İki yazar Hatay'da buluştu!

İki yazar Hatay'da buluştu!
Fatih Altaylı ve Yılmaz Özdil köşelerinde hükümetin Suriye politikasını bakın nasıl ele aldılar...

Habertürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı ile Hürriyet gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, Suriye konusunda gecmişten bugüne ortaya bir projeksiyon koyarak Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren birer yazı yazdılar. Giriş bölümünden itibaren benzerlikler taşıyan bu iki yazı okuyanları şaşırttı.

İşte iki yazarın benzerlik gösteren o iki yazısı;

YILMAZ ÖZDİL'İN YAZISI;

ŞAM'AR OĞLANI

"Henüz Fantomumuz Suriye tarafından vurulmamış, pilotlarımız şehit edilmemişken...

Topraklarımıza havan topu düşmemiş, üçü çocuk beş insanımız hayatını kaybetmemişken... Sınırımız folofoş olmamış, memlekete resmi olarak 400 bin, gayriresmi olarak 700 bin Suriyeli yerleşmemişken... Afganistan’dan Libya’dan köktendinci militanlar Hatay’a taşınmamışken... Cilvegözü gümrük kapısında bomba yüklü araç patlamamış, 17 kişi ölmemişken... Akçakale gümrük kapısından zorla girmeye çalışan Suriyeliler takır takır ateş açıp polisimizi şehit etmemişken... MİT’in komple bütçesi bile 850 milyon lirayken, Başbakanımızın bir senelik örtülü ödenek harcaması 900 milyon liraya ulaşmamışken... Reyhanlı havaya uçmamış, çoluk çocuk en az 51 kişi ölmemişken... “Ben önce hayırlısıyla Obama’ya gideyim, sonra bi ara Reyhanlı’ya uğrarım” denmemişken... Aralık 2011’de.

.....

Peki “kardeşim Esad” derken, niye aniden “kötü adam Esed” ilan ettik?
*
Washington Post’un yazarı, Beyaz Saray tutanaklarına dayanarak, bu sorunun cevabını da veriyordu...
*
“Bir zamanlar Esad’ın en yakın müttefiki olan Erdoğan, şimdi en keskin düşmanı... Erdoğan’da sıkça görüldüğü gibi, bu da kişisel... Çünkü, Obama bastırıyor, Suriye meselesinde Türkiye devreye giriyor. Erdoğan, aralarındaki dostluğa güvenerek Esad’ı 72 saatte ikna edebileceğini söylüyor. Esad, reformları yapacağı konusunda söz veriyor. Ancak, sözünü tutmuyor. Türk Başbakanı mahcup durumda kalıyor. Öfkeleniyor. Bu öfke hâlâ devam ediyor. Türkiye’yi katı bir tavır izlemeye itiyor.”
*
Allah’tan “ileri demokrasimiz”de yayın yasağı var da... Buralarda böyle saçma sapan yazılar yazılmıyor."

FATİH ALTAYLI'NIN YAZISI:

BEDEVİ VE HİNDİSİ

"GEÇEN yılın haziran ayında Suriye, F-4 uçağımızı düşürüp 2 pilotumuzu şehit edince aşağıdaki yazıyı yazmıştım.

Aradan geçen bir yıla yakın sürede önce Akçakale'de bombalı saldırı oldu. Sonra da Reyhanlı ilçemizi kana bulayan ve 51 vatandaşımızın öldüğü bombalar patladı.
Bu nedenle, 28 Haziran 2012 tarihli yazımı tekrarlıyorum:
"Meselemiz Suriye.

Suriye meselesine Suriye kaynaklı bir öyküyle 'rehberlik' etmeye çalışmak fena olmaz herhalde.
Önce biraz geriye gidelim.
1982'ye.
Suriye'nin Hama kentinde küçük bir ayaklanma başlar.
Baba Esad, yani Hafız, kente hemen tanklarını ve birliklerini gönderir.
Önce Hama'nın dış dünyayla olan tüm bağlantısı kesilir.
Ardından Esad'ın tankları kente girer, ayaklanmanın olduğu mahalleyi yerle bir ederler.
Tahminlere göre 38.000 (otuz sekiz bin) kişi öldürülür.
Baba Esad bununla yetinmez.
Tankların ardından kente buldozerler girer. Ayaklanmanın başladığı mahalle yerle bir edilir. Ortaya çıkan boş alan betonla kaplanır ve bir meydan yapılır. Altında 38.000 kişinin olduğu bir meydan.

Thomas Friedman 'From Beirut to Jerusalem' adlı kitabında bu olayı anlatır ve olayı bir bedevi meseline bağlar.
Kitabın 89. sayfasında yer alan hikâye aynen şöyledir:
Bir gün yaşlı bedevinin hindisi çalınır.
Bedevi oğlunu çağırır: 'Çabuk bu hindiyi çalanı bul ve cezalandır. Eğer bulamazsan başımıza büyük felaketler gelir.'
Oğlan güler: 'Baba delirdin mi? Bir hindimiz çalındı diye başımıza ne felaket gelecek?'
Baba bedevi kızar: 'Hindi önemli olmayabilir. Ama çalınmış olması önemli. Dediğimi yap, hindiyi çalanı bul.'
Bedevinin oğlu, babasını ciddiye almaz. 'Bir hindi için uğraşmaya değmez' diye düşünür.
Aradan bir süre geçer.
Bu kez bedevinin devesi çalınır. Oğlu koşarak çadıra gelir: 'Baba devemiz çalındı.'
Baba, 'Sen hindiyi çalanı buldun mu?' diye sorar.
Oğlan: 'Baba deve gitti, sen hâlâ hindi diyorsun.'
'Sen hindiyi çalanı bul' der baba....." (AAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com