İşte Bakan'ın örnek ülkesi Bangladeş!

İşte Bakan'ın örnek ülkesi Bangladeş!
Dünyanın en ünlü ve en pahalı markalarının en ucuza üretildiği, insan hayatının değerinin ise asgari ücretten düşük olduğu Bangladeş’te, patron cenneti ile tekstil cehennemi arasındaki arafta bekleyen ölü işçiler arasına en az 160 işçi daha eklendi dün.

Daha bir kaç gün önce Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in de dilindeydi bu ülke...
 
Bangladeş’in başkenti Dakka’da, çoğunlukla tekstil atölyelerinin bulunduğu 8 katlı bir bina çöktü dün. En az 160 işçi öldü, 700’ü yaralandı. Koca beton toza döndüğünde saat 8.30’du. Tekstil atölyeleri 24 saat açık oldukları için binlerce işçi vardı binada.
 
Evrensel’in haberine göre, yabancı ajanslara bakılırsa gündüz 5 bin kişiye kadar çıkıyordu 8 katın nüfusu. Malum dünyanın en ünlü ve en pahalı markalarının en ucuza üretilmesi için, insan hayatının değerinin asgari ücretten bile düşük olması gerekiyor.
 
Bir başka 8 katlı binayı hatırlayalım. Emeğin değerinin ayda 37 dolar olduğu bir binayı... 24 Kasım 2012’de aynı kentte Tazreen isimli bir tekstil fabrikasında yangın çıkmış, ancak yangın çıkışı bulunmadığı için işçiler, kısıldıkları tekstil kapanında feci şekilde can vermişlerdi.
 
Ölen 112 işçinin yanmış bedenlerinin kokusunun hâlâ burunları sızlattığı kentte, tam beş ay sonra 24 Nisan 2013’te bu kez betonun altında kalarak can verdi Bangladeşli tekstil işçileri. Fotoğraflara bakıyoruz, renksiz, çirkin ve yıkılmış binadan yerlere doğru rengarenk kumaşlar sarkıyor... “Karın tokluğu”na çalışan bir Bangladeşli tekstil işçisinin aldığı maaş, o kumaşın kaç metre karesine denk geliyor, diye düşünmeden edemiyor insan.
 
TEK RAKİBİMİZ BANGLADEŞ!
 
“Karın tokluğu” bizim değil bizzat Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in tanımı. Birkaç gün önce Türkiye’nin tekstil merkezlerinden birinde, Bursa’daydı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik. Görüştüğü konular arasında “çalışma” koşulları da, tekstil çalışanlarının “sosyal güvenlik” sorunları da yoktu. Patronların sorunları için gelmişti. Bebe Çocuk Konfeksiyonu Sektörü Sanayici ve İş Adamları Derneği üyesi tekstil patronları ile toplantı yaptı Çelik.
 
Patronlar söze, “60 bine varan çalışanı olan ve dünyanın her yanına ihracat yapan bir sektör olmanın oluşturduğu bazı sıkıntılarımız da yok değil” diye girdiler. “Dünya ile rekabet edebilmek” için istihdam teşvik olmazsa olmaz dediler. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Okyay, “Kadın istihdamının yüksek olduğu sektörümüzde sosyal güvenlik primleri ve vergi afları konusu da büyük önem arz ediyor. Diğer yandan tazminat fonu mutlaka hayata geçirilmeli” diyerek yakınmış hatta. Çelik ise “En büyük vergi işçilerin asgari ücretinde, işçilerin en büyük güvencesiz kıdem tazminatı pazarlık konusu dahi olamaz, işçilerin sosyal güvenliğini sağlayacaksınız kardeşim!” dememiş elbet...
 
Tesadüfe bakın ki şöyle demiş: “Bangladeş gibi ülkelerde insanlar neredeyse karın tokluğuna çalışıyor. 170 milyon nüfusu ile yüz ölçümü olarak bizden daha küçük bir ülke olan Bangladeş’e bir de büyük markaların iş gücünde faydalanmak için fabrika kurması, bu ülkelerle rekabeti iyice zorlaştırıyor.”
 
5 ayda 112 işçinin yanarak, 100 işçinin ezilerek can verdiği bir ülkedeki çalışma koşullarını “rakip” olarak Türkiyeli tekstil sanayicisinin önüne koymuş Bakan. Hem de biri hamile 5 kadın tekstil işçinin, gece çalıştırıldıkları fabrikada, kapılar üzerlerine kilitlendiği için  yanarak öldüğü bir kentte söyleyivermiş bunları. 2005 yılında, Özay Grup’a ait yatak fabrikasında tıpkı Bangladeşli işçiler gibi kapana kısılmıştı  Necla, Ayşe, Sadife, Gülden ve Sevgi. İktidarda yine AKP vardı.
 
Ha gayret! Bir yangında en az 100 işçinin öldüğü Bangladeş’e karşı yarışı kazanmamıza 95 işçi kaldı!..
 
BANGLADEŞLİ BAKAN TÜRKİYE'DE
 
Tesadüfler bitmiyor. Bangladeş Yurtdışı İstihdam Bakanı Khandker Mosharraf Hossain bir süredir Türkiye’deydi.
 
Görüştüğü kişi ve kurumlara bakalım. Önce Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile görüşmüş Bangladeşli Bakan, sonra da Bakanın Yardımcısı Halil Etyemez ile. Görüşme konuları arasında bakın neler var: “Bangladeş’te hazır giyim sektöründe çalışan işçilere ilişkin bilgilendirme, Bangladeş’te istihdamın önemli bir kısmını teşkil eden yurt dışı işçilerine ilişkin verilerin değerlendirilmesi ve Türkiye’deki durumla karşılaştırmaları, iki ülke arasında gelecekteki iş birliğine ilişkin görüş alış verişi.”
 
