormuş gibi gösterenler, 'şehir Bursaspor'a destek vermesin, kulüp zor durumda kalsın, takım başarısız olsun da İbrahim Yazıcı gitsin, biz de at koşturalım' diye bekleyenlerdir'' görüşünü ifade ederek, ''Bursaspor'un menfaatlerini korumaktan, Bursaspor'un çıkarlarını gözetmekten başka hiçbir hesabımız olmadığı halde, bizi karalamak adına başlatılan kampanya sonucunda hapse girmek durumunda kaldığımız o günlerde, eşimiz dostumuz dışında yapayalnız bırakılmamızın gerçek nedeni de budur. İsim karışıklığını bile fırsat bilip kara propaganda yaptılar. Gerçek ortaya çıktı, haklılığımız anlaşıldı ve hürriyetimize kavuştuk, ama bize bir 'geçmiş olsun' demeyi bile zül saydılar. Bugün kamuoyunun karşısına, hem kulübümüzün gerçeklerini anlatıp taraftarımızı aydınlatmak hem de başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, tüm şehir yöneticileriyle Bursaspor için birlikte üretmeye hazır olduğumu göstermek için çıktım. Bunu 4 yıldır bekliyorum. Bu 4 yıllık süre içinde bize, 'Gel bakalım, Bursaspor için birlikte ne yapabiliriz?' diyen oldu da ben mi gitmedim? 4 yılda çalmadığım kapı kalmadı, ama maalesef samimi bir yaklaşım gördüğüm söylenemez. Kongrede söyledim, bugün de söylüyorum. Bursaspor'un şampiyonluk kitabını dağıtıp gelir elde etme planıyla ilgili olarak da maalesef somut bir gelişme kaydedemedik. Ancak kongrede de söylediğimiz gibi sadece Sayın Valimizin bu konuda samimi bir yaklaşımı oldu ve önümüzdeki günlerde bununla ilgili gelişmeler olacağını ümit ediyorum'' şeklinde konuştu.

''ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI''
Bu sözleri, ''kavga çıksın'' diye değil, ''taraftarımız gerçekleri bilsin'' diye ve artık patlama noktasına geldiği için söylediğini ifade eden Yazıcı, ''Bugün Bursaspor olarak sadece sportif değerimizi, o da başta büyük taraftarına olmak üzere, çok kısıtlı bir reklam veren çevresine pazarlayabildik. Biz reklam ve pazarlama konusunda bırakın şehrin desteğini görmeyi, başarısız olalım beklentisiyle köstek olanları biliyoruz. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bursaspor, sadece yönetimiyle, sadece tribündeki cefakar taraftarının desteğiyle büyümesini sürdüremez. 10 milyon avroya aldığı oyuncu iyi çıkmayınca, onu buruşturup atmayı ve bir 10 milyon avro daha harcamayı göze alan kulüplerle yarışmak için daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu lütfen artık herkes görsün. Bunun için belediye başkanından destek istemenin, bunun için Bursa iş hayatından destek istemenin neresi yanlış? Bursa için caddeler sokaklar, Bursa için alt geçitler, Bursa için parklar bahçeler önemli de Bursaspor'un hiç mi önemi yok? Bursa için Bursaspor, su gibidir, ekmek gibidir. Bursaspor, bu şehrin onurudur, gururudur, gözyaşıdır, sevincidir. Taraftar haklı. Taraftar tabii ki yıldız oyuncu isteyecek, tabii ki her yeni yıl kadrosunun geçen yıldan daha güçlü olmasını isteyecek. Ben de istiyorum, hem de herkesten fazla istiyorum. Her önüne geleni deviren bir kulübün başkanı olmayı kim istemez. Büyük Bursaspor kongresi hazır yetki de vermiş, harcarım olmayan parayı, alırım en iyilerini. Peki sonra? Borçsuz Bursaspor'un kasasında olduğunu söylediğimiz para, 60 milyon avro değerindeki bu takımın yıl sonuna kadar giderlerini zor karşılar. Ya sonra... Oyuncuma, teknik kadroma parasını ödeyemezsem, bu kulübü ben neyle zirvede tutabilirim? 4 yıl öncesinden daha kötü günler bekler bizi'' dedi.

''HERKES BİLİP BİLMEDEN KONUŞUYOR, ATIP TUTUYOR, AMA ARTIK YETER''
Yazıcı, kaynak yaratmadan harcama yapmanın, kaynağını bulmadan yıldız oyunculara milyon avrolar vermenin, Bursaspor'u yeniden batağa sürüklemek anlamına geleceğini ifade ederek, ''Bu sefer belimizi doğrultmak için  bir şampiyonluk da yetmez. Bu gerçekleri biliyorken, ben nasıl sıfır destekle olmayan paraları varmış gibi harcar, kulübü borç batağına sürüklerim. Varsın benim için 'eli sıkı' desinler. Ben bu kulübü borca batırıp, hayatımın bundan sonrasını pişmanlıkla geçireceğime, hesabını kitabını bilen, kulübü için her türlü eleştiriye her türlü saldırıya, her türlü göz altına, hapse razı olarak, ama vicdanım rahat bir şekilde sürdürmeyi yeğlerim. Aslında benim için en kolay şey, en büyük transferleri yapmak, en iyi takımı kurduktan sonra da 'büyük başkan' diye yapılan tezahüratları koltuğuma yaslanıp dinlemek değil midir? Peki neden, kendi cebimdeki paraya harcarken düşündüğümün bin mislini bu kulübün parasını yönetirken düşünüyorum. Ben eleştiri almaktan zevk mi duyuyorum sizce? Herkes bilip bilmeden konuşuyor, atıp tutuyor, ama artık yeter. Büyük Bursaspor taraftarı, bu kulübün şehir tarafından nasıl yalnız bırakıldığını, sadece tribünden aldığı destek ve güven nedeniyle ayakları üzerinde durabildiğini asla unutmasın. Taraftar, arkamızdaki tek güç. Yeter ki onlar, bugün kendileri üzerinden oynanan oyunların farkına varıp, kulüpten desteğini çekmesin. Onlar inandığı için 2010 yılında şampiyon olduk ve ne gariptir ki, daha lig başlamadan şimdi onlar inançsızlaştırılmaya, umutsuzlaştırılmaya çalışılıyor. Çünkü bir tek onlar kaldı kandırılmadık'' şeklinde konuştu.

