"İnsan hakları, özgürlük, laiklik mücadelesi var"

"İnsan hakları, özgürlük, laiklik mücadelesi var"
Kılıçdaroğlu, CHP tarafından düzenlenen “Değişen Zamanlarda Sosyal Demokrasi, Balkanlarda Dayanışma ve Refah” başlıklı konferansa katıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son yıllarda Türk dış politikasının Balkan ülkelerinde tartışma konusu yapıldığının farkında olduklarına dikkat çekerek, “Bugün bölge ülkelerinden Türkiye’ye karşı suçlayıcı sesler çıkıyorsa, Ankara oturup bunun sebebini anlamaya çalışmalıdır” dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP tarafından düzenlenen “Değişen Zamanlarda Sosyal Demokrasi, Balkanlarda Dayanışma ve Refah” başlıklı konferansta yaptı konuşmada, İstanbul’da düzenlenen konferansın, tarihi bir dönüşüm içinde olan Balkan halklarıyla dayanışmanın, desteğin, Türkiye ve Balkan halklarının kökü yüzyıllar öncesine uzanan kardeşliğine verdikleri değerin bir ürünü olduğunu söyledi.

Konferansta İstanbul penceresinden, sosyal demokrasinin eşitlik ve özgürlük değerleri ışığında, farklı dinlerin ve Milletlerin kaynaştı Balkanları, yeniden okumaya ve anlamaya çalışacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Neden İstanbul penceresi diyorum? Çünkü İstanbul, bir yönüyle balkanlardır ve her balkanlı biraz İstanbulludur” dedi.

-“BALKANLAR TARİHE YENİ SAFYALAR AÇTI”-

Kılıçdaroğlu, Winston Churchill’in, Balkanların tükettiğinden çok tarih ürettiğini söylediğini, geçen son 20 yıl içinde de balkanların büyük bir değişim sürecinden geçerek, tarihe yeni sayfalar açtığını kaydetti. Günümüzde balkanlarda demokrasi anlayışının kökleştiği, hukukun üstünlüğünün egemen olduğun ve insan haklarının garanti edildiği istikrarlı bir bölgeye dönüştüğünü gördüklerini belirten Kılıçdaroğlu, bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir memnuniyetle izlediklerini söyledi.

Balkanların nasıl bir bölgeyi ifade ettiğini ise Kılıçdaroğlu, “Balkanlar bizim için barışa yönelik, köklü bir ihtiyacı ve iradeyi, farklılıkları bir arada huzur içinde yaşatacak, bir yönetim için bulunmaz fırsatları ve sosyal demokrasinin, eşitlik, özgürlük ve dayanışma ideallerini el birliği ile hayata geçirebileceğimiz, bir bölgeyi ifade etmektedir” sözleriyle özetledi.

-“TÜRKİYE’NİN BALKAN ÜLKELERİYLE İYİ BİR DOST OLMASINI ÖNEMSİYORUZ”-

Türkiye’nin bütün Balkan ülkeleri ile iyi bir dost olmasını önemsediklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün özgürlükçü fikirliklerinin doğuşuna tanıklık eden bu bölge ile dayanışma içinde olmanın, siyasi işbirliğinden ekonomiye, turizm ve ulaşımdan kültüre, değişik alanlarda ortak projeler üzerinde çalışılması ve ayrıca güvenlik konularında işbirliğinin yoğunlaştırılmasının herkesin yararına olacağını söyledi.

-“ÇOK YÖNLÜ İŞBİRLİĞİNE ÖNEM VERİYORUZ”-

Kılıçdaroğlu, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin ve küresel değişim dinamiklerinin, balkanlara azami katkıda bulunması için Türkiye ile çok yönlü bir işbirliğine önem verdiklerini ve bunu zorunlu gördüklerini dile getirdi. Küreselleşme çağındaki dönüşümlerin ve ortaya çıkan yeni toplumsal eşitsizliklerin, dünyanın bütün bölgelerinde sosyal demokrasinin, insandan ve emekten yana değerlerine olan inancı ve ihtiyacı artırdığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “Balkanlar, bu ihtiyacın en derinden hissedildiği bölgelerin başında gelmektedir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, balkan devletlerini fanatik milliyetçi, otoriter yönetimler ve savaşların acı hatıralarından sıyrılarak, insan haklarını içselleştirmiş, demokratik, barışçı yönetimlere ve çoğulcu ekonomilere doğru ilerleyişini desteklediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Adriyatik kıyılarından Trakya içlerine kadar, balkan haklarının yaşadıkları, siyasi ve ekonomik dönüşümlere, ülkeler arası diyalogun ve bölgesel kurumların bu süreçte önemli rol oynadığını görüyoruz.

Avrupa Birliği, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, Bölgesel Kalkınma İşbirliği Konseyi gibi, kurum ve platformların balkanların barış ve istikrarı için çok önemli olduğunu biliyoruz” dedi.

-“İŞBİRLİĞİ SON DERECE MEMNUNİYET VERİCİ”-

Bölge ülkelerinin adeta bir bölgesel işbirliği yumağına sürüklenmiş olmalarını takdirle karşıladıklarını, iki yanlı ve çok yanlı kurumsal işbirliği dışında, Balkan ülkelerinin dış ticaret, ulaştırma ve enerji gibi alanlarda sektörel işbirliğini sürdürüyor olmalarının sevindirici olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Ayrıca organize suçlara karşı mücadele, yerel yönetimler arası işbirliği, ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevreler gibi kurumların kendi alanlarında işbirliği de son derece memnuniyet vericidir” dedi.