Aynı bakan çok ilginç ki bir de İŞKUR Genel Müdürünü ziyaret etmiş. Kısaca, çalışma hayatı konusunda dünyanın en son görüşülmesi gereken ülkesinin bakanının, Türkiye’de çalışma hayatı konusunda görüşmediği kimse kalmamış!
 
Sadece son iki üç yılda bile Türkiye-Bangladeş arasındaki resmi görüşmelerin haddi hesabı yok.
 
Yani tesadüf denenler tesadüf değil; olan, Türkiye’nin, Bangladeş “patron cenneti”ndeki payının büyütülmesi planı ile çalışma koşullarımızın Bangladeş’in “tekstil cehennemi”ne dönüştürülmesi planının kesiştiği noktada, patron cenneti ile işçi cehennemi arasındaki araftaki birkaç yüz ölüm vakası... İşçilerin başı, kapitalizmin canı sağ olsun!..
 
BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN ELBİSESİ
 
AKP Hükümeti boyunca Türkiye ve Bangladeş arasındaki resmi ziyaretler neredeyse hiç durmadı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de gitti Bangladeş’e, Bakan Faruk Çelik de Başbakan Erdoğan da. 2010’da yaptığı konuşmasında, Bangladeş’in gelişmeye açık bir ülke olduğunu söylemiş, genç nüfusunu övmüştü Başbakan.
 
Bu ayın başında, 9 Nisan’da BM 10. Orman Forumunda konuşan aynı Erdoğan bu kez, “Eğer, üzerimize giydiğimiz elbise, Bangladeş’te 5 yaşındaki bir çocuğun umutlarıyla dokunduysa bunu derinlemesine sorgulamak ve çareler üretmek zorundayız” dedi.
 
Erdoğan’ın hangi versiyonuna inanalım şimdi? Tekstil işçisi çocuklar için üzülen versiyonuna mı, yoksa, Bangladeş’in genç nüfusuna imrenen, “Genç nüfusumuz azalıyor, 3 çocuk bile iflas demek” diyerek kadınlardan istediği çocuk sayısını 5’e çıkartan versiyonuna mı?
 
Karar veremeyenler için hatırlatma: Şubat ayında Türkiye’de ağır iş kolunda çalışma yaşı 16’ya indirildi. Bursa’da yanan Ayşe 15, Sadife 16 yaşındaydı. Üzerimizde onlar için gerçek adaleti sağlayamamış olmanın utancıyla dokunmuş elbiseler...
 
BANGLADEŞ’TE TÜRKLERE ÖZEL BÖLGE!
 
Bangladeş-Türkiye mesaisi çok yoğun. 2012’de Türkiye’ye gelen Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve patron örgütü TUSKON ile görüşmüştü. Hasina, Türkiye ve Bangladeş arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 1 milyar dolar civarında olduğunu ve hedefin bunu 3 milyar dolara çıkarmak olduğunu söylemişti. 
 
Daha önceki yıllarda yine TUSKON’un düzenlediği bir etkinliğe katılan Bangladeş Ticaret Bakanı Muhammad Faruk Khan, Türk yatırımcılara Bangladeş’te özel bir bölge tahsis etmeyi vaat etmiş, Bangladeş’teki Türkiye’yi şöyle anlatmıştı: “Bangladeş’te Türk işadamları tekstil, halı ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteriyor. Türklere ait 5 fabrika var. Bangladeş’te işçi ücretleri 100-150 dolardan başlıyor. Bunun yanı sıra elektrik, doğal gaz gibi enerji fiyatları da bölge ülkelerinden çok daha ucuz. Türk yatırımcılara Bangladeş’te özel bir bölge tahsis etmeyi düşünüyoruz...”
 
HAFTADA 84 SAAT İŞ, AYDA 39 AVRO MAAŞ
 
Bangladeşli tekstil işçileri uzun zamandır gerek büyük eylemler gerekse grevlerle çalışma koşullarına karşı mücadele ediyorlar. Ülkede 1970'ler gelişmeye başlayan hazır giyim sanayinde bugün yaklaşık 3.5 milyon işçi çalışıyor. Bu işçilerin yüzde 85'ini ise kadın işçiler oluşturuyorlar. Özellikle 2006 yılından bu yana ise hazır giyim sanayinde dev isyanlar meydana geliyor. Bu sektörde sendika bulunmasına rağmen işçilerin büyük çoğunluğu örgütsüz ve kayıt dışı.
 
Geçtiğimiz ocak ayında 15 bin tekstil işçisi bir kez daha patronlara karşı eyleme geçmişler, polisin saldırıları sonucunda ülkede sokaklar savaş alanına dönmüştü. Eylemler ilk olarak Hallmark Grup'a bağlı fabrikalarda çalışan işçilerin maaşların yükseltimesi ve ikramiyelerinin ödenmesi için sokağa çıkmasıyla başladı. Bu işçiler haftada 84 saat çalışıyok fakat ayda 39 avro kazanıyorlardı.
 
İsyan kısa zamanda yayılarak 15 bin işçiye ulaştı. Taleplerin arasında 24 Kasım 2012’de Tazreen tekstil fabrikasında çıkan yangında ölen işçi arkadaşları için “adaletti”, fabrikanın patronunun derhal tutuklanmasını istiyorlar, “İşçiler için güvenli çalışma koşulları” sloganları atıyorlardı. Yolları kapatan işçilere polisin saldırması sonucu yüzlerce işçi yaralandı. İsyana katılan yüzlerce işçi ise işten atıldı. (CTK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com