"İçimde Sözcü'nün mücadele ruhunu taşıyorum" Balbay esaret günlerini anlattı

"İçimde Sözcü'nün mücadele ruhunu taşıyorum" Balbay esaret günlerini anlattı
Anayasa Mahkemesi'nin hakkında tahliye kararı verdiği Milletvekili Mustafa Balbay, dün 4 yıl 9 ay aradan sonra ilk defa Cumhuriyet'teki odasındaydı...

4 yıl 9 ay boyunca ilk bıraktığı haliyle kendisini bekleyen odasında, eşi ile birlikte Saygı Öztürk'ün sorularını yanıtlayan Mustafa Balbay, "İçimde Sözcü'nün mücadele ruhunu taşıyorum" dedi...

Özgürlüğüne kavuşan Balbay, bundan sonraki planlarını ve Türkiye'nin geleceği ile ilgili öngörülerini Sözcü'ye anlattı.

İşte Mustafa Balbay'ın açıklamalarından satırbaşları:

CHP’li vekil ve gazeteci Mustafa Balbay: Cezaevinde hiç boş durmadım. Sorunların nasıl çözülebileceği üzerinde duracağım.
 
CHP Ge­nel Baş­ka­nı Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu, ce­za­evi zi­ya­ret­le­ri­ne gi­den mil­let­ve­kil­le­ri­ni iki gru­ba ayır­dı. Öz­gür Özel ve Mu­har­rem Işık, Par­ti Mec­li­si Üye­si avu­kat­lar Gül Çift­çi, Umut Ak­do­ğan, Mus­ta­fa Bal­ba­y’­ı ala­bil­mek için Sin­can Ce­za­evi­’n­de, Ve­li Ağ­ba­ba ve Nu­ret­tin De­mir ise Si­liv­ri­’de ola­cak­tı.
 
Gül­şah Bal­bay, sa­at 15.00 ci­va­rın­da ce­za­evi­ne git­ti. Si­liv­ri­’de bu­lu­nan avu­kat Ok­tay Be­y’­le sü­rek­li ko­nu­şu­yor­du. Ge­liş­me­ler, ka­ra­rın açık­lan­ma­ya­ca­ğı yo­lun­day­dı. İna­dı­na umut­la bek­le­ni­yor­du. Gül­şah Ha­nım hep “Mus­ta­fa­’yı al­ma­dan git­me­ye­ce­ği­m” di­yor­du.
 
Sadece kitabını aldı

Za­man geç­mi­yor­du. “Ar­tık bu sa­at­ten son­ra ka­rar çık­ma­z” de­ni­li­yor­du. Sa­at tam 18.51’de, Gül­şah Bal­ba­y’­ın te­le­fo­nu çal­dı. Avu­kat Ok­tay Bey, “Gül­şah Ha­nım gö­zü­nüz ay­dın, tah­li­ye­” de­di.

Ce­za­evi mü­dü­rü, tah­li­ye ha­be­ri­ni on­lar­dan ön­ce al­mış­tı. Gül­şah Bal­ba­y’­ın te­le­fon­la ko­nuş­tu­ğu da­ki­ka­lar­da, L-1 Ti­pi Ce­za­evi Mü­dü­rü, Bal­ba­y’­a, “Sa­na öz­gür­lük ka­pı­sı açıl­dı­” müj­de­si­ni ve­ri­yor­du. Ha­zır­lan­dık­tan son­ra sağ­lık kon­tro­lü­ne gö­tü­rü­le­cek­ti.

Bal­ba­y’­ın ha­zır­lı­ğı sa­de­ce bir­kaç da­ki­ka sür­dü. Ya­nı­na, yaz­mak­ta ol­du­ğu son ki­ta­bı, bir­kaç bel­ge­yi al­dı. Ki­tap­la­rı, di­ğer eş­ya­la­rı­nın hiç­bi­ri­si­ni top­la­ma­dan oda­dan çık­tı. Mü­dür Bey, onu an­lı­yor­du, eş­ya­lar son­ra alı­na­cak­tı…

İlk sözü “Ben ha­zı­rı­m”