''HER YOLU DENİYORLAR''
Bursaspor taraftarının, kulübüne yapılan hizmetleri, kulübe hizmet edenleri asla unutmayacağını vurgulayan Yazıcı, taraftarların hem unutmayacağını hem de onları başının tacı yapacağını ve ummadıkları noktalara getireceğini vurguladı. Yazıcı, Bursa'da gelecek planlarını Bursa ve Bursaspor'a yapılan hizmetlerin belirleyeceğini ifade ederek, ''Bakın size çarpıcı bir örnek daha vereceğim; UEFA Tahkim Kurulu, Bursaspor'u Avrupa kupalarından men ettiğini açıkladığında, dönüp taraftarımıza dedik ki bizim eksiğimiz de yok yanlışımızda, müsterih olun. Bizi peşinen suçlu ilan eden sözde Bursasporlular oldu. Kimi ekrana çıktı kimi köşe yazdı kimi de internet sitelerinden infaz yaptı. Bizim için söylemedik laf kalmadı. İstifaya davet edenler oldu. Bize düşmanımızın bile reva görmeyeceği şekilde saldırdılar. Yazılanlar orada. Sonra ne oldu? Avrupa'da bir ilki gerçekleştirdik ve CAS bütün dünyaya haklılığımızı duyurdu. UEFA gibi Avrupa futbolunun patronu dev bir kuruma karşı tarihi bir dava kazandık. Bir 'pardon' bile demediler. Yüzleri bile kızarmadı. Şimdi bizi lig başlamadan peşinen başarısız ilan edenler de işte bunlar. Aynı rolü oynuyorlar. Bunlar, 2010 yılında şampiyon olduğumuz sezon öncesinde de böyle kargaşa ortamı yaratmak istiyorlardı. Bunlar her dönemde, çeşitli vesilelerle, yalanla dolanla taraftarın aklını karıştırmaktan başka bir şey üretemezler. Bunlara uyup da umudunuzu yitirmeye, sevginizi sorgulamaya başladınız mı yandınız. Bu ruh hastalarının ekmeğine yağ sürdünüz mü, Bursaspor asıl o zaman bitti demektir. Her yolu deniyorlar. Bursa'yı yönetenlerle aramıza nifak sokmakla yetinmeyip, bizi siyasetin içine çekmek istiyorlar. Çok şükür, bu ruh hastalarının iç yüzünü bilen çok. Gerek sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, gerekse Başbakan Yardımcımız Sayın Bülent Arınç çeşitli vesilelerle bize desteklerini her fırsatta ifade ediyor ve gösteriyorlar, bu sebeple içimiz rahat'' dedi.

''UEFA'NIN TÜRKİYE'YE YAZDIĞI ACI REÇETEYİ GÖRÜNCE...''
Büyük Bursaspor kongresi kendisine güvenoyu verdiğinde ''3 yıl sabredin ve Bursa destek verirse, nerelere geleceğimizi, neleri başaracağımızı göreceksiniz'' dediğini hatırlatan Yazıcı, üç yıl içinde Türk futbolunun daha neler göreceğine hep beraber tanık olunacağını belirtti.

Yazıcı, geçen sezon iki kulübün Avrupa'dan men edildiğini ve bu sezon bunlara yenilerinin de ekleneceğini tahmin ettiğini belirterek, ''UEFA'nın Türkiye'ye yazdığı acı reçeteyi görünce, benim niye transfer konusunda, bütçe konusunda hassas davrandığımı emin olun daha iyi anlayacaksınız. Ben bir yıl daha keyif verecek değil, önümüzdeki 10 yıla damgasını vuracak bir Bursaspor yaratmak için uğraşırken, ayağımızı yorganımıza göre uzatmaya çalışırken, bu felaket tellallarına prim vermemenizi ve aklı fikri Bursaspor'a kötülük yapmak olanlara, perşembe günkü UEFA maçımızda ve iki hafta sonra başlayacak olan lig mücadelesinde gerekli cevabı vereceğinize inanıyorum. Bursaspor'un doğru yolda olduğundan kimse şüphe duymasın. Bunların gürültüsüne ayak uydurup da sakın oruç bozmayın. Mübarek Ramazanda bütün gerçek Bursasporlular'ı sevgiyle kucaklıyor ve taraftarımızın yönetim ve takımımızın moralini bozmayacağını, aksine Bursaspor için kılını kıpırdatmayanların rahatını bozmak için elinden geleni yapacağını umuyorum'' dedi. (BRK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com