-“BAZI MARJİNAL GRUPLAR GÜVEN SORUNU YARATMAYA DEVAM EDECEKTİR”-

Bölgedeki barış ve istikrar konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhtemelen gelecekte de, farklı etnik grupların bir arada yaşamasına karşı çıkan bazı marjinal gruplar, Balkan insanları arasında güven sorunu yaratmaya devam edecektir. Ancak Balkanlar’ın içinde bulunduğu günümüze ait dinamiklerden hareketle, bölgede daha fazla çatışma ve parçalanmayı destekleyenler kesinlikle başarısızlığa mahkûm olacaklardır.

Sosyal demokratların işbirliği ve ortak çabaları Balkanların düşmanlık üreten ideolojilerden ve tarihten gelen önyargılardan sıyrılmasına en büyük katkıyı yapacaktır. Balkanların bir barış, istikrar ve refah coğrafyasına dönüşmesi sosyal demokratların ortak çabalarıyla mümkün olabilecektir. Ben buna inanıyorum.”

-“AB, BATI BALKANLARI VE TÜRKİYE'Yİ KAPSAMALI”-

Kılıçdaroğlu, bu noktada Balkanlar açısından Avrupa Birliği’nin rolüne ayrıca dikkat çekmek istediğini belirterek, “Herkes kabul etmektedir ki bugünkü Avrupa, Batı Balkanları da içermedikçe tamamlanmayacaktır. Bu bağlamda, Avrupa Birliğinin Batı Balkanların yanında Türkiye’ye karşı da daha kapsayıcı bir siyaset izlemesinin gerekli olduğunu vurgulamak isterim” diye konuştu.

-“ANKARA SEBEBİNİ ANLAMAYA ÇALIŞMALI”-

Son yıllarda Türk dış politikasının Balkan ülkelerinde tartışma konusu yapıldığının farkında olduklarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Bir ülkenin dış politikadaki başarısını belirleyen o ülkenin kendisini nasıl gördüğünden ziyade, başkaları tarafından nasıl algılandığıdır. Bugün bölge ülkelerinden Türkiye’ye karşı suçlayıcı sesler çıkıyorsa, Ankara oturup bunun sebebini anlamaya çalışmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

-“ETNİK VE MEZHEPSEL FARKLILIK TEHLİKESİNDEN SOSYAL DAYANIŞMA UZAK TUTAR”-

Kılıçdaroğlu, Balkanlardaki farklı kimliklerin kendilerini ifade edebilmeleri için demokratik mekanizmaların etkin bir şekilde çalıştırılması gerektiğini düşündüklerini, bu yaklaşımın, bölgeyi çoğunlukçuluk kavramına dayanan anlayışlardan kurtaracağına inandıklarını dile getirdi. Balkanları etnik ve mezhepsel farklılıklar ekseninde, kutuplaşma tehlikesinden uzak tutacak olanın sosyal dayanışma olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Balkanların farklı kültürlerin harmanlanmasından oluşan sosyal yapısı bölge halkları arasındaki dayanışmayı destekleyecek en temel faktörlerden birisidir” dedi.

-“EKONOMİK ADALETSİZLİKLER AŞILMAZSA, SİYASİ İLERLEME KISA SÜRELİ OLMAYA MAHKÛM”-

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çoğulcu siyaset anlayışı, temsilde adalet, farklı kimliklere saygı ve eşit vatandaşlığın Balkanların huzur ve refahı için olmazsa olmazlar olduğunu bildiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, ancak ekonomik adaletsizlikler aşılmadığı takdirde, siyasi ilerlemelerin kısa süreli ve etkisiz olmaya mahkûm olduğunu savundu.

-“KRİZLERİN FATURASININ ÇALIŞANLARIN SIRTINA YÜKLENECEĞİ ENDİŞESİ TAŞIYORUZ”-

Konuşmasında küresel kriz konusunu da değinen Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Birliği ülkelerinden birçoğunun, ekonomik zorluklarla boğuştuğu bugünlerde, krizlerin faturasının çalışanların ve emekçi kitlelerin sırtına yükleneceği endişesini taşıdıklarını, bu bağlamda Yunanistan’da yaşananları kaygıyla takip ettiklerini söyledi.

-“TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARI, ÖZGÜRLÜK, LAİKLİK MÜCADELESİ VAR”-

Bugün Türkiye’de çok yönlü bir demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, özgürlükler ve laiklik mücadelesi var olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, “Dayanışma anlayışımız çerçevesinde Balkanlardaki yoldaşlarımızın desteği bize güç verecektir” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Kılıçdaroğlu, Nazım Hikmet’in bir şiirinden şu örneği verdi:

“Büyük şair Nazım Hikmet Türkiye’ye olan özlemini, Balkan topraklarında, Varna’da 1957 yılında yazdığı şu dizelerle ifade etmişti:

Bir vapur geçer Varna önünden, uyy Karadeniz'in gümüş telleri, bir vapur geçer Boğaz'a doğru, Nazım usulcacık okşar vapuru Yanar elleri… Bugün, Rodop dağlarının eteklerinden Tuna boylarına, Adriyatik kıyılarından Varna’ya kadar ellerini eşitliğe, özgürlüğe ve insanca yaşama özlemle uzatan bütün Balkan halklarıyla omuz omuza olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim." (EAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com