Sağ­lık kon­tro­lü için çı­kar­ken, bek­le­me oda­sı­nın ka­pı­sın­da eşi­ni gör­dü. Bir­bir­le­ri­ne koş­tu­lar, sar­dıl­dı­lar. Mil­let­ve­ki­li Öz­gür Bey, ilk ka­vuş­ma anı­nın fo­toğ­ra­fı­nı çe­ki­yor­du. Yum­ru­ğu­nu sık­tı, ha­va­ya kal­dır­dı, “Ne ya­pı­yo­ruz?” di­ye sor­du. Dı­şa­rı­da bü­yük bir ka­la­ba­lık Bal­ba­y’­ı bek­li­yor­du.
Pla­na gö­re, ön­ce CHP Ge­nel Mer­ke­zi­’ne gi­di­le­cek, Ge­nel Baş­kan Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu zi­ya­ret edi­le­cek­ti. Ge­nel Baş­ka­n’­ın evi­ne git­ti­ği öğ­re­nil­di­ğin­de, te­le­fon et­ti. Ne­re­dey­se 5 yıl­dır cep te­le­fo­nu kul­lan­ma­mış­tı. İlk sö­zü “Ben ha­zı­rı­m” de­di. Ses­siz­lik ol­du. Bal­bay, “CHP mil­let­ve­ki­li­nin ne yap­ma­sı ge­re­ki­yor­sa ben ha­zı­rım. Der­hal ça­lış­ma­ya baş­la­mak is­ti­yo­ru­m” di­ye de­vam et­ti.

Gül­şah, 5 Mart 2009 ta­ri­hi­ni ha­tır­la­dı. Sa­at 07.30’da po­lis ara­cı­na bin­di­rip gö­tü­rül­dü­ğün­de Bal­bay ya­pa­yal­nız­dı. Şim­di, dı­şa­rı­da bin­ler­ce ki­şi onu kar­şı­la­ma­ya gel­miş­ti. Her kav­şak­ta kon­vo­ya ye­ni araç­lar ka­tı­lı­yor­du. Gül­şah Ha­nım, eşi­nin ku­la­ğı­na şöy­le fı­sıl­da­dı: “Gö­tü­rül­dü­ğün­de bir­kaç ki­şiy­dik, şim­di dö­nü­şün muh­te­şem ol­du. Bun­ca ya­şa­dı­ğı­mız acı­dan son­ra şim­di bi­zim için şö­len gü­nü. O gün­ler­de de bi­zi yal­nız bı­rak­ma­yan­lar şim­di de ya­nı­mız­da.”

***

“Anıt­ka­bir, Ya­nıt­ka­bir”
 
Yu­nus Em­re­’nin gü­zel de­yiş­le­ri var­dır. Hü­kü­met bil­me­li­dir ki, bir in­sa­nı in­ci­ti­yor­sa bu ic­ra­at de­ğil­dir. Ön yar­gıy­la si­ya­set yap­mak kim­se­ye ya­ra­maz. Tür­ki­ye Ata­tür­k’­le bir­leş­ti. Anıt­ka­bi­ri yüz­bin­ler zi­ya­ret edi­yor. Hü­kü­met, bu­ra­dan bir me­saj al­ma­lı. Anıt­ka­bi­r’­in ar­tık ba­zı uy­gu­la­ma­la­ra kar­şı ‘Ya­nıt­ka­bi­r’ ol­du­ğu gö­rül­me­li.
 
Ül­ke­miz­de yar­gı sis­te­mi­nin du­ru­mu or­ta­da. Ya­pı­lan yar­gı­la­ma­lar yar­gı­la­ma de­ğil. Bu­nun böy­le ol­du­ğu­nu da her­kes bi­li­yor. Bu­nun için her­kes ge­re­ği­ni yap­ma­lı ve bu ak­sak­lık­la­rın gi­de­ril­me­si için bir ye­rin­den tut­ma­lı. Şu­nu gör­düm ki can gü­ven­li­ğin­den da­ha önem­li olan hu­kuk gü­ven­li­ği­dir. Bu­gün ül­ke­miz­de hu­kuk gü­ven­li­ği so­ru­nu ya­şan­mak­ta­dır. Hu­kuk gü­ven­li­ği olur­sa an­cak yas­tık­la­rı­mız­da ra­hat uyu­ya­bi­li­riz.
 
“Ye­min sa­ati­” yak­la­şı­yor­du. Sa­ati­ne bak­tı, “O­oo, sa­at 13.00’e ge­li­yo­r” de­di. Ça­yı­nı ya­rım bı­rak­tı ve yıl­lar­ca ga­ze­te­ci ola­rak git­ti­ği TBMM’­ye, Mil­let­ve­ki­li se­çil­dik­ten 2 yıl 182 gün son­ra gi­dip ye­mi­ni­ni et­ti…

Sözcü Gazetesi'nin haberine buradan ulaşabilirsiniz.

(DSE)


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com