Kahraman istihdamına talep yine pek yoğun!

Kahraman istihdamına talep yine pek yoğun!
“Muhalefetin sesi”(!) Yılmaz Özdil, 10 Ocak 2013 tarihli yazısında şöyle bir tabir kullanmış: "Sen barolar birliği başkanı’na gıcıksın diye, pırıl pırıl insanlarımız zindanlarda ömür mü tüketsin?"

MİSİLLEME | SANSURSUZHABER.COM
 
Madem sen pırıl pırıl insanların zindanlarda ömür tüketmesinden rahatsız oldun,
 
O zaman hatırlayalım:
 
5 Ağustos kararlarından sonra ne yazdı Yılmaz Özdil?
 
Hiçbir şey.
 
Kararların açıklanmasından 5 gün önce son yazısında şunu dedi:
 
"E yaz bitiyor neredeyse.
Müsaadenizle.
Biraz araziye uyayım.
Şezlong, zıpkın, ahtapot filan. "

 
Sonra ilk Silivri yazısını ne zaman yazdı?
 
Kararlardan 16 gün sonra.
 
Yani 21 Ağustos 2013.
 
9 Ekim Balyoz temyiz sonuçları açıklandıktan sonra bir gün yazı yazıp, sonrasında da;
 
"Hazır, Hürriyet’ten kovulmamak için, illa köşe yazarlığı yapmak için ne takla atsam acaba diye düşünüp, neticede AKP yalakalığı yaptığım ortaya çıkarılmışken, keyfini süreyim, Tayyip Erdoğan kontenjanından üç-beş gün Riksos’a gideyim bari…”
 
notunu yazıp,  23 Ekim’e kadar yine arazi olan kimdi?
 
Peki Maltepe üzerinden mektup kampanyası başlatırken, başta Balyoz davasının sembolü olan Hasdal’dan gelen “burayı da yazın” teklifine kulak tıkayan kimdi?
 
 
“Hasdal’a en kısa sürede mutlaka geleceğim.” deyip de,  aylarca askerlerin gözünü kapıda bırakan kimdi? ( Ki hala Hasdal’ı ziyaret etmedi. )
 
Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim derler.
 
Ergenekon davası diye Balyoz duruşmasına gelen, yanlış geldiğini anladığı anda da Celal Ülgen’in “bari kısa bir açıklama yapın” önerisine dahi olumlu yanıt vermeden duruşma salonunu terk eden Uğur Dündar değil miydi?
 
Hani şu Yılmaz Özdil’in kankası olan.
 
***
 
Kimi kandırıyorsunuz?
 
Kimi  aptal yerine koymaya çalışıyorsunuz?
 
Ve bunu yaparken de özellikle asker yakınlarının duygularıyla oynamaya utanmıyor musunuz?
 
O askerlerin de , asker yakınlarının da hakkınızda ne düşündüğünü çok iyi biliyorsunuz.
 
Ama biz sizin derdinizi biliyoruz.
 
Değişen dengelerde yeni bir konum çabası.
 
Kahraman istihdamının bol olacağı “yeni” süreçte “biz hep yanlarındaydık” diyebilme telaşı.
 
Sizlerin bu “kutsal” çabasını görünce Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe’nin sözü geliyor aklıma:
 
“Ne sinekmişiz arkadaş, hâlâ sıkıyorlar, hâlâ malzeme çıkıyor.”
 
***
 
Ne yazmak istiyorsanız yazın, hangi mevki makam peşindeyseniz de kolay gelsin.
 
İnşallah her şey siz olursunuz.
 
Fakat artık şu insanların üzerinden oynamaktan vazgeçin.
 
Sırtlarından inin. Zaten onların derdi onlara yeter.
 
Aynı şehirde olup da bir kere dahi ziyaret etmediğiniz insanları düşünüyor-muş gibi yapmayın.
 
Ve o askerlerin ailelerinin duygularıyla oynamayın. Çünkü o insanlar hak etmedikleri halde gereğinden çok fazla yıprandı zaten.
 
Kısacası; sizler, size verilen “muhalefet” rolünü oynayın.
 
Alanınızın dışına çıkmayın.
 
***
 
Gitmediğiniz Silivri,
gitmediğiniz Hasdal,
gitmediğiniz Hadımköy,
gitmediğiniz Maltepe,
gitmediğiniz Sincan,
gitmediğiniz Mamak
ve gitmediğiniz Şirinyer’e selam olsun!


ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR | SANSURSUZHABER.COM

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com