"İnsanlarımızın inançları siyasete alet edilemez"

"İnsanlarımızın inançları siyasete alet edilemez"
CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, Yahudi Cesaret Ödülü alan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın topluma dindarlık adına söyleyebileceği fazla sözü olamayacağını söyledi.

CHP’li Altay yaptığı yazılı açıklamada dindar nesil yetiştirme tartışmasını “AKP iktidarının esin ve besin kaynağı olan cemaatlerin, kendi aralarındaki güç kavgalarının arasında kalmasının sonucu yaşanan bir tartışma” olarak nitelendirdi. Bu tartışmanın ayrışmaya ve ayrımcılığa neden olacağını ileri süren Altay, her şeyi ilk kez yaptığını öne süren AKP’nin neredeyse İslamiyet’i de bu ülkeye biz getirdik deme noktasına geldiğini kaydetti. Atatürk’ün Cumhuriyet’ten beklentisi’nin “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiler” iken Başbakanın ve ekibinin kafalarındaki

Cumhuriyet’ten beklentilerinin sadece dindar ve dinci nesiller yetiştirilmek olduğunu ileri süren Altay şunları söyledi:

“AKP’nin bu aymazlığı Yüce Peygamberimizle bir devlet ve siyaset adamını ve bir ulusal kahramanı mukayese etmeye kadar varmıştır. Hiç şüphesiz ki Büyük Atatürk’ün korunması için kanuna ihtiyaç yoktur. Ancak o kanunun hangi olayların sonucu ve hangi iktidar tarafından çıkarıldığının da unutulmaması gerekir. Dindar nesil yetiştirmeyi kendilerine hedef ve prensip edinen Başbakan ve AKP yöneticilerinin kendi çocuklarını yurt dışında hangi okullarda okuttukları samimiyetlerinin önemli bir göstergesidir. Kaldı ki insanlarımızın dini inanç ve duygularını günlük siyasetin bir parçası yapmak dinimizce kabul görecek bir anlayış değildir.”

Başbakan Erdoğan’ın ABD Yahudi Kongresinden(AJC) Yahudi Cesaret Ödülü, Yahudi örgütü olan ADL’den üstün hizmet madalyası aldığını ve Musevilerin ebedi dostu ilan edildiğini savunarak “Recep Tayip Erdoğan’ın toplumumuza dindarlık adına söyleyebileceği fazla sözü olamaz” dedi.

Atatürk ile hesaplaşma süreci

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter de AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in açıklamalarıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Çelik’in Atatürk’ün Gençliğe Hitabı ile ilgili “ayet mi” dediğini anımsatan Serter, “Bu ifadenin kullanılması Türkiye’nin AKP’nin ustalık döneminde yasalar yerine ayetlerle yönetilme arzusunu ortaya koymaktadır” dedi.

Atatürk’ü sevme değil hakaret etmeyi önlemeyi amaçlayan Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun 1951 yılında DP iktidarında Başbakan Adnan Menderes’in isteği ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın onayı ile çıkarıldığını hatırlatan Serter şunları söyledi:

“Sayın Çelik’in bu kanunu kaldırarak Atatürk’e hakaret edilmesini demokrasi ve düşünce özgürlüğünün bir parçası olarak değerlendirilmesi dikkat çekicidir. Dünyanın pek çok ülkesinde o ülkeyi temsil ettiğine inanılan kişileri korumak ve onlara yönelik aşağılamaları engellemek amacıyla çıkartılmış “Lese Majeste” yasaları bulunmaktadır. Sayın Çelik, Atatürk’e hakaret etmenin yolunu açarken AKP’nin Cumhuriyet rejimi ve onun kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’le bir hesaplaşma sürecini başlatmakta olduğu açıktır. AKP’nin laik rejimden duyduğu rahatsızlık ‘tek tip insan yetiştirme projesi’ ve Cumhuriyetin kazanımlarına yönelik saldırılarla devam etmektedir. Ancak Türk milleti Ata’sına ve onun emanetlerine her koşulda sahip çıkacak ve CHP’liler bunun takipçisi olacaktır." (NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com