İsminin başına AK koyunca her şey bembeyaz sandılar...

İsminin başına AK koyunca her şey bembeyaz sandılar...
Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, bugünkü köşe AKP'nin dindar nesil projesinin esasını ve Türkiye'de gelinen noktada 'Siyasi İslam'ın geleceğini kaleme aldı.

Ertuğrul Özkök, son dönemde AKP'yi eleştiren çarpıcı yazıları ile dikkat çekiyor.

PARTİNİN İSMİNİ AK DİYE YAZINCA HER ŞEY BEMBEYAZDIR...

Özkök, bugünkü yazısında da AKP'yi ve AKP'lileri kızdıracak gerçeklerle okuyucuyu selamlar. Partinin kurulduğu günden bu yana hedeflediği 'Siyasi İslam', 'Muhafazakar Demokrasi' ve 'Dindar Nesil' projelerinin temelinde yalnızca iktidar hevesi ve 'kindar' bir amaç yattığını yazan Özkök, 'Partinin ismini “Ak” diye yazınca her şey bembeyazdır...' dedi.

AMAÇ YETİŞTİRMEK DEĞİL, KENDİLERİNE BENZETMEK

AKP'nin, özellikle son zamanlarda eski müttefiki Cemaat ile giriştiği savaşın muhteviyatı ve izlediği politika ile İslam'ı, ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarla ile muhafazakarlığı ve yolsuzluk iddialarının üstünü örtmeye çalışmadaki çabaları ile de 'AK'ı kirlettiklerini ifade eden yazar, 'Amaç yetiştirmek değil, kendilerine benzetmekmiş' söylemini kullandı.

SİYASİ İSLAM ÇATIR ÇATIR ÇÖKÜYOR

Türkiye'de yaşanan kaosun, siyasi islam ideolojisinin çöküşünün ayak sesleri olduğunu söyleyen Özkök, AKP'nin 'Ayyaş' yakıştırmasında bulunduğu Cumhuriyet'in kurucuları ile kendileri arasındaki devasa farkı görmeleri gerektiğine dikkat çekti.

İşte Özkök'ün o yazısı:
 

DEDİLER ki: 
 
“Dindar nesil yetiştireceğiz...”
Yanına bir de bonus verdiler.
“Kindar nesil...”
Daha yetiştirmeye başlamadan gördük...
“Dindar” kısmı palavraymış.
Asıl dertleri “kindar” nesil yetiştirmekmiş...
Daha yenileri yetişmeden, mevcutlar neyin ne olduğunu çok güzel gösterdi bize.
Aralarında savaşıyorlar...
Ne kural var, ne centilmenlik...
Ne ilke var, ne ahlak...
Ne aleniyet var, ne mahremiyet...
Güya kendileri iyi yetişmiş dindarlardı. 
Güya yeni nesilleri de kendileri gibi yetiştireceklerdi...
Meğer dertleri yetiştirmek değil, kendilerine benzetmekmiş...
    
***
-Siyasetin başına “İslam”ı koydular...
Siyasetin içine ettiler, İslam’a en ağır haksızlığı yaptılar, en büyük günahı işlediler.
-“Demokrasinin” başına “muhafazakâr” kelimesini eklediler.
Hem demokrasinin, hem muhafazakârlığın canına okudular. 
-O da yetmedi bir de “ileri” sıfatını koydular...
İleri kelimesini geri vitese taktılar.
Demek istediler ki:
-Başında Müslüman olunca iyidir...
-“Muhafazakâr” olunca temizdir...
-Partinin ismini “Ak” diye yazınca her şey bembeyazdır...
Siyasetleriyle İslam’ı...
Ayakkabı kutularıyla “muhafazakârlığı”...
İddiaları örtbas ederek “Ak”ı... 
Yerden yere vurdular.
    
***
Türkiye’den, sevgili vatanımızdan, derinlerden gelen şu gürültüye kulak verin...
Bu ses, Türkiye’de siyasi İslam’ın çatır çatır çöküşünün sesidir...
Rabia selamının arkasından gelen hazin uğultudur bu...
Demokrasinin başına konulan sıfatlarla, bir demokrasinin başına nasıl çorap örüldüğünün tarihi vesikasıdır.
“Müslüman kardeş” perdesinin arkasından karşımıza çıkan hayret verici ibret tablosudur. 
Ayakkabı kutuları, nereden gelip nereye gittiği belli olmayan milyonlarca dolarlar, her birimizin en mahremine, en özel hallerimize kadar musallat olmuş hayâsız tecavüzler, ilkesiz, vicdansız, ahlaksız bir savaş...
Yaşadığımız günün hülasası budur işte...
    
***
Şimdi sormak senin de hakkın... 
Bu muydu yani yeni nesillere “dindarlık” kisvesi altında hazırladığınız gelecek...
Bir, “ayyaş” diye aşağıladığınız, son 10 yılın her gününde tarihten spatula ile kazımaya çalıştığınız, atmadık iftira, yüklemedik suç bırakmadığınız şu Cumhuriyet’in kurucu babalarına bakın...
Bir de kendinize...
Ve eserinizle iftihar edin...

Devamı Hürriyet'te...

(DSE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com